Tunuslu mühendis: Ormanları korumak için çabalarımızı birleştirmeliyiz
Ormanların korunmasının herkesin sorumluluğu olduğunu belirten mühendis Yasemin Buâliye, iklim değişikliği ve insan kaynaklı nedenlerin yangın riskini artırdığını söyleyerek, düzenli denetim ve erken müdahalenin önemine dikkat çekti.
İHLAS HAMRUNİ
Tunus - İklim değişikliğinin hız kazandığı ve orman yangınlarının giderek arttığı bir dönemde, ekolojik ve iklimsel dengenin korunmasında hayati rol oynayan Tunus'un orman varlığı ciddi tehditlerle karşı karşıya.
Artan sıcaklıklar, yağışların azalması ve sorumsuz insan davranışları, ormanları tekrarlanan yangınların hedefi haline getirirken, bu yangınlar çevresel, ekonomik ve toplumsal açıdan ağır tahribata yol açıyor.
Orman zenginliğinin bugünkü durumunu değerlendiren mühendis Yasemin Buâliye, Tunus’taki ormanların ülke yüzölçümünün yüzde 10’unu oluşturduğunu belirterek, ekolojik ve iklimsel dengenin korunmasındaki rolü nedeniyle bunu “çok büyük ve muazzam bir zenginlik” olarak nitelendirdi. İklim değişikliği nedeniyle ormanların karşı karşıya olduğu başlıca sorunların sıcaklıkların yükselmesi, yağışların azalması ve düzensiz seller olduğunu söyleyen Yasemin Buâliye, bu olayların son yıllarda, özellikle 2026 yazında, yalnızca Tunus’ta değil, dünya genelinde orman yangınlarının artmasıyla daha belirgin hale geldiğini kaydetti.
Ormanlar yok oluyor
Bu etkenlerin orman zenginliğinin neredeyse yok olmasına yol açtığına dikkat çeken Yasemin Buâliye, bunun biyolojik çeşitliliğin azalması ve değişmesi, toprak erozyonu, çölleşmenin artması ve bitkisel ve hayvansal yapının bozulması gibi sonuçlara yol açtığını belirtti. Yasemin Buâliye, “Ormanlara yatırım yapıyor, buradan kereste, gübre ve başlangıçta yerel bitkisel üretimde kullanılan tarıma elverişli toprak elde ediyorduk. Ancak yangınların ardından ve ülke genelinde yarattığı yıkımla birlikte, bu çok önemli stokumuzu ve üretim kapasitemizi kaybettik” dedi.
Konuşmasının devamında ormanların ulusal üretime ve çiftçilere katkı sunduğuna dikkat çeken Yasemin Buâliye, çiftçilerin ormanlardan biberiye ve Halep çamı gibi ürünlerden yararlandığını belirtti. Yangınlar nedeniyle birçok bölgede bu bitkilerin yok olduğunu ve bunun istihdam olanaklarının yanı sıra çok sayıda ailenin geçimini de etkilediğini ifade eden Yasemin Buâliye, alfa otu, Halep çamı, biberiye, kekik ve pelin otu gibi orman ürünlerinin çok sayıda aileye iş imkanı sağladığını kaydetti.
Orman yangınlarının başlıca nedenleri
Son yıllarda orman yangınlarının tekrarlanmasının başlıca nedenlerine değinen Yasemin Buâliye, “Yangınların nedenlerini iki temel başlıkta ele alabiliriz. Bunlardan ilki doğal nedenlerdir. Sıcaklıkların yükselmesi, yangınların çıkmasına neden olan unsurlardan biridir. İkinci neden ise insan kaynaklı faktörlerdir ve bunlar daha etkilidir. Bu zenginliği korumak, yangınların yayılmasını ve diğer olumsuzlukları önlemek herkesin sorumluluğudur. Bu sorumluluk bireyler, dernekler ve bölgesel makamlar tarafından paylaşılmalıdır. Bu durumla mücadele etmek için herkes bir araya gelmelidir. Orman zenginliğinin öneminin farkında olmalıyız. Herkes bu çevresel mirasın korunması gerektiğine inanmalı ve özellikle nemin azalması, sıcaklıkların yükselmesiyle birlikte yangına neden olabilecek çöp ve yakıt gibi yanıcı maddeleri ormanlara atmaktan kaçınmalı” ifadelerinde bulundu.
‘Resmi kurumlar halkı bilinçlendirmeli’
Resmi kurumların ve derneklerin sorumluluğuna ilişkin konuşan Yasemin Buâliye, “Derneklerin yapması gereken çalışmaların başında bilinçlendirme faaliyetleri geliyor. Özellikle okullarda, kırsal bölgelerde, ormanlık alanlarda, idarelerde ve diğer alanlarda bu çalışmalar yürütülmeli. Bazı dernekler yeniden ağaçlandırma, ormanların yeniden yapılandırılması ve doğal süreçlerinin yeniden yönlendirilmesine katkı sunuyor. Ayrıca orman zenginliğini korumaya yönelik strateji ve planlar öneriyor. Çünkü bazı dernekler bu çevresel mirası korumayı amaçlayan küresel stratejileri takip ediyor. Resmi kurumların rolü ise yasalar çıkarmak, yaşanan değişimlere uyum sağlamak, bu değişimleri izlemek ve riskleri değerlendirmektir” şeklinde konuştu.
Orman yangınlarının yayılmasını sınırlayabilecek önleyici tedbirlere dikkat çeken Yasemin Buâliye, sözlerine şöyle devam etti:
“Alınması gereken en önemli önlemlerden biri düzenli denetimdir. Ölü ağaç kalıntılarının da temizlenmesi gerekiyor çünkü bunlar yangının çıkmasını kolaylaştırıyor. Bunlar önleyici ve proaktif tedbirlerdir. Ayrıca yangın bölgelerine hızlı ulaşımı sağlamak için orman yolları açılmalı. Basit bir yol bile yangın bölgesine ulaşma ve yanan alanı kontrol altına alma hızında büyük fark yaratabilir. Yaz döneminin yangın mevsimi olduğu biliniyor. Bu nedenle denetimlerin sürekli olması gerekiyor. Uzak dağlık bölgelere eşeklerle bile ulaşmak zor. Bu nedenle proaktif müdahale gerekiyor. Vatandaşlar da denetim sürecine dahil edilmeli ve olası tehlikeler erkenden bildirilmelidir.”
‘Doğal zenginlikleri korumak için birlik olmalıyız’
Konuşmasının sonunda doğal zenginliklerin korunması gerektiğine dikkat çeken Yasemin Buâliye, “Bu doğal zenginlikleri korumak için birlik olmalıyız çünkü bunlar yalnızca bizim değil, gelecek nesillerin de malıdır. Dernekler, vatandaşlar ve bölgedeki makamların ormanları korumak için yoğun çaba göstermesi gerektiğine inanıyoruz. Sorumluluk ortak, hedefimiz ise tek: Ormanları ulusal ve insani bir miras olarak korumak” diye belirtti.