Ortadoğu ve Kuzey Afrikalı kadınlardan Kobanê’yle dayanışma mesajları
1 Kasım Dünya Kobanê ile Dayanışma Günü dolayısıyla Tunus, Ürdün, Libya, Lübnan, Somali, Cezayir, Sudan, Irak ve Yemen'den hak savunucuları, Kobanê direnişinin insanlık ve özgürlük mücadelesi açısından tarihsel önemine dikkat çekti.
Haber Merkezi- 1 Kasım Dünya Kobanê ile Dayanışma Günü kapsamında Ortadoğu ve Kuzey Afrika ülkelerinden çok sayıda kadın hakları savunucusu, ajansımıza gönderdikleri mesajlarla Kobanê halkıyla dayanışma içinde olduklarını belirtti. Mesajlarda, Kobanê direnişinin yalnızca coğrafi sınırları aşan tarihsel bir mücadele olmadığı, aynı zamanda kadınların özgürlük, onur ve yaşam hakkı için verdiği mücadelenin sembolü haline geldiği ifade edildi.
‘Kobanê özgürlüğü savunmanın sembolü’
Tunuslu kadın hakları savunucusu Raca Dehmani, Kobanê’nin insanlık onurunu ve özgürlüğü savunmanın küresel sembolü olduğunu belirterek, özellikle Kadın Savunma Birlikleri’nin (YPJ) mücadelesine dikkat çekti. Raca Dehmani, Kobanê ile dayanışmanın halkların güvenli yaşam, barış, özgürlük ve kendi kaderini tayin hakkını savunmak anlamına geldiğini söyledi. Savaşların ve çatışmaları besleyen müdahalelerin sona erdirilmesi çağrısı yaptı.
‘Kazanımların korunması ortak sorumluluk’
Ürdünlü araştırmacı ve yazar Emel Muhyiddin el-Kurdi ise Kobanê direnişinin karanlığa karşı yaşam iradesinin zafer kazanabileceğini gösterdiğini belirtti. Güvenlik tehditlerinin sürdüğüne işaret eden Emel Muhyiddin el-Kurdi, Kobanê’de elde edilen kazanımların korunmasının uluslararası toplumun ortak sorumluluğu olduğunu vurguladı.
‘Direnişin simgesi’
Libyalı kadın hakları savunucusu Meryem el-Mehdevi de Kobanê’yi insanın aşırılık ve terör karşısındaki direnişinin simgesi olarak nitelendirdi. Terörle mücadelenin ortak insani sorumluluk olduğunu belirten Meryem el-Mehdevi, sivillerin korunması, barış ve insan haklarının öncelik olması gerektiğini kaydetti.
Sorumluların yargılanması çağrısı
Lübnanlı kadın hakları aktivisti ve Nun Girişimi Sözcüsü Susen Şuman, Kobanê’de kadınların savaşın yalnızca mağdurları olmadığını, aynı zamanda direnişin ve özgürlüğün öncüleri olduğunu gösterdiğini ifade etti. Susen Şuman, IŞİD tehdidinin henüz sona ermediğine dikkat çekerek uluslararası dayanışma, savaş suçlarının sorumlularının yargılanması ve sivillerin korunması çağrısında bulundu.
‘Kobanê ile dayanışmamız koşulsuz’
Somali’den araştırmacı, yazar ve feminist aktivist Leila Jama, Dünya Kobani ile Dayanışma Günü vesilesiyle yayımladığı mesajda şu ifadelere yer verdi:
“Somali’den, terör karşısındaki direnişi azim ve insan iradesinin sembolü haline gelen Kobani şehrine ve yaşam, özgürlük ile onur uğruna karanlıkla yüzleşen herkese dayanışma selamlarımı gönderiyorum. Dünya Kobane ile Dayanışma Günü’nde terörizm ve aşırıcılığın her türlüsünü reddettiğimizi bir kez daha yineliyoruz. Barış korku üzerine inşa edilemez; özgürlük ve onur, masum insanların ödemek zorunda olduğu bir bedel olmamalıdır. Somali’den Kobane’ye uzanan bu mesaj, sınırları ve coğrafyaları aşıyor: Coğrafyalarımız farklı olabilir ancak insanlığımız birdir. Yaşama irademiz, halkları boyunduruk altına alma girişimlerinden her zaman daha güçlüdür.”
