Kamera küçük ellerde: Rojavalı çocuklar kendi filmlerini çekiyor
Kuzey ve Doğu Suriye’deki saldırılar eğitimi kesintiye uğratırken, Rojava Film Komünü çocuklarla bir araya geliyor. Kendi komünlerini kuran bu küçük sinemacılar, kısa filmlerle yaşadıkları gerçekliği kendi gözlerinden anlatıyor.
BÊRÎVAN ÎNATÇÎ
Qamişlo – Kuzey ve Doğu Suriye’de devam eden saldırılar, özellikle çocukların eğitimini olumsuz etkiliyor. 6 Ocak’ta başlayan son saldırılar, göçün önünü açarken, çocukların okullarında eğitimlerine devam etmelerini de engelliyor. Bu koşullarda, mahallede yaşayan ve uzun süredir Rojava Film Komünü’nün faaliyetlerini takip eden çocuklar, kendi aralarında örgütlenerek yaşadıkları gerçekliği kendi gözleriyle anlatmaya başladı. Çocukların cep telefonlarıyla çekip montajladıkları kısa filmler, birlik ve dayanışma mesajları veriyor. Bugün bu küçük sinemacılar, Rojava Film Komünü çatısı altında eğitim alıyor. Başlangıçta beş çocukla başlayan bu süreç, her geçen gün büyüyor. Rojava Film Komünü Eşbaşkanı ve sinemacı Dîcle Arjîn, çocukların sinemaya olan ilgisini ve yürütülen eğitim sürecini anlattı.
Dîcle Arjîn, içinde bulundukları savaş sürecine dikkat çekerek, bir komün olarak bu süreçte sanatsal çalışmalarla aktif bir rol üstlendiklerini belirtti. Bu süreçte çocukların da çalışmalarına katıldığını ifade eden Dîcle Arjîn, çocukların sinemaya olan ilgisini yakından gözlemlediklerini söyledi. Dîcle Arjîn, Qamişlo’nun bir mahallesinde faaliyet yürüten Rojava Film Komünü’nün her zaman çocukların ve toplumun dikkatini çektiğini belirterek, “Yaptığımız çalışmalar merak uyandırıyor, sorular soruyorlar. Bu açıdan bir gidiş-geliş de var ve projelerde yer alıyorlar. Biz bunu çok önemli görüyoruz. Daha önce de birçok kez söyledik; biz temelimizi toplumdan alıyoruz. Çocuklar da bu şekilde ilgiyle gelip çalışmalarımızda yer aldığında, bu bizim için büyük bir mutluluk kaynağı oluyor. Biz de birlikte nasıl çalışabileceğimizin imkanlarını yaratıyoruz” dedi.
‘Kendi aralarında örgütlenmişler ve zihinlerindeki hikayeleri görselleştirmek istemişler’

Uzun bir süre boyunca çocukların kendi çalışma tarzlarını evlerinin balkonlarından ve mahallede takip ettiğini kaydeden Dîcle Arjîn, “Daha önce de projelerimizde yer almışlardı ve o zaman da çalışmalarımızı takip ediyorlardı. Sinemaya karşı bir ilgileri oluştu. Daha sonra gördük ki kendi kendilerine, cep telefonlarıyla film çekmişler. Kendi aralarında örgütlenmişler ve zihinlerindeki hikayeleri görselleştirmek istemişler. Çocukların annesi o görüntüleri bize gönderdiğinde çok mutlu olduk. Yani burada bir komün kendini örgütlerken, onun yanında bir çocuk komünü de kendini örgütlemişti. Bu, hem bizim için hem de tüm komün arkadaşları için farklı bir moral kaynağı oldu” sözlerine dikkat çekti.
