UNICEF: Lübnan’da çocuklar risk altında
UNICEF’in ‘Süregelen Kabus’ başlıklı raporuna göre Lübnan’da her 5 aileden 4’ü temel ihtiyaçlarını karşılamakta zorlanıyor. Araştırmaya katılan ailelerin yüzde 22’si çocuklarının aç uyuduğunu anlatıyor.
Haber Merkezi- Lübnan’da derinleşen ekonomik ve insani kriz, temel hizmetlere erişimin azalmasıyla birlikte çocukların yaşam koşullarını ağırlaştırıyor. UNICEF’in yayımladığı “Süregelen Kabus” başlıklı rapor, krizlerin çocuklar ve gençler üzerindeki giderek büyüyen etkilerini ortaya koydu.
Rapora göre Lübnan’daki ailelerin yüzde 80’i temel ihtiyaçlarının maliyetini karşılamakta zorlanıyor. Artan çatışmaların yıllardır süren ekonomik krizin etkilerini derinleştirdiği belirtilirken, daha fazla çocuğun açlık, eğitimden kopma ve çalışma riskiyle karşı karşıya kaldığı ifade edildi.
Çocuklar aç uyuyor
Araştırmaya katılan ailelerin yüzde 22’si çocuklarının aç uyuduğunu bildirirken, 5 yaşından küçük çocukları bulunan ailelerin yalnızca yüzde 10’u çocuklarına yeterli ve çeşitli beslenme imkanı sağlayabildi.
Ailelerin yüzde 31’i ekonomik nedenlerle çocuklarının ihtiyaç duyduğu sağlık hizmetlerine erişemediğini belirtirken, yüzde 14’ünün en az bir çocuğunun çalıştığı kaydedildi. Bu oranın Ocak 2025’te kaydedilen oranın iki katından fazla olduğu aktarıldı.
UNICEF Lübnan Temsilcisi, çocuklar ve gençlerin hiçbir çocuğun taşımak zorunda kalmaması gereken bir yükle karşı karşıya olduğunu belirterek, ailelerin dayanma sınırına itildiğini söyledi. Temsilci, çocukların sağlık ve eğitim hizmetlerinden mahrum kaldığını, çalışmaya yöneldiğini ve ciddi psikolojik sıkıntılar yaşadığını ifade etti.
6 ayda en az 261 çocuk öldürüldü
UNICEF’e göre çatışmalar çocuklar üzerinde ağır sonuçlara yol açtı. 2 Mart 2026’dan bu yana en az 261 çocuk öldürüldü, bin 56 çocuk ise yaralandı. Bu veriler, altı aylık dönemde günde ortalama 7 çocuğun öldürüldüğü veya yaralandığı anlamına geliyor. Yaralanan çocukların yaklaşık yüzde 12’sinin kalıcı engelle yaşamaya başladığı tahmin ediliyor.
Çocukların eğitimi de krizden ağır biçimde etkileniyor. Yaklaşık 436 okulun hasar gördüğü veya yıkıldığı, bunun yaklaşık 100 bin çocuğu eğitim alabilecekleri bir sınıfa erişememe riskiyle karşı karşıya bıraktığı belirtildi. Çatışmalarda 86’dan fazla öğretmenin öldürüldüğü veya yaralandığı kaydedildi.
Ailelerin yüzde 46’sı eğitim harcamalarını azaltmak zorunda kaldığını bildirirken, yüzde 17’si çocuklarının okula gitmeyi bırakmak zorunda kaldığını belirtti. Okula devam eden çocukların yüzde 29’unun ise beklenen düzeyde öğrenme gerçekleştiremediği, bunun çoğunlukla konsantrasyon güçlüğü ve psikolojik sıkıntılardan kaynaklandığı aktarıldı.
770 bin çocuk psikolojik sıkıntı yaşadı
Krizin fiziksel yıkımın yanı sıra çocukların ruhsal durumunda da derin etkiler bıraktığı belirtildi. UNICEF, son altı ayda yaklaşık 770 bin çocuğun psikolojik sıkıntı yaşadığını tahmin ediyor.
Ailelerin yarısından fazlası çocuklarının psikolojik iyilik halinin kötüleştiğini bildirirken, yüzde 63’ü çocuklarının kaygı veya stres yaşadığını belirtti.
Gençlerin de eğitim ve istihdam olanakları daraldı
Krizin etkileri çocuklarla sınırlı kalmazken, Lübnan’daki gençlerin de eğitim ve istihdam olanaklarının azaldığı ifade edildi. UNICEF’in bu yıl gerçekleştirdiği önceki bir değerlendirmeye göre 18-25 yaş arasındaki gençlerin yalnızca yüzde 22’si okul veya üniversiteye devam ediyor. Eğitimden kopuşun başlıca nedenlerinden birinin ekonomik engeller olduğu belirtilirken, araştırmanın yapıldığı dönemde gençlerin yüzde 67’sinin işsiz olduğu kaydedildi.
UNICEF, artan insani ihtiyaçlar karşısında Lübnan’daki çocuk ve ailelere temel hizmetleri ve ulusal sistemleri güçlendirmeye yönelik desteklerini sürdürüyor. Örgüt, ocak ayından bu yana yaralı çocukların tedavisi, barınak ve sağlık merkezlerine temel malzeme sağlanması ve yerinden edilen ailelerin desteklenmesi gibi alanlarda insani yardım çalışmalarını artırdı.
UNICEF Lübnan Temsilcisi, acil ve sürdürülebilir adımlar atılmaması halinde krizin bir nesil boyunca sürebilecek sonuçlar doğurabileceği uyarısında bulundu. Temsilci, Lübnan’ın toparlanmasının çocukların korunması, sağlık ve eğitim hizmetlerine erişiminin güvence altına alınması ve geleceklerini kurabilmeleri için gerekli fırsatlara sahip olmalarıyla bağlantılı olduğunu belirtti.