‘Kadınlar karar alma ve ülke yönetiminde söz sahibi olmalı’
Silêmanî Nüfus Müdürlüğü Müdürü Zülfan Garîb, kadınların sorumlu ve üst düzey görevlere gelmesinin yalnızca temsille sınırlı kalmaması gerektiğini belirterek karar alma mekanizmalarına etkin katılımlarının toplumsal gelişim açısından önemine dikkat çekti.
DERÎN REHÎM
Silêmanî – Son yıllarda kadınların yönetim ve sorumluluk gerektiren görevlerdeki katılımı artarken kadınlar, farklı kurum ve birimlerin yönetiminde yeteneklerini ve mesleki yeterliliklerini ortaya koydu. Ancak kadınların gerçek katılımı yalnızca belirli makamlarda yer almalarıyla sınırlı değil. Kadınlara karar alma, politika belirleme ve kurumları yönetme süreçlerinde de etkin rol üstlenebilecekleri fırsatlar sunulması gerekiyor. Kadınların yetenek ve birikimlerinin toplumsal değişime katkı sunabilmesi için üst düzey görevlerde eşit fırsatlara sahip olması önem taşıyor.
Kadınların karar alma süreçlerine etkin katılımı
Kadınların sorumluluk gerektiren makamlarda yer alması, yalnızca isimlerinin görev listelerinde bulunması anlamına gelmiyor. Bu aynı zamanda kadınların yeteneklerinin, yeterliliklerinin ve karar alma süreçlerine doğrudan katılma haklarının tanınması demek. Kadınlar son yıllarda üst düzey görevlere ulaşmak için önemli adımlar atmış olsa da önlerindeki toplumsal, kültürel ve kurumsal engellerin azaltılması gerekiyor. Kadınların karar alma süreçlerine etkin katılımı, toplumun yarısını temsil etmenin ötesinde daha adil, etkili ve herkesin ihtiyaçlarına yanıt veren bir yönetimin oluşmasına katkı sağlıyor.
Süleymaniye Vatandaşlık ve Nüfus Müdürlüğü Müdürü Zülfan Garîb, ajansımıza yaptığı açıklamada, kadınların yönetimde güçlendirilmesinin toplumun farklı alanlarına katılımlarını artıracağını ve sorumluluk gerektiren görevlerde yeteneklerini kullanmalarının önünü açacağını söyledi.
İlk kadın müdür
Zülfan Garîb, işletme ve yönetim alanında lisans eğitimi aldığını ve üniversiteden birincilikle mezun olduğunu belirtti. Kadınların da katıldığı ilk askerî kolej döneminde eğitim aldığını, komutanlık eğitiminin beşinci dönemini tamamladığını ve bir yıllık eğitim sürecinde başarılı olarak kadınlar arasında ilk sırada yer aldığını ifade etti.
Meslek hayatına Silêmanî Vatandaşlık ve Nüfus Müdürlüğünde basın ve iletişim sorumlusu olarak başladığını belirten Zülfan Garîb, ardından 17 yıl boyunca Dukan ilçesinde vatandaşlık ve ulusal kimlik kartı müdürlüğü görevini yürüttüğünü söyledi. Daha sonra Silêmanî Vatandaşlık ve Nüfus Müdürlüğünde dört yıl idari müdür olarak çalıştığını aktaran Zülfan Garîb, 6 Temmuz 2026'da gerçekleşen görev değişimiyle Irak genelinde Silêmanî Vatandaşlık ve Nüfus Müdürlüğüne getirilen ilk kadın olduğunu kaydetti.
Zülfan Garîb, kadınların geçmişte de siyasi partilerde ve çeşitli örgütlerde görev aldığını belirterek yaklaşık 25 yıl önce Celal Talabani'nin öncülüğünde kadınların askerî kolejde eğitim görmeye başladığını, eğitimlerini başarıyla tamamlayarak subay olduklarını anlattı.
