'Kadın sembollerinin hedef alınması demokratik entegrasyonu engelleme girişimidir'
Kobanê kentindeki kadınlar, Kürt halkının ulusal ve kültürel sembollerine, fotoğraflarına yönelik düzenlenen sistematik saldırıları kınadı. Kadınlar, bu ihlallerin demokratik entegrasyon sürecini engellemeyi amaçladığını vurguladı.
NÛRŞAN ABDÎ
Kobanê - Hesekê vilayeti, bu yılın 9 Ekim tarihinde hizmet kurumlarını, şehit fotoğraflarını ve kadın mücadelesini simgeleyen Kürt sembollerini hedef alan saldırılara tanıklık etti.
Hesekê'de yaşanan son olaylar, başta Kobanê kenti olmak üzere tüm Rojavâ genelinde büyük bir halk öfkesine neden oldu.
Kobanê kentinden Bakîra Sincâr, Hesekê'de yaşanan son olayları kınayarak mevcut dönemi, özellikle Suriye’deki Kürtler açısından "hassas" bir süreç olarak nitelendirdi. Bakîra Sincâr, bölgenin Rojavâ alanları ile bu alanlardaki güçlerin, Suriye geçici yönetimi ile ileri düzeyde bir entegrasyon sürecine tanıklık ettiğini belirtti.
"Bu süreci tamamlayarak haklarımızı kültürel, dilsel ve siyasi tüm yönleriyle hukuki güvenceye kavuşturmayı hedefliyoruz" diyen Bakîra Sincâr, bölgelerindeki güçlerin ve halkın Suriye'deki demokratik entegrasyon sürecini destekleme konusundaki tutumunun net ve kararlı olduğunu vurguladı.
‘Kürt halkını hedef alarak bu dönemi baltalamaya yönelik girişimler’
Söz konusu süreci boşa çıkarmak için yoğun çaba sarf eden çevrelerin olduğuna dikkat çeken Bakîra Sincâr, "Bileşenler arasında fitne çıkararak ve özellikle Kürt halkını hedef alarak bu dönemi baltalamaya yönelik sürekli girişimlere ve saldırılara tanık oluyoruz" ifadelerini kullandı. Şehit fotoğraflarına, mezarlarına ve kadın devriminin sembollerine yönelik saldırıların bu yıkıcı çabaların açık bir kanıtı olduğunu belirtti.
Bakîra Sincâr, Rojava halkının ilkelerine dokunulmasına ya da bölgelerinin çatışma ve fitneye çekilmesine izin vermeyeceğini vurguladı. Bakîra Sincâr, kadın özgürlüğü uğruna canlarını feda eden kadın mücadelecilerin fotoğraflarına ve kadın hareketinin sembollerine yönelik saldırıların "insani değer ve ilkelerle bağdaşmayan kabul edilemez bir davranış" olduğunu altını çizerek ifade etti.
Bakîra Sincâr konuşmasını, Hesekê olaylarının temel amacının kadının kimliğini unutturmak ve 19 Temmuz Devrimi'nden bu yana geçen yıllar boyunca elde edilen kazanımlarını yok etmek olduğunu vurgulayarak, "Kazanımlarımıza yönelik hiçbir saldırıyı kabul etmeyeceğiz ve bedeli ne olursa olsun kimliğimizi korumak için elimizden gelen her şeyi yapacağız" dedi. Bakîra Sincâr ayrıca, demokratik entegrasyon sürecinin sağlıklı ilerlemesi ve başarıya ulaşması için hükümete, şehitlerin değerlerine ve fotoğraflarına saldıran bu provokatörlerden hesap sorması çağrısında bulundu.
Amaç demokratik entegrasyon sürecini engelleme
Kobanêli Leyla Ahmed ise Rojavâ kadınlarının, kadının kimliğini, devrimini, kurumlarını ve şehitlerin değerlerini hedef alan her türlü saldırıyı kesin bir dille reddettiğini ilan etti. Saldırganları "insani ilkelerden yoksun tahripçiler" olarak tanımlayan Leyla Ahmed, bu tutumlarından ancak tahribata karışanların hesap vermesi şartıyla geri adım atılabileceğini vurguladı.
Kazanımları korumak adına Kürt kadınının iradesiyle mücadele ve direnişi sürdüreceklerini belirten Leyla Ahmed; çıkarılan bu fitnelerin, ulusal ve kültürel sembollerin hedef alınmasının, entegrasyon sürecini aksatmayı ve demokratik bir Suriye'nin inşasının önünü kesmeyi amaçladığını ifade etti.
Hükümetin sessizliğine tepki
Leyla Ahmed, bu sürecin başarıya ulaşmasının, Kürtlerin birer yurttaş olarak kültürel ve siyasi haklarının hukuki olarak tanınmasının yanı sıra, kadın haklarının korunması ve verdikleri bedellerin tanınmasıyla mümkün olabileceğine dikkat çekti.
Konuşmasının sonunda Leyla Ahmed, Suriye halkının tüm bileşenlerini bu provokatörlere karşı net bir duruş sergilemeye çağırdı. Şehitlerin, onurlu bir yaşamın ve demokratik projenin uygulanmasının temel sütunu olması sebebiyle "kırmızı çizgi" olduğunu vurgulayan Leyla Ahmed, aynı zamanda hükümetin sessizliğini ve bu tahripçi gruplardan hesap sormamasını kınadı.