‘Normal doğum anne ve bebek sağlığını destekliyor’
Son yıllarda artan sezaryen doğumlar, doğal doğumun yararları ve risklerini yeniden gündeme getirdi. Güney Kürdistan’daki sağlık çalışanları, anne adaylarının bilinçlendirilmesi ve doğal doğuma hazırlanmasının önemine dikkat çekti.
DERÎN REHÎM
Silêmanî – Doğal doğum, anne adaylarının bilinçli bir şekilde hazırlanmasını ve sağlık takibinin yapılmasını gerektiriyor. Son yıllarda sezaryen doğumların artması, kadınların her iki doğum yönteminin yararları ve riskleri ile anne-bebek sağlığı üzerindeki etkileri konusunda bilgilendirilmesini daha da önemli kılıyor.
Güney Kürdistan’ın Silêmanî kentinde ebe Esmer Hasan, annelerin sezaryen doğumu tercih etmesinin birkaç nedene dayandığını belirterek, bunların başında doğum sancısı ve ağrısına yönelik korku ile kaygının geldiğini söyledi. Bu korkunun çoğunlukla bilgisizlikten ve çevreden duyulan sözlerden kaynaklandığını ifade eden Esmer Hasan, doğal doğumun zararlı olduğu yönündeki düşüncelerin ve çoğu zaman yanlış yönlendirmelerin de bu tercihte etkili olduğunu kaydetti.
Kadınların doğal doğumdan uzaklaşması
Esmer Hasan, “Günümüzde yaşam biçimi doğal yaşamdan uzaklaştı. Doğal doğumdan söz ettiğimizde doğayla uyumlu bir yaşam sürmek de gerekiyor. İnsanlar gece boyunca uyumuyor, sabah uyuyup akşama kadar az hareket ediyor, sağlıksız besleniyor ve yoğun korku ile kaygı yaşıyor. Bunlar doğumu zorlaştıran etkenler haline geldi. Kadınlar doğal doğum sancılarını yaşamıyor ya da doğum beklenenden önce veya sonra gerçekleşiyor. Bu etkenler insanların doğal doğumdan uzaklaşmasına neden oldu” dedi.
‘Acil durumlarda sezaryene başvurmak zorundayız’
Anneler için gebelik sürecini kolaylaştırmak istediklerini ifade eden Esmer Hasan, “Ancak annenin ya da bebeğin yaşamının tehlikeye girdiği acil durumlarda sezaryene başvurmak zorundayız. Doğal doğum, herkesin gerçekleştirebileceği doğal bir süreçtir. Fakat bizim önceliğimiz anne ve bebeğin güvende olmasıdır. Doğal doğumun yararı, birkaç saat ağrı ve rahatsızlık yaşadıktan sonra ayağa kalkabilmeniz, kendi işlerinizi ve bebeğinizin bakımını kendiniz yapabilmenizdir. Hatta kendi başınıza hareket edebilir, bebeğinizle ilgilenebilirsiniz. Annelerin ağrıyı azaltmak için kullanabileceği doğal yöntemler de var” diye belirtti.
Doğal doğumun faydaları
Doğal doğumla dünyaya gelen bebeklerin akciğerlerinin ve beyinlerinin tam olarak geliştiğini, bunun da onların daha zeki ve sağlıklı olmasını sağladığına dikkat çeken Esmer Hasan, sözlerine şöyle devam etti:
“Bebek doğum kanalından geçerken buradaki yararlı bakterilerle tanışır ve vücudunun bağışıklığı güçlenir. Bu da bebeğin hastalıklara daha az yakalanmasını sağlar. Ayrıca bebek doğum kanalından geçerken boğazında ve akciğerlerinde bulunan sıvının dışarı atıldığı söyleniyor. Böylece bebeğin ileride daha rahat nefes alması ve diyabete daha az yakalanması mümkün oluyor. Doğal doğum, iyi ve profesyonel bir ortamda, ebe gözetiminde ve kontrol altında gerçekleştirildiğinde bebek açısından çok yararlıdır. İstenmeyen bir durum yaşandığında ise hızla sezaryene geçilebilmelidir.”
‘Bebek kendi zamanı geldiğinde dünyaya gelmeye karar verir’
Esmer Hasan, bazı annelerin eşleriyle ya da yakınlarıyla özel günlerinin veya evlilik tarihlerinin bebeğin doğum gününe denk gelmesini istediğini belirterek, bunun bebeğin daha erken ya da daha geç dünyaya getirilmesine neden olduğunu söyledi. Bu durumun çoğunlukla sezaryenle gerçekleştiğini, doğal doğumda ise daha az görüldüğünü kaydeden Esmer Hasan, “Bazı sağlık uzmanları, bebeklerini sezaryenle erken dünyaya getiren annelerin çocuklarının hakkını ellerinden aldığını söylüyor. Doğum sancısı ne zaman başlarsa bu, doğumun doğal zamanıdır. Bebek kendi zamanı geldiğinde dünyaya gelmeye karar verir. Bu yönteme başvuranların çoğu bu konuda yeterli bilgiye sahip değil. Bu nedenle sezaryeni tercih ediyor, doğal doğumun yararlarını ve zararlarını bilmiyor ya da korkuyor. Ben 15 yıldır burada çalışıyorum; annelere eğitim veriyor, rehberlik ediyor, bedenlerini ve zihinlerini doğuma hazırlıyorum. Zihinsel olarak hazırlanan annelerin çoğu doğal doğum yaptıklarında büyük bir mutluluk ve gurur duyuyor” dedi.