Kadınların karar alma mekanizmalarına katılımı toplumsal gelişimin önünü açıyor
Toplumların gelişmesinin kadınların ve erkeklerin toplumsal yaşama katılımıyla doğrudan bağlantılı olduğunu vurgulayan Zülfan Garîb, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyinin Ekim 2000'de kabul ettiği 1325 sayılı Kadın, Barış ve Güvenlik kararına dikkat çekti. Kadınların karar alma mekanizmalarında yer almasının, ilerlemek isteyen toplumlar için bir gereklilik olduğunu ifade etti.
Kadınların bu süreçlerde etkin rol almasının topluma ve toplumsal yaşama doğrudan yansıdığını, gelişimi desteklediğini ve şiddetin azaltılmasına katkı sunduğunu belirten Zülfan Garîb, Kürt kadınlarının tarih boyunca yönetimden tarıma ve mücadele alanlarına kadar birçok alanda önemli roller üstlendiğini söyledi.
Zülfan Garîb, Halepçe'de Adîle Han'ın kentin yönetiminde görev aldığını, 16. yüzyılda Soran Emirliği'nin başında Xanzad Hanım'ın bulunduğunu hatırlatarak, şöyle devam etti: “Tarih boyunca Kürt kadınları yönetimde önemli roller üstlenmiştir. Tarım sektöründen bahsedecek olursak, Kürt kadınları her zaman erkeklerle omuz omuza olmuştur ki bu da idari yönetimin bir başlangıç türüdür. Kürt kadınları ne zaman bir sorumluluk üstlendilerse her zaman başarılı ve titiz olmuşlardır. Devrimci mücadelede yer aldıklarında da başarılı ve yılmaz bir duruş sergilemişlerdir.
Günümüzde de yaşanan tüm değişimlerde, kurumların birinci dereceden sorumluluğunda ve siyasi çalışmalarda kadınlar yer aldığında, bir makam üstlendiklerinde bunun hem partiye, hem kamu kurumlarına, hem topluma hem de kadın hareketine doğrudan olumlu yansıması olmaktadır. Çünkü kadın mücadelesinin ilerlemesi, kadınların karar alma mekanizmalarında ve farklı sektörlerde doğrudan yer almasıyla bağlantılıdır. Kadınların sadakat ve samimiyeti, her zaman iz bırakmalarını sağlamıştır. Özellikle Kürt kadınları konusunda tarihçiler her zaman ayrı bir parantez açmışlardır. Örneğin Edmonds ve Major Soane gibi Doğu uzmanları, Orta Doğu'da Kürt kadınlarının Türk, Arap ve Pers kadınlarından çok farklı olduğunu; emirlikler yıkıldıktan sonra eşlerinin yönetimi devralıp başarılı olduklarını yazmışlardır.
Kürt ailesinde tarım işlerinden günümüze kadar kadına her zaman saygı duyulmuştur. Kürt toplumunda anaya verilen değer ve ananın kutsal görülmesi bu hürmetin bir göstergesidir."
Kadınlar da erkeklerle aynı yönetim yetkilerine sahip olmalı
Bir kurumda kadınların yönetici olarak görevlendirilmesinin, erkeklerin aynı göreve getirilmesinden farklı değerlendirilmemesi gerektiğini dile getiren Zülfan Garîb, “Herhangi bir müdürlükte veya makamda bir kadın yetki sahibi olduğunda, verdiği karar bir erkeğin verdiği kararla aynı yasal güce sahiptir. Kadına yetki verildiğinde kararları sansürsüzdür ve kanunla düzenlenmiştir. Erkeklerin sahip olduğu yetkilerin aynısına kadınlar da sahiptir” dedi.
