Direniş ve hamur yoğurmanın ortak sesi “Ya Talêel al-Jabal”
Filistinli kadınların direnişçilere ve tutsaklara söylediği “Ya Talêel al-Jabal”, direniş, özgürlük ve kadın dayanışmasını simgeliyor. Ezginin ritmi, İspanyol kadınların hamur yoğururken söylediği geleneksel “Las Panaderas” ile de ilişkilendiriliyor.
Haber Merkezi- Arapçada “Ey dağa çıkanlar” anlamına gelen “Ya Talêel al-Jabal”, Filistin’in İngiliz Mandası altında bulunduğu dönemde kadınların direnişçilere seslenmek için söylediği ezgilerden biri. Şarkı, direnişin sürdüğü koşullarda kadınların dayanışmasını ve özgürlük umudunu dile getiren kültürel bir anlatı olarak öne çıkıyor.
Kadınlar, Filistin İngiliz mandasıyken zidanlarda tutulan direnişçilere seslerini duyurarak, direnişin kazanacağına ve kendilerini kurtaracaklarına ilişkin sözlerle tutsaklara moral veriyorlar. Böylelikle dışarıdaki kadınlarla içerideki direnişçiler arasında sembolik bir bağ kuruluyor. Şarkı çok sonraları İsrail zindanlarında ki tutsaklar için de söylenmeye başlanmış̧ ve yarım yamalak Arapça bilen İsrailliler anlamasın diye de kelimelerin arasına fazladan "lê" hecesi yerleştirilmiş̧. Ayrıca bu şarkı (Las Panaderas) İspanyol kadınların hamur yoğurma işlemi sırasında söylediği geleneksel bir İspanyol şarkısıdır.
Şarkının ritmik yapısı ise, İspanyol halk kültüründe kadınlar, hamur yoğurma ve ekmek hazırlama sırasında elleriyle tezgâha vurarak ritim oluşturuyor, bu ritme eşlik eden şarkılar söylüyor. Şarkının ritmi bu gelenekten esinlenerek ritmik bir havayla söyleniyor. Las Panaderas geleneğinde gündelik emeğin hareketleri, müziğin ritmik yapısına dönüşüyor. “Ya Talêel al-Jabal”ın anlatısı, kadınların tarih boyunca müziği yalnızca sanatsal bir ifade biçimi olarak değil, aynı zamanda dayanışma ve ortak hafıza aracı olarak da kullandığını gösteriyor. Gündelik yaşamın içinde, zindanların önünde ya da toplumsal mücadelenin farklı alanlarında söylenen ezgiler, kuşaklar arasında taşınan kültürel belleğin bir parçası olabiliyor.
Filistinli kadınların direnişçilere seslenmek için söylediği bu şarkı, özgürlük umudunu ve tutsaklarla kurulan dayanışmayı merkeze alan bir anlatı sunuyor. İspanyol kadınların ekmek yaparken ritme dönüştürdüğü el hareketleriyle kurulan bağlantı da müziğin farklı coğrafyalarda emeğin, toplumsal yaşamın ve direnişin içinden doğabildiğini anlatıyor.