Rojava Üniversitesi’nin Kürtçe eğitim önerisine bakanlıktan yanıt yok
Rojava Üniversitesi Kürt Dili Araştırmaları Merkezi Sözcüsü Mizgîn Hesen, eğitim materyallerinin Kürtçeye çevrilmesi ve üniversitelerin entegrasyonuna ilişkin sundukları önerilere Yüksek Öğretim Bakanlığı’ndan henüz yanıt gelmediğini söyledi.
SORGUL ŞÊXO
Qamişlo – Rojava Üniversitesi, 17 Eylül’de Suriye Eğitim Bakanlığı ile işbirliği yapmaya ve eğitim materyallerini Kürtçeye çevirmeye hazır olduğunu açıklamıştı. Üniversite, yükseköğretim düzeyinde Kürtçe eğitimin sürdürülmesi için de akademik bir strateji sunmaya hazır olduğunu belirtmişti.
Rojava Üniversitesi Kürt Dili Araştırmaları Merkezi Sözcüsü Mizgîn Hesen, ajansımıza eğitim alanındaki mevcut durumu ve öğrencilerin üniversitelerde eğitimlerine devam edebilmesi için Yüksek Öğretim Bakanlığı’na sundukları stratejileri değerlendirdi. Entegrasyon sürecine de değinen Mizgîn Hesen, bir süre önce gerçekleştirilen tek görüşme dışında Rojava Üniversitesi’nin şu ana kadar resmi olarak entegre edilmediğini söyledi.
Mizgîn Hesen, entegre edilen kurumlarda Kürtçenin istenmemesi ve kullanılmamasının nedenini sorgulayarak, “Entegrasyon ilerliyorsa, Kürt halkının Suriye’nin kadim halkı olduğunu ve Kürtçenin Suriye’nin ulusal dili olduğunu söylüyorlar, hatta Kürtçe diplomalar bile kabul ediliyor. O zaman hükümet ve Eğitim Bakanlığı Kürtçeyi hala neden bir sorun olarak görüyor? Bizim dil kurumumuz, müfredat kurumumuz ve Kürt Dili Araştırma Merkezimiz olduğu halde, entegre edilen kurumlardan ve diğer merkezlerden Kürtçe istenmiyor” dedi.
Pratik çözüm önerileri sunuldu
Kürt Dili Araştırmaları Merkezi olarak görüş ve pratik çözüm önerilerini sunduklarını aktaran Mizgîn Hesen, “Hükümet materyallerinin Kürtçeye çevrilmesi sürecini yürütebiliriz. Aynı zamanda Yüksek Öğretim Bakanlığı’na Rojava Üniversitesi ve Kobanê Üniversitesi’nin nasıl tamamlanacağına, Kürtçe olmayan fakültelerin nasıl Kürtçeleştirileceğine ilişkin bir strateji ve plan sunabiliriz. Bunun maddi yönleri için de hükümet üniversite ve okulları entegre ediyorsa, bütçelerini de vermekten sorumludur. Görüş ve strateji bizim üzerimizdedir, bütçelerin konulması ise hükümetin, eğitim ve öğretim bakanlıklarının sorumluluğundadır” ifadelerinde bulundu.
‘Şu ana kadar herhangi bir yanıt alamadık’
Açıklamalarda bulunmalarına rağmen şu ana kadar Yüksek Öğretim Bakanlığı tarafından herhangi bir yanıt almadıklarına dikkat çeken Mizgîn Hesen, sürecin nereye doğru ilerleyeceğinin belli olmadığının altını çizdi. Mizgîn Hesen, “Şu ana kadar herhangi bir yanıt almadık. Üniversitelerimizin durumunun nasıl olacağını da bilmiyoruz, çünkü yeni eğitim-öğretim yılının başlamasına kısa bir süre kaldı ve şu ana kadar herhangi bir belirsizlik giderilmedi” diye belirtti.
Mizgîn Hesen, Kuzey ve Doğu Suriye ile Suriye’deki eğitim alanı arasındaki görüş alışverişi kültürünün gelişmesinden umutlu olduğunu belirterek, yapılması gereken önemli hususları şöyle dile getirdi:
“Artık savaşa gerek yok. Birbirimizi barışçıl bir şekilde tanımak, birbirimizin kültür ve dillerine saygı göstermek istiyoruz. Eğer Kürt halkı Suriye’nin kadim halkı ve Kürtçe ulusal dil ise hükümet bizi Suriye vatandaşları olarak görmeli. Baas rejimi döneminde Kürt bölgelerini ihmal edilen bölgeler olarak gören bir ulus olarak değil. Artık eğitim alanında, yükseköğretim düzeyinde bir araya gelerek tartışmak ve birbirimizi kabul etmek istiyoruz. Çünkü tek bir devletin sınırları içinde, aynı topraklarda yaşadığımız bir gerçek.”
Kürtçenin geliştirilmesi
Kürtçe eğitimin düzeyinin yükseltilmesinin önemine dikkat çekerek bunun geçici yönetimin sorumluluğu olduğunu vurgulayan Mizgîn Hesen, “Hükümetin Kürtleri kadim bir halk olarak tanıyıp buna rağmen yabancıların gözetimini yapması mümkün değil. Bu nedenle geçici hükümet, Kürtçe eğitimin geliştirilmesi ve düzeyinin yükseltilmesinden sorumludur” şeklinde konuştu.
Mizgîn Hesen, Güney Kürdistan ve Ermenistan’daki 30 yıllık Kürtçe eğitim deneyiminin Kürtçenin eğitim ve bilim açısından zengin bir dil olduğunu gösterdiğine dikkat çekerek bunun Kuzey ve Doğu Suriye’de kullanılmasından ve mümkün kılınmasından söz etti. Mizgîn Hesen, “Kürtçenin bilim dili olamayacağını iddia edenlere Güney Kürdistan ve Ermenistan deneyimi, buradan mezun olan öğrenciler örnek gösterilebilir. 2012 baharından 2014’e kadar Suriye’de Kürt dilinde bir canlanma yaşandı. Binlerce kişi Kürtçe öğrendi, öğrenciler mezun oldu, çevirmenler yetiştirildi ve bu durum tarihte de yerini aldı” dedi.
Kürtçe’nin zemininin oluşturulması halinde bundan daha fazla gelişebileceğini belirten Mizgîn Hesen, sözlerini şöyle tamamladı:
“Kürtçe için büyük bir desteğe ihtiyaç var. Kürtçe, Suriye anayasasında resmi dil olarak yer almalı. Aynı zamanda mevcut hükümet de Kürtçe için bir strateji belirlemeli, böylece Kürtçenin statüsünü yükseltmeli ve Suriye’de Arapça ile aynı düzeye ulaştırılmalılar. Kürtçe üniversitelerden mezun olan öğrenciler iş yerlerinde de Arapça değil, Kürtçe çalışmalı. Bu nedenle Kürtçenin Arapçanın seviyesine ulaşması için hükümetin bunun kısa ve uzun vadeli bütçesini de sunması gerekiyor.”