Dîcle Arjîn, daha sonra çocuklarla bir araya geldiklerini, birlikte düşünerek nasıl ilerleyebileceklerini tartıştıklarını ifade ederek, “Çocuklarla bir buluşma yapalım, onlarla bir tartışma başlatalım dedik; bu işe nasıl başlamak istediklerini, hangi aşamaya taşımak istediklerini, bizden beklentilerinin ne olduğunu ve onlara nasıl destek olabileceğimizi konuştuk. Bir araya geldik ve bu buluşma bizi derinden etkiledi. Çünkü çocukların hepsi ellerinde birer çizimle gelmişti. Rojava Film Komünü’nün kendi hayallerinde nasıl bir yer tuttuğunu resmetmişlerdi. Bu durum bizde çok güçlü bir duygu yarattı. Bir söz vardır; elini verdiğin yerde ne yeşerirse, onun sana nasıl geri döneceğini görürsün. Biz de böyle bir hissiyat yaşadık. Sonrasında eğitim sürecini başlattık, ancak bu süreci çocukların fikirleriyle birlikte şekillendirdik ve onların katkılarıyla ilerlettik” şeklinde konuştu.
‘Bu çalışmayı daha da büyütmeyi amaçlıyoruz’
Kuzey ve Doğu Suriye’nin içinde bulunduğu savaş sürecine dikkat çeken Dîcle Arjîn, saldırılar ve zorunlu göç nedeniyle okulların kapatıldığını ifade ederek, sözlerine şöyle devam etti:
“Bu durumdan en çok çocuklar etkilendi. Tebqa ve Rakka gibi şehirlerden gelen göçmenler okullara yerleştirildi ve bu nedenle okullar kapatıldı. Çocuklar da eğitimlerine devam edemedi. Biz de bu boşluğu sinema eğitimiyle doldurabileceğimizi düşündük. Çocuklar bu sürece büyük bir istekle yaklaştı. Komünde çalışan her arkadaşımız da kendi alanında onlarla bilgi ve deneyimlerini paylaşmak için gönüllü oldu. Yaklaşık bir aydır bu süreci sürdürüyoruz. Ortaya çıkan eksiklikleri gidermeye çalışıyoruz. Her iki taraf da büyük bir heyecanla sürece dahil oluyor. Başlattığımız bu süreçle birlikte, toplumla olan bağlarımızı nasıl daha da güçlendirebileceğimizi de düşünüyoruz. Hem diğer mahallelerde hem de farklı komün ve mahalle meclislerinde çalışmalarımızı daha örgütlü bir şekilde yaygınlaştırmayı hedefliyoruz. Bu konuda planlarımız ve projelerimiz var, bu çalışmayı daha da büyütmeyi amaçlıyoruz.”
‘Komün, düşünceyi ve fikri üretir, birlikte üretimi sağlar’
Dîcle Arjîn, Rojava Film Komünü olarak bu süreçte aktif bir şekilde yer aldıklarını belirterek, “Komünün bugün bulunduğu yer, toplumdan kopuk bir yer değildir. Her aşamamızı toplum da yakından takip ediyor. Biz de toplumun içindeyiz ve karşılıklı bir sorumluluk ilişkisi var. Bu süreç için özellikle yaptığımız çalışmalar oldu. Örneğin mahallelerinde nöbet tutanlar da çalışmalarımıza katıldı. Amaç, onların da kendilerini görünür kılabilmeleri, düşünce ve fikirlerini ifade edebilmeleri, varlıklarını ortaya koyabilmeleriydi. Bu anlamda güçlü bir katılım gerçekleşti ve biz bunu çok önemli buluyoruz. Bu sayede aramızdaki bağ daha da güçleniyor. Biz burada komünün rolünü çok önemli görüyoruz. Komün, düşünceyi ve fikri üretir, birlikte üretimi sağlar. İnsanlar burada yer alır ve bu da güçlü, değerli bir toplumsallaşma yaratır. Yürütülen savaş ise yok etme üzerine kuruluydu, buna karşı ise büyük bir katılım ortaya çıktı. Kültür ve sanat alanında da bu direniş ortaya çıktı, askeri alanda da kendini gösterdi. Yani mesele sadece bir şarkı söylemek ya da oyunculuk yapmak değildir. Aynı zamanda kendi toplumunu, toprağını ve varlığını korumak için rolünü ve misyonunu büyük bir düzeyde yerine getirmektir” dedi.
