Faslı kadın aktivistler: Başbakanlık görevi eşit temsile kapı aralamalı
Fas’ta bir kadının başbakanlık görevine gelmesini siyasi temsilde tarihi bir adım olarak değerlendiren kadın aktivistler, “Kadınlar ve erkekler, karar alma süreçlerinde ve ülkenin geleceğini inşa etmede eşit ortaklar olmalı” dedi.
HANAN HARITE
Fas - Fas’ta 1950’li yıllarda ilk hükümetin kurulmasından bu yana kadınların siyasi yaşama katılımı ve karar alma mekanizmalarındaki temsili aşamalı olarak artarken, başbakanlık makamı bugüne kadar kadınlara kapalı kaldı. Fatıma Ez-Zehra Mansuri’nin 29 Eylül’de başbakanlık görevine gelmesi, kadınların üst düzey karar alma mekanizmalarına ulaşmasının önündeki “cam tavanın” aşılması açısından tarihi bir adım olarak değerlendiriliyor. Ancak bu gelişmenin kadınların siyasi temsiline nasıl yansıyacağı ve karar alma süreçlerinde daha etkin rol üstlenmelerinin önünü açıp açmayacağı tartışılıyor.
Kadınların uzun soluklu mücadelesinin sonucu
Konuyla ilgili ajansımıza değerlendirmelerde bulunan hak savunucusu Menur Salha, bir kadının başbakanlık görevine gelmesinin Fas tarihinde önemli bir gelişme olduğunu belirterek, bu adımın yıllardır karar alma mekanizmalarında erkeklerin hakimiyetiyle özdeşleşmiş bir duvarı yıktığını söyledi. Menur Salha, bu değişimin kendiliğinden ortaya çıkmadığını, kadınların yerel, bölgesel ve ulusal düzeylerde karar alma mekanizmalarında yer alabilmek için yürüttüğü uzun mücadele sürecinin yanı sıra Fas’ın kadınlar ve erkekler arasında eşitlik alanında uluslararası düzeyde üstlendiği taahhütlerin sonucu olduğunu vurguladı.
Mevcut aşamanın mücadelede nicelikten niteliğe geçişi gerektirdiğini belirten Menur Salha, kadınların karar alma mekanizmalarındaki varlığının yalnızca sayılarının artmasıyla değil, katılımın niteliği ve etkinliğiyle de ölçülmesi gerektiğini söyledi. Menur Salha, bir kadının başbakanlık görevine gelmesinin toplumsal adalete hizmet edecek şekilde hukuk sistemini modernleştirmeyi sürdürmek için fırsat oluşturabileceğini dile getirerek, Fas’ın kadın haklarını geliştirme ve eşitliği yerleştirme yolunda ilerlemeyi sürdürmesini umduğunu ifade etti.
‘Olumlu bir adım ve gurur kaynağı’
Kamu politikaları ve insan hakları araştırmacısı, aynı zamanda kadın hakları aktivisti olan Meryem Havad ise, ilk kez bir kadının başbakanlık görevine gelmesini olumlu bir adım ve gurur kaynağı olarak değerlendirerek, “Bu göreve bir kadının gelmesi, omuzlarındaki sorumluluğu da artırıyor. Bu adım yalnızca kadınlar açısından bir kazanım olarak görülmemeli, tüm kadın ve erkek yurttaşlara karşı bir sorumluluk taşıyor. Yeni yönetim, kamu politikalarını kadınlara ve erkeklere eşit şekilde hizmet eden bir araca dönüştürmeli” dedi.
Kadınların sorunlarını ve onurlarını daha fazla gözeten kamu politikalarının geliştirilmesi gerektiğini belirten Meryem Havad, “Fas’ta toplumsal ve siyasi ortam, kadınların üst düzey liderlik makamlarına ulaşmasına giderek daha açık hale geliyor. Bir kadının başbakanlık görevine gelmesi, bu açıdan değişim için önemli bir adım” diye ekledi.
‘Bu adım, yürütme yönetimindeki geleneksel ve erkek egemen kalıpları kırıyor’
Özgür Eller Derneği Başkanı Leyla İmili de, bir kadının hükümetin başına atanmasının Fas’ın kurumsal demokratik yapılanma sürecinde stratejik bir dönüm noktası olduğunu belirterek, “Bu adım, yürütme yönetimindeki geleneksel ve erkek egemen kalıpları kırıyor. Toplumsal cinsiyete dayalı ayrımcılıktan uzak, liyakat ve yeterlilik temelinde tam yurttaşlık kavramını yeniden gündeme getiriyor. Bu tarihi adım, sembolik boyutunu aşarak kadınların katılımını uzun süre sınırlayan kalıplaşmış ve erkek egemen zihniyetlerle hesaplaşmayı sağlayacak ulusal ve toplumsal bir sürecin önünü açıyor. Kamu işlerinin yönetimindeki yeterlilik ve kamusal sorumluluğun dürüstlüğü, sorumlu kişinin cinsiyetine göre değil, sahadaki sonuçlar ve kalkınmaya etkisi üzerinden ölçülmeli” şeklinde konuştu.
Eşit temsil ve fırsat eşitliği ilkelerinin anayasa ve yasal metinlerde yer almakla sınırlı kalmayıp kamu politikalarında somut bir karşılık bulması gerektiğini belirten Leyla İmili, sözlerine şöyle devam etti:
“Bu adımın gerçek başarısı, eşit temsil ve fırsat eşitliğinin hayata geçirilmesinde yatıyor. Bu, bölgesel ve toplumsal eşitsizliklerin azaltılmasına, sosyal devletin yerleşmesine ve hukuk devleti ilkelerinin güçlendirilmesine katkı sağlayacaktır. Geleceğin Fas’ı, kadın ve erkek tüm ulusal potansiyellerin kapsamlı ve sürdürülebilir biçimde değerlendirilmesi üzerine kurulmalı. Kadınlar ve erkekler, karar alma süreçlerinde ve ülkenin geleceğini inşa etmede eşit ortaklar olmalı.”
‘Siyasi temsilin sağlanması için hala aşılması gereken mesafe var’
Seçilmiş kurumlardaki kadın temsilindeki artışa dikkat çeken Leyla İmili, “Son genel seçimlerin ardından Temsilciler Meclisi’ndeki kadın milletvekili sayısı önceki dönemdeki 96’dan 107’ye yükseldi. Yerel seçim çevrelerinden kazanan kadınların sayısı da 2021 seçimlerinde 6 iken 2026 seçimlerinde 17’ye çıktı. Toplam bin 615 yerel listeden 121’inin başında kadınlar bulunuyor. Bu veriler, kadınların seçim yarışındaki varlığında ilerleme kaydedildiğini gösteriyor. Ancak dengeli bir siyasi temsilin sağlanması için hala aşılması gereken mesafe var” diye kaydetti.
Leyla İmili, 2030 seçimlerinde kadınların temsilinde yeni bir sıçrama yaşanmasını ve tam eşit temsile ulaşılmasını umduğunu belirterek, gelecek yerel seçimlerin, oda seçimlerinin ve Danışmanlar Meclisi seçimlerinin kadınların karar alma mekanizmalarındaki varlığını güçlendirmesi ve temsil düzeylerini yükseltmesi gerektiğini dile getirdi. Hedefin yalnızca kadınların karar alma makamlarında bulunmasıyla sınırlı kalmaması gerektiğini vurgulayan Leyla İmili, kadınların gerçek bir yetkiye sahip olması, varlıklarının yalnızca görünüşte kalmaması ve komisyonlar ile kararların alındığı diğer alanlarda da yer almalarının sağlanması gerektiğini ifade etti.