Terzi Tirko, Êzidî kültürünü 20 yıllık deneyimiyle yaşatıyor
Sinûnê’de yaşayan Tirko, yıllardır sürdürdüğü terzilik mesleğini Êzidî kültürünü yaşatmaya adıyor. Geleneksel kıyafetler ve kültürel objeler üreterek hem üretim yapıyor hem de mirası geleceğe taşıyor.
GULÎSTAN EZÎZ
Şengal – Eğer bir yolculuğa çıkmaya karar verirsen, birçok hikayeyle karşılaşırsın. Bazıları yüzünde tebessüm, bazıları ise kalbine derin bir acı bırakır. Mekan Şengal olduğunda ise bu duygular seni daha da sarar. Burada her şey en derinden yaşanır. Fermandan sonra, tarif edilemeyecek kadar büyük acıların ardından, Êzidî kadınlar direnişin simgesi haline geldi. Artık her yerde görünürler ve yok edilme girişimlerine karşı “Biz varız, buradayız” diyorlar.
Êzidî kıyafetleri diken bir atölye
Bu kez hikayemiz, Sinûnê’de yaşayan Tirko Şeref Reşo ’dan. Borik köyünden, Feqîra aşiretine mensup ve beş çocuk annesi olan Tirko, aynı zamanda Êzidî kıyafetleri diken bir atölyenin sahibi. “İşimden çok memnunum, gücüm yettikçe devam edeceğim” diyen Tirko, dikiş dikmeyi genç yaşta öğrendiğini belirtiyor.
Yaklaşık yirmi yıldır terzilik yapan Tirko, bölgede birçok terzi bulunmasına rağmen onu farklı kılan şeyin yalnızca Êzidîlerin beyaz geleneksel kıyafetlerini dikmesi olduğunu söylüyor. Tirko, “Êzidî kıyafetlerinin giderek azaldığını gördüm. Bunun üzerine halkım için faydalı olacak bir iş yapmaya karar verdim. Bir arkadaşımla birlikte geleneksel kıyafetlerimizi yeniden üretmeye başladık. Amacımız bu kıyafetleri Êzidîler arasında yeniden yaygınlaştırmak” ifadelerinde bulunuyor.
Êzidîlerde beyaz kıyafet
Tirko, bu işe büyük bir sevgiyle bağlı olduğunu söylüyor. Zaman içinde Êzidî folklorunu modern dokunuşlarla birleştirerek farklı türlerde kıyafetler üretmeye başlayan Tirko, “Eski kıyafetlerle yenileri arasında fark var. Eskiden ‘qutik’ ve ‘bersîng’ vardı, başta ise siyah örtü kullanılırdı. Yeni evlenenler kırmızı örtü takardı. Çocuk sahibi olduktan sonra kırmızı örtüler çıkarılır, yerine beyaz takılırdı. Her aşiretin kendine özgü kıyafetleri vardı, adetler ve gelenekler birbirinden farklıydı” diye belirtiyor.
Tirko’nun anlattığına göre, çocuklara beyaz kıyafet giydiriliyor, büyüdüklerinde ve evlendiklerinde de çoğunlukla beyaz giymeye devam ediyorlar. Vefat edenler de yeniden beyaz kıyafetlerle son yolculuğuna uğurlanıyor. Günümüzde ise özellikle bayramlarda ve özel günlerde, Şêx Hadî, Şerfedîn ve Şêbilqasim gibi ziyaret günlerinde Êzidîler beyaz kıyafetleri tercih ediyor. Ayrıca Çarşema Serê Nîsaê arifesinde Tirko’nun dükkanına ve beyaz kıyafetlere yoğun ilgi gösteriliyor.

‘Her yaş grubu için folklorik kıyafetler var’
Ürettiği kıyafetleri anlatan Tirko, “Her yaş grubundakiler için folklorik kıyafetler var. Hem kız çocukları hem de erkek çocukları için üretim yapıyoruz. Ayrıca onlar için özel dikim de yapabiliyoruz. Eskiden tüm kıyafetleri eşimle birlikte el emeğiyle dikiyorduk. Günümüzde dikiş makinelerini kullanıyoruz, ancak el işçiliğinden vazgeçmedik. El işi çok daha zahmetli, zaman gerektiriyor, bilgi ve emek istiyor, gözleri yoruyor. Ama elde yapılan işlem ve desenler çok daha farklı oluyor” sözlerine dikkat çekiyor.
Êzidîler arasında sıkça kullanılan “Hêviya Xwedê” ifadesine de değinen Tirko, tüm zorluklara rağmen umudunu koruduğunu söyleyerek, “Daha büyük işler yapmak isterdik, ancak gerekli desteği göremedik. Irak’ta Êzidxan kültürünü yaşatmak adına dükkan açan ilk kişilerdeniz. Buna rağmen bugüne kadar bize destek verilmedi. Bu dükkan tüm Êzidîlerindir” ifadelerini kullanıyor.

Êzidî kültürüne özgü motifler
Şengal’de her aşiretin kendine özgü kıyafetleri bulunduğunu belirten Tirko, “Eğer örtü kofisiz olursa fakirlerin, kofili olursa gençlerin denir. ‘Tûrik’ ya da ‘cuhar’ ise eskiden çobanların yiyeceklerini koyup omuzlarında taşıdıkları çantalardır.” diye belirtiyor.
Tirko’nun dükkanında ayrıca Êzidî kültürüne özgü motiflerle süslenmiş özel bohçalar da bulunuyor. Bu bohçalar her Êzidî evinde bulunması gereken önemli eşyalar arasında yer alıyor. Êzidîler kutsal saydıkları “berat” ya da “tuberk”lerini bu bohçaların içinde saklıyor. Beratlar, Êzidîlerin kutsal mekanı Laleş’e götürülerek özel bezler içinde okunup muhafaza edilen kutsal nesneler olarak biliniyor. Her bir beratın “qube” adı verilen farklı bir bölümü ve kendine özgü bir anlamı bulunuyor.
‘Varlığımız geleneklerimize bağlıdır’
Qewaller (Êzidî din görevlileri) için özel olarak hazırlanan “tifal” adı verilen örtüler bulunuyor. Qewaller bir eve misafir olduğunda, ikram edilen yemeklerin bu örtülerin üzerine konulmasının o eve bereket getirdiğine inanılıyor. Ayrıca Êzidî kültüründe günlük yaşamda kullanılan tütün keseleri, yemek torbaları, para keseleri ve keçi kılından yapılan özel çantalar da yer alıyor.
İşine devam edeceğini, ancak Êzidî halkına çağrısının gelenek ve göreneklerini unutmamaları olduğunu söyleyen Tirko, “Eğer onları kaybedersek biz de yok oluruz. Varlığımız geleneklerimize bağlıdır. Çarşema Serê Nîsanê Bayramı tüm Êzidîlere kutlu olsun. Tawisê Melek bu bayrama hayır ve iyilik getirsin” diyerek sözlerini tamamlıyor.