‘Onların gelişimini yakından takip ediyoruz’
Rojava Film Komünü’nün kuruluşundan bu yana çocuklarla çalışmalar yürüttüğünü kaydeden Dîcle Arjîn, şu bilgileri paylaştı:
“Farklı yerlerde çocuk festivalleri ve çocuklarla ortak çalışmalar gerçekleştirdik. Bu bizim için çok önemliydi. Şimdi de bunun devamı olarak çocuklarla yürüttüğümüz çalışmaları sürdürmek istiyoruz. Başlattığımız bu çalışmayı daha da genişletmeyi hedefliyoruz. Bunun nasıl olacağı ve temellerini nasıl daha güçlü kurabileceğimiz üzerine tartışmalar yürütüyoruz. Bundan sonra da birlikte ilerlemeye devam edeceğiz. Aynı yaş grubundaki çocuklar bir araya gelerek kendi ürünlerini ortaya koymak istiyor. Onlar buraya geliyor, fikirlerini paylaşıyorlar; biz de eğitimle bağlantılı olarak neler yapılabileceğini birlikte şekillendiriyoruz. Onların gelişimini yakından takip ediyoruz ve bu karşılıklı etkileşim sürecek. Projeler kapsamında da çalışmalarımızı büyütmek istiyoruz. Daha önce de bazı projeler başlatmak istemiştik ancak süreç kesintiye uğradığı için yarım kalmıştı. Buna rağmen Rojava Film Komünü çalışmalarını sürdürmeye devam ediyor. Yaptığımız çalışmaların rolü önemli ve büyük bir etki yaratıyor. Bunu en son Rojava Film Festivali’nde de gördük. Bundan sonra da toplumla birlikte daha fazla çalışma yürütmek ve bu çalışmaları en güçlü düzeye ulaştırmak için çaba göstereceğiz.”
‘Çocuklar bizim geleceğimizdir’
Rojava Film Komünü’nün Rojava Devrimi sürecinde kurulduğunu söyleyen Dîcle Arjîn, bu çalışmalar içinde yer alan birçok arkadaşlarının direniş cephelerinde hayatını kaybettiğine dikkat çekti. “Onların mirasına sahip çıkmak ve daha da güçlenmek için önümüzde çok ağır bir sorumluluk var” diyen Dîcle Arjîn, “Rojava Film Komünü, düşünce ve felsefesini Rêber Apo’dan alıyor. Eğer bu temel olmasaydı, belki de bugün bu çalışmalardan söz edemezdik. Bu yüzden her alanda buna layık olabilmek gibi bir sorumluluğumuz var. Rêber Apo, toplumun tüm yaşam alanları üzerine düşünmüştür. Bir toplumun, bir halkın neye ihtiyaç duyduğunu her yönüyle ele almış ve bir temel oluşturmuştur. Bu temel de kendini geleceğe taşımaktadır. Bu nedenle çocuklarla yürüttüğümüz çalışmaları çok önemli görüyoruz. Çünkü çocuklar bizim geleceğimizdir. Çocukların düşünsel ve zihinsel olarak ne kadar gelişmesini sağlarsak, bu toplumun geleceğini de o ölçüde inşa etmiş oluruz. Bu açıdan yaptığımız çalışmaya çok büyük bir anlam yüklüyoruz. Üstlendiğimiz bu sorumluluğu, çocuklarla birlikte geleceğe taşımak istiyoruz. Sadece okulların sorumlu olduğunu söyleyemeyiz, bizler de sorumluyuz. Her alanda bu sorumluluğun bilincindeyiz ve herkesin de bu sorumlulukla yaklaşması gerekir. Ancak bu şekilde özgür ve her yönüyle kendini geliştirmiş bir gelecek inşa edebiliriz” diyerek sözlerini tamamladı.

Başarılı bir kameraman ve oyuncu olmayı hayal ediyor
Bana Sadûn, şu anda eğitim alan çocuklardan biridir. Kendi ekibi içinde hem hikayeler yazmakta hem de oyunculuk yapmaktadır. Bana Sadûn, Rojava Film Komünü ekibini gördükten sonra birkaç çocuğun bir araya gelerek kendi filmlerini çekmeye karar verdiklerini anlatıyor. Şimdiye kadar kamera, ses-görüntü, dekor ve oyunculuk üzerine eğitim aldıklarını belirten Bana Sadûn, en çok hikaye yazımı ve oyunculuğun ilgisini çektiğini ifade ediyor. Bana Sadûn’un hayali, başarılı bir kameraman ve oyuncu olmaktır.
Çocuk sinemacıların filmlerini paylaştıkları YouTube kanalı ise şu şekilde: