Yemen’de hamile kadınların karşı karşıya kaldığı bir başka zorluk: Sağlıklı beslenme
Yemenli aileler temel ihtiyaçlarını karşılamakta zorlanırken, kadınlar hamilelik döneminde ihtiyaç duydukları beslenme ve sağlık hizmetlerine erişimde de ek bir mücadeleyle karşı karşıya kalıyor.
RAHMA SHANZOUR
Yemen - Çatışma, ekonomik durumun kötüleşmesi ve gıda fiyatlarındaki artış, Yemenli ailelerin yeterli ve dengeli beslenme sağlamasını giderek zorlaştırırken, kadınlar, özellikle de anneler, bu krizin sonuçlarının önemli bir bölümünü aile içinde üstleniyor.
Aile gelirlerinin azalması ve yaşam maliyetlerinin yükselmesiyle birlikte Yemen’deki ailelerin büyük bölümü öğün sayısını azaltmak ya da protein ve besin açısından zengin gıdalardan vazgeçmek zorunda kalıyor. Bu durum çocukların sağlığını doğrudan etkilerken, yetersiz beslenme riskini de artırıyor.
Birleşmiş Milletler verileri de bu durumu doğruluyor. Buna göre Yemen’de 18,3 milyon kişi ciddi gıda güvensizliği yaşıyor. Beş yaş altı 2,2 milyondan fazla çocuk akut yetersiz beslenme sorunu yaşarken, 2026 yılında yaklaşık 1,3 milyon hamile ve emziren kadının yetersiz beslenmeden etkilenmesi bekleniyor.
Beslenme uzmanı Dr. Huda El-Hamadi kliniğinde yetersiz beslenme yaşayan hamile kadınları ağırlıyor. Bu durum kimi kadınlarda düşük kilodan, kimilerinde ise hamileliğin farklı dönemlerinde vücutlarının ihtiyaç duyduğu besinleri yeterince alamamasından kaynaklanıyor.
‘Yetersiz beslenmenin başlıca nedeni ekonomik koşulların kötüleşmesi’
Huda El-Hamadi, Yemen’de yetersiz beslenmenin başlıca nedenleri arasında yoksulluğun bulunduğunu belirtiyor. Buna insani kaynakların yetersizliği ve daha önce ailelere, beslenme alanında faaliyet gösteren sağlık merkezlerine ve yetersiz beslenme tedavisine destek sağlayan bazı kuruluşların ülkeden çekilmesi de ekleniyor.
Huda El-Hamadi, beslenmenin önemi konusunda farkındalık eksikliğinin de sorunun ağırlaşmasında bir başka etken olduğunu belirtiyor. Huda El-Hamadi, “Bu durum hem beslenme biçimlerinde hem de vitamin ve mineral kullanımında kendini gösteriyor. Annelerin hamilelik döneminde kendi sağlıklarını ve beslenmelerini korumanın önemi konusunda yeterli bilgiye sahip olmaması da özellikle çocuğun yaşamının ilk aylarında sağlığını etkileyebiliyor” diyor.
Bu endişeler ülkedeki daha geniş insani durumdan bağımsız değil. Birleşmiş Milletler, 2026 yılında Yemen’de 10,95 milyon kadın ve kız çocuğu da dahil olmak üzere 22 milyondan fazla kişinin insani yardım ve korumaya ihtiyaç duyacağını belirtiyor.
Sağlık sisteminin ihtiyaçlara yanıt verme kapasitesi de gerilemiş durumda. Sağlık tesislerinin yalnızca yaklaşık yüzde 59,3’ü tam kapasiteyle çalışıyor.
Huda El-Hamadi, yetersiz beslenmenin sonuçlarının yalnızca fiziksel boyutla sınırlı kalmadığını, çocukların gelişimi, aktivitesi ve öğrenme kapasitesini de etkileyebileceğini belirtiyor. Beslenme yetersizliğinin çocukların davranışlarına, aktivite ve hareket düzeylerine yansıyabileceğini, özellikle temel besin maddelerinin eksikliğinin uzun süre devam etmesi halinde öğrenme ve bilişsel gelişim kapasitelerini etkileyebileceğini vurguluyor.