“Kürdistan Bölgesi şehirlerinde, özellikle de Silêmanî'de kadınları sıkça üst düzey makamlarda görürsünüz” diyen Zülfan Garîb sözlerini şöyle sürdürdü:
“Çünkü Süleymaniye 'ana şehir', öncü ve ezber bozan bir kent olmuştur. Kürdistan Bölge Hükümeti'nin 1992'de kurulan ilk kabinesinde Yükseköğretim ve Eğitim Bakanı olan ilk kadın Süleymaniye'den çıkmıştır. İlk kadın hâkim (yargıçlar başkanı), ilk kadın kaymakam ve ilk kadın vali yine Süleymaniye'de görev yapmıştır. Bizler de subaylar olarak 25 yıl önce Mam Celal vesilesiyle Süleymaniye'de bu adımı atan ilk dönem mezunlarıyız. Günümüzde diğer şehirlerde de kadınların yer alması sevindiricidir, ancak henüz karar alma mekanizmalarında birinci kişi olma seviyesine tam ulaşılamamıştır. Yasa çıkarma makamı olan Parlamento'nun ilk kadın başkanı da Süleymaniye Valiliği'nin önerisiyle seçilmiştir. Süleymaniye, kadınların fikirlerini, yetkilerini ve mücadelelerini özgürce uygulayabilecekleri öncü bir yerdir.
Genel olarak Orta Doğu'da ve özelde Irak'ta yasalar ataerkil bir sistemle hazırlanmıştır. Bu durum topluma da doğrudan yansımaktadır. Yaşanan değişimler sevindiricidir ve daha büyük değişimlerin adımıdır; fakat genel olarak yasalar hâlâ ataerkil bir kalıpla yazıldığı için kadınların katılım oranı daha düşük kalmakta, bu durum şiddete ve ekonomik imkânlara da olumsuz yansımaktadır."
Kadınların ekonomiye katılımı toplumsal gelişimin temelidir
Açıklamasının sonunda kadınların ekonomik yaşama katılımının toplumların gelişiminde önemli bir ölçüt olduğunu belirten Zülfan Garîb, şöyle konuştu:
"Toplumsal gelişimin ana noktalarından biri kadınların ekonomik kapasiteye katılımıdır. Gelecekte Kürdistan Bölgesi yasalarında değişiklikler yapılır ve kadının konumunu güçlendirecek bazı maddeler tadil edilirse, bunun çok daha olumlu yansımaları olacaktır.
Her siyasi partinin kendi programı ve tüzüğü vardır. Siyasi partilerde mücadele eden kadınlar için siyaset, hem partinin programını hayata geçirme hem de kendi fikir ve yeteneklerini kanıtlama aracıdır. Siyasi partilerin kadın adayları gerek hükümet gerekse parti içi yönetim kademelerinde desteklemesi doğrudan pozitif sonuçlar doğuracaktır. Kadının gücüne inanan partiler, kadınları üst düzey görevlere getirip desteklediklerinde katılım oranı artmakta ve topluma daha iyi yansımaktadır.”
Yönetim alanında, kurumlarda yönetici olarak çalışan tüm kadınların, bulundukları müdürlüklerin veya bakanlıkların gelişmesine doğrudan katkı sağladığını kaydeden Zülfan Garîb, “Aileler bir kurumda veya bakanlıkta başarılı bir kadın gördüklerinde, kendi kız çocuklarını ve kadınları aynı başarı adımlarını atmaları için desteklerler. Başarılı bir kadının yönettiği bakanlık veya kurum, yüksek standartta hizmet sunar” diye belirtti.
Zülfan Garîb, konuşmasını şöyle sürdürdü: “Umuyorum ki hükümetin bu yeni kabine değişiminde devlet kurumlarında ve bakanlıklarda birinci dereceden sorumlu olarak çok daha fazla kadın görürüz. Irak yönetiminde de kadınları Cumhurbaşkanı Yardımcısı veya Başbakan Yardımcısı olarak görmeyi temenni ediyorum. Bu durum hem kadın hareketinin mücadelesine hem de kadınların toplumdaki gücüne ve konumuna çok olumlu yansıyacaktır."