Kazablanka’da 24 yıllık işçi Fatima konferansa katıldığı için işten çıkarıldı
Kazablanka’da sendika üyeliği ve uluslararası konferans katılımı nedeniyle işten çıkarılan Fatima Adnan, kadın işçilerin haklarını savunmaya devam edeceğini belirtti ve dayanışma gösteren sendikalara teşekkür etti.
HANAN HARITE
Fas- Kazablanka’nın Moulay Rachid sanayi bölgesinde yaşayan Fatima Adnan, 24 yıl boyunca bir tekstil fabrikasında çalıştıktan sonra, sendika üyeliği ve uluslararası bir konferansa katılımı nedeniyle işten çıkarılmakla karşı karşıya kaldı. Fatima Adnan, hikayesini, Avustralya Sanayi Konfederasyonu tarafından düzenlenen ve 130 ülkeden 500’den fazla sendikanın katıldığı uluslararası bir konferansta Fas’taki kadın işçileri temsil etmek üzere seçilmesiyle anlatıyor. Fatima Adnan, konferansa Fas’taki tekstil, hazır giyim ve deri sektörlerinde çalışan kadın işçilerin durumunu anlatmak için katıldığını belirterek, kadınların fabrikalarda karşılaştığı günlük zorlukları, gecikmiş ücretler, uzun çalışma saatleri ve iş ile ev hayatı arasındaki çifte yükü vurgulamak istediğini kaydetti.
‘Kadın işçileri temsil etmek için gitmiştim’
Ancak konferansa katılmasının, 24 yıllık hizmetinin ardından işine mal olduğunu belirten Fatima Adnan, “Konferanstan döndüğümde, yönetimin fotoğraflarımı gördüğü gerekçesiyle bir icra memuru tarafından çağrıldım. Üç gün sonra kesin işten çıkarma kararı verildi. Kadın işçileri temsil etmek için gitmiştim ve tek amacım gerçeği aktarmaktı” dedi. Fatima Adnan’ın hikayesi yalnızca bireysel bir mesleki tartışma değil, Fas’taki en büyük istihdam zincirlerinden biri olan ve kadın iş gücünün önemli bir bölümünü istihdam eden tekstil fabrikalarındaki sendikal özgürlüklerin ne kadar kırılgan olduğunu gözler önüne seriyor.
‘Dayanışma gösterenler tacize maruz kaldı’
Kadın işçilerin gecikmiş ücretler, çözülmemiş sosyal güvenlik sorunları ve şirketin geleceğine dair belirsizlik gibi birikmiş sorunlarla karşı karşıya olduğunu anlatan Fatima Adnan, “Şirket kapanmaya yol açabilecek mali zorluklar yaşıyor ve yönetim yasal yollara başvurulması halinde işçilerin hakları konusunda net bir açıklama yapmıyor. Bazı meslektaşlarım dayanışma gösterdiğinde ise tacize uğradılar, bu, şirketin herhangi bir dayanışma ifadesini engellemeye çalıştığının açık bir göstergesiydi” diye belirtti.
‘Haklarımızı savunmaya devam edeceğim’
İşten çıkarılmasının tüm işçilere de bir mesaj olduğunu söyleyen Fatima Adnan, “Bu karar yalnızca bana yönelik değil, sendika bürosuna sessiz kalmaları ve kadın işçilerin sorunlarını tartışmayı bırakmaları yönünde bir mesaj” dedi. İşten çıkarılmasına rağmen kadın işçilerin insana yakışır çalışma koşullarına sahip olma hakkını savunmaya devam edeceğini vurgulayan Fatima Adnan, “İşten çıkarılmam bir son değil. Kadın işçilerin haklarını savunmaya devam edeceğim ve benimle dayanışma içinde olan işçilere, Ortadoğu ve Kuzey Afrika’daki tüm sendikalara ve Sanayi Konfederasyonu’na teşekkür ediyorum” sözlerine yer verdi.
‘Fatima Adnan ile tam dayanışma içindeyiz’
Demokratik Emek Konfederasyonu’na bağlı Ulusal Tekstil, Giyim ve Deri İşçileri Sendikası, Fatima Adnan’ın işten çıkarılmasına yanıt olarak yaptığı açıklamada, “İşten çıkarılan işçi ve sendika üyesi Fatima Adnan ile tam dayanışma içindeyiz” ifadelerini kullandı. Açıklamada, Fatima Adnan’ın Avustralya’da düzenlenen uluslararası bir konferansta Fas, Afrika ve Ortadoğu’daki kadın işçileri temsil ettiği ve işten çıkarılmasının Kasım 2025’teki uluslararası sendika konferansına katılımı nedeniyle gerçekleştiği vurgulandı.
‘Fatima Adnan derhal işine iade edilmeli’
Sendika açıklamanın devamında, “Bu karar, sendika özgürlüğünün ve uluslararası çalışma standartlarının açık bir ihlalidir. Sendikal katılım, kadın işçilere karşı herhangi bir disiplin cezası için gerekçe olamaz. Tüm şirketleri sendikal faaliyetlerle ilgili yükümlülüklerine saygı göstermeye çağırıyoruz. Fatima Adnan’ın derhal ve koşulsuz olarak işe iade edilmesini talep ediyoruz” ifadelerini kullandı.
‘Daha güçlü koruma mekanizmalarına ihtiyaç var’
Diğer yandan, sektördeki sendika aktivistleri, uluslararası bir konferansa katıldığı için bir işçinin işten çıkarılmasının örgütlenme özgürlüğünü doğrudan zayıflattığına dikkat çekerek, bu durumun, fabrikalardaki kadın işçiler için daha güçlü koruma mekanizmalarına duyulan ihtiyacı yeniden gündeme getirdiğini savundu.
