5 bin yıllık gizem: Kayıp bir eser, Mısır’ın ilk kadın hükümdarlarından birine ışık tutuyor

Mısır’da kayıp 5 bin yıllık bir eserin arşiv fotoğrafı, Kraliçe Meretneith’in kendi başına hüküm süren ilk kadın yöneticilerden biri olabileceğine dair yeni ipuçları ortaya çıkardı.

Haber Merkezi- Bazen tarihin en büyük sırları, bir müze salonunda sergilenen görkemli eserlerde değil, yıllar önce çekilmiş siyah-beyaz bir fotoğrafın içinde saklı kalabiliyor. Mısır’da yaklaşık 5 bin yıl önce yaşamış Kraliçe Meretneith’e ilişkin yeni bir araştırma da böyle bir hikayeyi ortaya çıkardı.

Sakkara’da 1940’lı yıllarda bulunan ve bugün nerede olduğu bilinmeyen bir eserin yalnızca arşivde kalan fotoğrafını yeniden inceleyen bilim insanları, Meretneith’in yalnızca genç oğlu adına ülkeyi yöneten bir vekil değil, kendi başına hüküm süren bir hükümdar olmuş olabileceğine dair yeni ipuçlarına ulaştı. Araştırma, Prague Egyptological Studies dergisinde yayımlandı.

Kayıp eser, geride tek bir fotoğraf bıraktı

Araştırmanın merkezinde, aslında oldukça sıradan görünen bir nesne bulunuyor: Bir kavanozun ağzını kapatmak için kullanılan küçük bir kil tıpa.

Arkeolog Walter B. Emery tarafından 1940’lı yıllarda Sakkara’da bulunan 13 kil tıpadan birinin üzerinde, dönemin hükümdarlarını temsil eden dört “serekh” (Antik Mısır hiyerogliflerinde firavunların adını belirtmek ve onurlandırmak için kullanılan, genellikle üzerinde bir Horus şahini bulunan dikdörtgen biçimindeki saray cephesi sembolü ) işareti yer alıyordu. Ancak söz konusu eserlerin tamamı zaman içinde kayboldu. Eserlerden birine ait fotoğrafın orijinal cam plakası da bugün bulunamıyor. Araştırmacıların elinde ise arşivde saklanan siyah-beyaz bir fotoğraf ve çizimler kaldı. Tam da bu noktada modern teknoloji devreye girdi.

Eski fotoğraf, dijital yöntemlerle yeniden incelendi

Araştırmacılar Sue Kelly ve Crystal Miller, yıllar önce çekilmiş fotoğrafı dijital yöntemlerle yeniden işledi. Görüntünün kontrastını artıran, hiyeroglifleri arka plandan ayıran ve işaretleri dijital olarak yeniden oluşturan araştırmacılar, fotoğrafta görülen dört serekh üzerinde ayrıntılı bir inceleme yaptı.

Antik Mısır’ın erken dönemlerinde kullanılan serekhler, hükümdarın adını ve kraliyet statüsünü gösteren önemli sembollerdi. Araştırmacılara göre fotoğraftaki ikinci ve üçüncü serekhlerde yer alan işaretler, Meretneith’in adı ve onunla ilişkilendirilen tanrıyla uyum gösteriyor. Bu yorum doğruysa, Meretneith’in konumu bugüne kadar düşünülenden daha farklı olabilir.

Meretneith sadece oğlunun vekili miydi?

Meretneith’in adı, Mısır’ın I. Hanedanlığı dönemine uzanıyor. Tarihçiler onun güçlü bir siyasi konuma sahip olduğu konusunda genel olarak hemfikir. Ancak asıl tartışma, Mısır’ı kendi adına ve bir kral ile eşdeğer statüde yönetip yönetmediği noktasında düğümleniyor.

Bilinen bulgular, Meretneith’in oğlu Den’in çocuk olduğu dönemde ülkeyi onun adına yönettiğini gösteriyor. Bu nedenle uzun süre onun esas olarak bir vekil olduğu düşünüldü.

Yeni araştırmanın yazarları ise serekhlerin Meretneith’e ait olduğuna ilişkin yorumun, onun hayatının en azından bir döneminde kendi başına hükümdarlık yapmış olabileceğini güçlendirdiğini savunuyor. Araştırmacılara göre Meretneith, siyasi koşullara bağlı olarak farklı dönemlerde ortak hükümdar, vekil ve bağımsız hükümdar gibi farklı roller üstlenmiş olabilir.

Tarihin “ilk kadın firavunu” tartışması yeniden gündemde

Meretneith’in gerçekten Mısır’ın ilk kadın firavunu olup olmadığı ise hala  kesinleşmiş değil. Araştırmaya dahil olmayan bazı uzmanlar, fotoğraftaki işaretlerin Meretneith’e ait olduğu yorumuna katılmıyor ve yazıtın yalnızca Kral Djer’e ait olabileceğini savunuyor.

Bu nedenle yeni çalışma, Meretneith’in “ilk kadın firavun” olduğuna dair kesin bir kanıt olarak değil, onun hükümdarlık statüsüne ilişkin tartışmayı yeniden açan önemli bir bulgu olarak değerlendiriliyor.

Yine de araştırmanın ortaya koyduğu hikaye dikkat çekici: Yaklaşık 5 bin yıl önce bir parça kilin üzerine bırakılan birkaç küçük işaret, aradan geçen binlerce yılın ardından bir kadının Antik Mısır’daki gerçek gücünü yeniden tartışmaya açıyor.