Hamile kadınlar arasında kaygı verici rakamlar
Huda El-Hamadi, Yemen’de kadınların hamilelik komplikasyonları ve yetersiz beslenmeyle bağlantılı sorunlara daha fazla maruz kaldığını belirtiyor. Huda El-Hamadi, hamile kadınların yüzde 80’inin hamilelik komplikasyonları ve yetersiz beslenme riski taşıdığını söylüyor.
Klinikteki çalışmalarında farklı düzeylerde yetersiz beslenme yaşayan hamile kadınlarla karşılaştığını belirten Huda El-Hamadi, bu durumun hem düşük hem de fazla kilodan kaynaklanabildiğini ifade ediyor. Huda El Hamadi, ayrıca kadın doğum alanında çalışan kadın sağlık emekçilerinden, bazı hamile kadınlarda başta kalsiyum olmak üzere kimi besin maddelerinde ciddi eksiklikler görüldüğüne ilişkin gözlemler aktarıyor.
Kırsal bölgeler: Sağlık hizmetlerine ulaşmak için daha uzun bir yol
Kırsal bölgelerde yaşayan kadınlar, beslenme ve sağlık hizmetlerine erişimde yol koşullarının kötü olması ve hastanelere ulaşmanın güçlüğünden ulaşım maliyetlerinin yüksekliğine, bazı bölgelerde uzman sağlık çalışanlarının bulunmamasına kadar birçok ek zorlukla karşı karşıya kalıyor.
Huda El-Hamadi, klinik beslenme kavramına ilişkin farkındalığın düşük olmasının da bir başka engel olduğunu belirtiyor. Bazı ailelerin klinik beslenmeyi, beslenme programları kapsamında dağıtılan tahıl ve bakliyat gibi gıda yardımlarıyla sınırlı gördüğünü ifade eden Huda El-Hamadi, oysa klinik beslenmenin her vakanın ihtiyaçlarının değerlendirilmesini ve buna uygun bir beslenme programı oluşturulmasını gerektirdiğini söylüyor.
Uzmanımıza göre tahlillerin, besin takviyelerinin ve beslenme programlarının maliyeti de aileler için ek bir yük oluşturuyor. Huda El-Hamadi, vitamin ve mineral tahlillerinin maliyetinin yanı sıra takviyelerin fiyatlarının yüksek olduğuna ve bazı takviyelerin kırsal bölgelerde bulunmadığına dikkat çekiyor.
Bu zorluklar, zaten kaynak sıkıntısı yaşayan bir sağlık sistemi içerisinde ortaya çıkıyor. Birleşmiş Milletler verilerine göre Yemen’deki sağlık tesislerinin yaklaşık yüzde 40’ı hizmet vermiyor ya da kısmen çalışıyor. Faaliyet gösteren sağlık tesislerinin ise yalnızca yaklaşık yüzde 20’si anne ve çocuk sağlığı hizmeti sunuyor.
Beslenme yalnızca takviyelerden ibaret değil
Huda El-Hamadi, yetersiz beslenmeyle mücadelenin yalnızca besin takviyesi kullanımına indirgenmemesi gerektiğini belirtiyor. Bunun, kadının sağlık durumunun ve beslenme ihtiyaçlarının değerlendirilmesiyle başlaması, ardından yapılacak tahliller ve tıbbi takip doğrultusunda hangi besin maddelerine veya takviyelere ihtiyaç duyulduğunun belirlenmesi gerektiğini ifade ediyor.
Vitamin ve minerallerin gelişigüzel kullanılmasına karşı uyaran Huda El-Hamadi, kadının ihtiyaçlarının sağlık durumuna ve hamileliğin hangi aşamasında olduğuna göre değiştiğini belirtiyor.
Huda El-Hamadi, hamile kadınların vücudun ihtiyaç duyduğu farklı besin maddelerini içeren dengeli ve çeşitli bir beslenme programı uygulamasının önemine dikkat çekiyor. Tek bir gıda türüne odaklanmak ya da uzman denetimi olmadan takviye kullanmak yerine dengeli beslenmenin esas alınması gerektiğini belirtiyor.
Yemen’de 18,3 milyon kişinin ciddi gıda güvensizliği yaşadığı ve beş yaş altı 2,2 milyondan fazla çocuğun akut yetersiz beslenmeyle karşı karşıya olduğu bir ortamda, hamile kadınların beslenmesi; savaş, yoksulluk ve sağlık ile insani hizmetlerdeki gerilemenin iç içe geçtiği daha geniş bir krizin parçası olarak öne çıkıyor.