Gazze’de kadınların güçlendirilmesi toplumsal barışın temel koşulu
Gazze’de savaş ve kriz koşulları toplumsal yaşamı derinden etkilerken, kadınlar eğitim, sağlık, yardım ve çatışmaların çözümünde önemli roller üstleniyor.
RAFİF ESLEM
Filistin- Gazze Şeridi’nde savaşın yarattığı yıkım, güvenlik ve temel yaşam koşullarındaki kriz derinleşirken, toplumsal barışın sağlanmasında kadınların üstlendiği roller de daha görünür hale geliyor. Kadınlar eğitim ve sağlık hizmetlerinden toplumsal arabuluculuğa kadar birçok alanda sorumluluk alıyor.
Filistin halkının haklarını destekleyen Uluslararası Kuruluş’ta araştırmacı olan Dua El-Vezir, kadınların toplumsal ve sosyal barışı korumak için her gün mücadele verdiğini vurguluyor.
Toplumsal barışın ancak kadınlarla temel bir ortaklık kurulmasıyla sağlanabileceğini dile getiren Dua El-Vezir, “ Bu toplumun daha istikrarlı ve bütünlüklü hale gelmesini sağlayacak. Bunun için koruma mekanizmaları oluşturulmalıdır. Kadınlara teknik ve lojistik desteğin yanı sıra hukuki destek de sunulması gerekiyor. Bu kapsamda şiddete maruz kalan kadınlardan ihbar ve başvuruların alınması, şikâyet mekanizmalarının yalnızca internete dayalı olmayacak şekilde oluşturulması gerekiyor” diye belirtiyor.
Gazze Şeridi’nde kaos, kaynak yetersizliği ve temel yaşam koşullarının eksikliği yaşandığına dikkat çeken Dua El-Vezir, tüm bunların kadınların güvenliğini ve iç huzurunu tehdit ettiğini ifade ediyor. Toplumsal barışın, öncelikle kadınların iç huzurunun güvence altına alınması, temel ihtiyaçlarının karşılanması ve insanca yaşam koşullarının sağlanması olmadan mümkün olmayacağını vurguluyor.
Kadınların liderlik rollerinin kendi sorumluluklarından doğduğunun altını çizen Dua El-Vezir, devamında şunları söylüyor: “Kadınlar rollerini üstlenmek için herhangi birinden işaret beklemiyor. Kadınların herhangi bir destek almadan ilk eğitim noktalarını kurdu. Aynı zamanda çeşitli hizmetler, özellikle de fizik tedavi hizmetleri sunmak amacıyla ilk sağlık noktalarını açtı. Kadınlar, kadınların liderlik rolünü güçlendirmek amacıyla çok sayıda farkındalık atölyesi düzenledi. Özellikle Gazze Şeridi’nde yargı sisteminin çökmesi ve güvenliğin ortadan kalkmasıyla birlikte kadınlar kamplardaki anlaşmazlıkların çözümünde ve toplumsal barışın güçlendirilmesinde rol oynadı.”
Desteğin olmaması
Sivil toplum ve yerel yönetimler açısından ise kadınların resmi uzlaşma ve mahalle komitelerinde yer alması gerektiğini belirten Dua El-Vezir, bu komitelere kadın hukuk uzmanlarının dahil edilmesinin, anlaşmazlıkların çözümü ve toplumsal barışın sağlanması süreçlerine kadınların gerçek anlamda katılımını mümkün kılacağını ifade ediyor.
Kadınların karşı karşıya kaldığı zorluklar arasında aşiretçi yapı ve kadınların rolünü yalnızca aileyle sınırlayan toplumsal kalıpların yanı sıra ekonomik bağımlılık, ekonomik şiddet ve kadınların karar alma mekanizmalarından kasıtlı olarak dışlanmasının bulunduğunu belirten Dua El-Vezir, lojistik sorunlara ve destek eksikliğine de dikkat çekiyor.
Toplumsal barışın sağlanması için mevzuatın uyumlaştırılması ve kota sisteminin hayata geçirilmesi çağrısında bulunan Dua El-Vezir, kriz ve acil durum yönetimine ilişkin tüm özel yasalar, düzenlemeler ve hükümet planlarının Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nin 1325 sayılı kararı ve CEDAW ile uyumlu hale getirilmesini öneriyor.
Dua El-Vezir, geleneksel ya da aşiret temelli acil durum komiteleri tarafından alınan dışlayıcı idari kararlara karşı çıkılması gerektiğini de vurguluyor. Kadınları dışlayan herhangi bir komitenin meşruiyetten yoksun kabul edilmesi gerektiğini belirten Dua El-Vezir, kadınların yerel uzlaşma ve arabuluculuk komitelerine resmi ve yapısal olarak dahil edilmesini, yerinden edilme merkezlerinde kıt kaynaklar konusunda yaşanan iç anlaşmazlıkların çözümü için anayasal güvencelerin sağlanmasını istiyor.