HANAN HARITE
Fas- Kazablanka’nın Moulay Rachid sanayi bölgesinde yaşayan Fatima Adnan, 24 yıl boyunca bir tekstil fabrikasında çalıştıktan sonra, sendika üyeliği ve uluslararası bir konferansa katılımı nedeniyle işten çıkarılmakla karşı karşıya kaldı. Fatima Adnan, hikayesini, Avustralya Sanayi Konfederasyonu tarafından düzenlenen ve 130 ülkeden 500’den fazla sendikanın katıldığı uluslararası bir konferansta Fas’taki kadın işçileri temsil etmek üzere seçilmesiyle anlatıyor. Fatima Adnan, konferansa Fas’taki tekstil, hazır giyim ve deri sektörlerinde çalışan kadın işçilerin durumunu anlatmak için katıldığını belirterek, kadınların fabrikalarda karşılaştığı günlük zorlukları, gecikmiş ücretler, uzun çalışma saatleri ve iş ile ev hayatı arasındaki çifte yükü vurgulamak istediğini kaydetti.
‘Kadın işçileri temsil etmek için gitmiştim’
Ancak konferansa katılmasının, 24 yıllık hizmetinin ardından işine mal olduğunu belirten Fatima Adnan, “Konferanstan döndüğümde, yönetimin fotoğraflarımı gördüğü gerekçesiyle bir icra memuru tarafından çağrıldım. Üç gün sonra kesin işten çıkarma kararı verildi. Kadın işçileri temsil etmek için gitmiştim ve tek amacım gerçeği aktarmaktı” dedi. Fatima Adnan’ın hikayesi yalnızca bireysel bir mesleki tartışma değil, Fas’taki en büyük istihdam zincirlerinden biri olan ve kadın iş gücünün önemli bir bölümünü istihdam eden tekstil fabrikalarındaki sendikal özgürlüklerin ne kadar kırılgan olduğunu gözler önüne seriyor.
‘Dayanışma gösterenler tacize maruz kaldı’
Kadın işçilerin gecikmiş ücretler, çözülmemiş sosyal güvenlik sorunları ve şirketin geleceğine dair belirsizlik gibi birikmiş sorunlarla karşı karşıya olduğunu anlatan Fatima Adnan, “Şirket kapanmaya yol açabilecek mali zorluklar yaşıyor ve yönetim yasal yollara başvurulması halinde işçilerin hakları konusunda net bir açıklama yapmıyor. Bazı meslektaşlarım dayanışma gösterdiğinde ise tacize uğradılar, bu, şirketin herhangi bir dayanışma ifadesini engellemeye çalıştığının açık bir göstergesiydi” diye belirtti.
‘Haklarımızı savunmaya devam edeceğim’
İşten çıkarılmasının tüm işçilere de bir mesaj olduğunu söyleyen Fatima Adnan, “Bu karar yalnızca bana yönelik değil, sendika bürosuna sessiz kalmaları ve kadın işçilerin sorunlarını tartışmayı bırakmaları yönünde bir mesaj” dedi. İşten çıkarılmasına rağmen kadın işçilerin insana yakışır çalışma koşullarına sahip olma hakkını savunmaya devam edeceğini vurgulayan Fatima Adnan, “İşten çıkarılmam bir son değil. Kadın işçilerin haklarını savunmaya devam edeceğim ve benimle dayanışma içinde olan işçilere, Ortadoğu ve Kuzey Afrika’daki tüm sendikalara ve Sanayi Konfederasyonu’na teşekkür ediyorum” sözlerine yer verdi.
‘Fatima Adnan ile tam dayanışma içindeyiz’
Demokratik Emek Konfederasyonu’na bağlı Ulusal Tekstil, Giyim ve Deri İşçileri Sendikası, Fatima Adnan’ın işten çıkarılmasına yanıt olarak yaptığı açıklamada, “İşten çıkarılan işçi ve sendika üyesi Fatima Adnan ile tam dayanışma içindeyiz” ifadelerini kullandı. Açıklamada, Fatima Adnan’ın Avustralya’da düzenlenen uluslararası bir konferansta Fas, Afrika ve Ortadoğu’daki kadın işçileri temsil ettiği ve işten çıkarılmasının Kasım 2025’teki uluslararası sendika konferansına katılımı nedeniyle gerçekleştiği vurgulandı.
‘Fatima Adnan derhal işine iade edilmeli’
Sendika açıklamanın devamında, “Bu karar, sendika özgürlüğünün ve uluslararası çalışma standartlarının açık bir ihlalidir. Sendikal katılım, kadın işçilere karşı herhangi bir disiplin cezası için gerekçe olamaz. Tüm şirketleri sendikal faaliyetlerle ilgili yükümlülüklerine saygı göstermeye çağırıyoruz. Fatima Adnan’ın derhal ve koşulsuz olarak işe iade edilmesini talep ediyoruz” ifadelerini kullandı.
‘Daha güçlü koruma mekanizmalarına ihtiyaç var’
Diğer yandan, sektördeki sendika aktivistleri, uluslararası bir konferansa katıldığı için bir işçinin işten çıkarılmasının örgütlenme özgürlüğünü doğrudan zayıflattığına dikkat çekerek, bu durumun, fabrikalardaki kadın işçiler için daha güçlü koruma mekanizmalarına duyulan ihtiyacı yeniden gündeme getirdiğini savundu.