‘Her anneye baştan sezaryen ya da doğal doğum yapması gerektiğini söyleyemeyiz’
Sezaryenin annenin ve bebeğin yaşamını kurtarmak amacıyla acil durumlar için uygulandığına dikkat çeken Esmer Hasan, şu ifadelerde bulundu:
“Günümüz kadınları daha az ağrıyla doğum yapmak istiyor. Ancak ne yazık ki sezaryenin de kendine özgü sorunları ve ağrıları var. Her zaman doğal doğumun daha iyi olduğunu söylüyoruz. Annelere önerim, gebelik hazırlık kurslarına katılmaları ve bu kurslarda zihinsel hazırlığa da yer verilmesidir. Anneler bu eğitimlerde doğum sürecini, iyi ve kötü yönlerini, risklerini ve aşama aşama neler yaşanacağını öğrenmeli. Böylece bilinçli bir şekilde hangi yöntemin kendi koşullarına uygun olduğuna karar verebilirler. Benim için önemli olan, bir kadının bilgisizlikten ya da başkalarının söylediklerinden etkilenerek değil, bilinçli bir şekilde karar vermesidir.
Her anneye baştan sezaryen ya da doğal doğum yapması gerektiğini söyleyemeyiz. Doğal doğum yapmaması gereken bazı durumlar var. Örneğin plasentanın bebeğin başından önce aşağıda bulunması durumunda, plasentanın konumuna bakılması gerekiyor. Bunun da farklı dereceleri var. Gebeliğin erken dönemlerinde plasenta aşağıda olsa bile rahim büyüdükçe zamanla yukarı çıkabilir. Böyle bir durumda doğal doğumda sorun yaşanmaz. Ancak gebeliğin sonuna kadar plasenta aşağıda kalırsa bu anneler kesinlikle doğal doğum yapamaz ve sezaryen olmak zorundadır.
Bir diğer durum, annenin iki ya da üç kez sezaryen geçirmiş olmasıdır. Bu anneler doğal doğum için girişimde bulunmamalıdır. Ancak daha önce bir kez sezaryenle doğum yapmış olan bir anne, özellikle sezaryenden sonra bir buçuk yıl geçmişse doğal doğum yapmayı deneyebilir. Tansiyon ya da diyabet hastalığı olan, omurga veya göz ameliyatı geçirmiş kadınların mutlaka sezaryen olması gerektiği söylenemez. Bu kadınlar doktorlarına danışabilir. Hatta üçüncü ve dördüncü evre kalp hastalığı olan kadınlar bile doğal doğum yapabilir. Kontrol altında tutulan diyabet ve tansiyon hastaları da doğal doğum yapabilir.”
Asya Hastanesi Doğal Doğum Salonu Sorumlusu Xanzad Mihemed Emîn ise, son yıllarda sezaryen doğum oranlarının artmasının nedeninin kadınların doğal doğum ve sezaryen konusunda yeterli bilgiye sahip olmaması olduğunu belirtti. Xanzad Mihemed Emîn, “Kadınlar doğal doğumun ne kadar çok yararı olduğunu bilmiyor. Normal doğumdan sonra kadınların bedenleri ve vücutları eski haline daha hızlı döner ve doğal emzirmeye daha erken başlayabilirler. Doğal doğumun anneye ve bebeğe zararı yoktur” diye belirtti.
‘Sezaryen doğumda beden ve vücut tamamen eski haline dönmüyor’
Sezaryen doğum konusunda bütün ülkelerde araştırmalar yapıldığını söyleyen Xanzad Mihemed Emîn, “Dünya Sağlık Örgütünün (WHO) araştırmalarında da her ülke için dünya standardının yüzde 15 olduğu belirtiliyor. Buna göre doğumların yüzde 15'inin anne ve bebeğin yaşamını kurtarmak amacıyla acil durumlarda sezaryenle gerçekleştirilmesi, yüzde 85'inin ise doğal doğum olması gerekiyor” diyerek, sezaryenin zararlarının yararlarından daha fazla olduğunu sözlerine ekledi.
Kadınların sezaryeni tercih etmesinin nedenlerinden birinin doğum sancısı olduğunu kaydeden Xanzad Mihemed Emîn, “Ayrıca doğum sürecinde ne yapmaları ve nelerden kaçınmaları gerektiği konusunda yönlendirilmemişler. Dokuz aylık gebelik sürecinde doktorlarına ve ebelere daha az başvurmuşlar. Sonunda kendileri sezaryen talep ediyor, doktorlar da bu talebi karşılamak zorunda kalıyor” dedi.
Sezaryen doğumun olumsuz sonuçlarından birinin doğal emzirmeye daha geç başlanması olduğunu belirten Xanzad Mihemed Emîn, sözlerinin sonunda şu ifadelerde bulundu:
“Sezaryen doğumda beden ve vücut tamamen eski haline dönmüyor. Bu durum birçok açıdan zarar veriyor. Doğal doğumun yararları arasında anne ve bebek ölüm oranlarının azalması ve doğal emzirmenin başlaması yer alıyor. Emzirme, anne ve bebek için önemli bir süreçtir. Hepimiz emzirmenin anneyi meme kanserinden koruduğunu biliyoruz. Bebekler de ihtiyaç duydukları bütün besin değerlerini anne sütü aracılığıyla alıyor. Doğumdan sonra emzirme sayesinde anne daha hızlı ayağa kalkıyor ve hem kendisiyle hem de bebeğiyle ilgilenebiliyor. Ayrıca kanama riski daha az oluyor ve emzirmenin ardından iki yıl sonra yeniden hamile kalabiliyor.”