‘Tehlikenin devam ettiğinin farkındayız’
Cezayirimiz Örgütü Başkanı Şerife Hıdar ise ülkesinin sömürgeciliğe karşı mücadele tarihini hatırlatarak, “Şanlı 1 Kasım 1954 Devrimi'nin toprağından, kutsal topraklarımızı 122 yılı aşkın süre işgal eden ve hayal edilebilecek her türlü sistematik baskıyı uygulayan zalim sömürgeciliğe karşı ayağa kalkan Cezayirimiz'in kadın mücadelecileri olarak, Kobanê ile koşulsuz dayanışmamızı ifade ediyoruz.
Ne mutlu bir tesadüftür ki 1 Kasım 2014 tarihi, dünyadaki dost güçler tarafından terörün yenilgiye uğratılma kıvılcımının çaktığı şehir olan Kobanê ile Dünya Dayanışma Günü olarak ilan edilmiştir. Bugün, o tarihi kahramanlıklarla ne kadar gurur duyuyorsak, tehlikenin hâlâ devam ettiğinin de o kadar bilincindeyiz. Suriye ve Irak'ta süregelen istikrarsızlık ve güvenlik boşluğu ortamında, IŞİD köktendinciliğinin farklı isimler altında yeniden ortaya çıkmasından ve bölgedeki hücrelerinin yayılmasından endişe duyuyoruz. Şehitler diyarı Cezayir’den, direniş diyarı Kobani’ye; sömürgeciliğe, aşırıcılığa, teröre ve gericiliğe karşı dayanışmamız tektir" dedi.
Sudanlı insan hakları savunucusu Umeyme el-Kutbi, IŞİD’e karşı mücadele eden Kobanê halkını ve YPJ ile Halk Savunma Birlikleri (YPG) savaşçılarını selamladı. Umeyme el-Kutbi, "Kadın Savunma Birlikleri (YPJ), Halk Savunma Birlikleri (YPG) ve sivil halkın fedakarlıklarını yüceltiyoruz. Terörle mücadele; barış, adalet, istikrar ve tüm halkların haklarının korunmasını gerektirir. Dünya Kobanê ile Dayanışma Günü’nde, halkına olan desteğimizi yineliyor; terörden ve şiddetten arınmış, güvenli ve özgür bir Suriye ümit ediyoruz" değerlendirmesinde bulundu.
‘Kalıcı barış ertelenemez bir ihtiyaç’
Iraklı kadın hakları aktivisti Meha es-Sakban, Kobanê direnişinde yaşamını yitirenleri anarak, kentte 12 binden fazla kişinin hayatını kaybettiğini, bunların büyük bölümünü kadınların, çocukların ve gençlerin oluşturduğunu ifade etti.
Bağdatlı Êzidî aktivist Şemse en-Neccar da Kobanê’nin IŞİD’e karşı mücadelede dönüm noktası olduğunu belirterek, "1 Kasım Dünya Kobanê ile Dayanışma Günü’nde, IŞİD terörüne karşı cesaretle direnen ve özgürlük, onur ve insanlık uğruna binlerce şehit veren bu kentin evlatlarının fedakarlıklarını ve kahramanlıklarını büyük bir hürmetle yâd ediyoruz.
Kobanê, teröre direnen sıradan bir şehir olmakla kalmamış; direncin, insanî dayanışmanın ve IŞİD’e karşı mücadelenin dönüm noktası ve simgesi hâline gelmiştir.
Bu anlamlı günde, Kobanê ve halkıyla dayanışmamızı yineliyor; YPJ ile YPG fedakarlıklarını selamlıyoruz. Terörle mücadelenin ortak bir insani sorumluluk olduğunu; sivillerin korunmasının, barış ve istikrarın ise ertelenemez bir zorunluluk olduğunu vurguluyoruz" dedi.
Yemenli kadın hakları savunucusu Afra el-Hariri ise Kobanê direnişinin IŞİD’in geriletilmesinde önemli bir dönüm noktası olduğunu kaydetti. Aşırılıkçı düşüncelere karşı mücadelenin sürdürüldüğünü ifade eden Afra el-Hariri, uluslararası topluma Kobanê’nin yeniden inşası, istikrarı ve güvenliğinin sağlanması konusunda sorumluluk üstlenme çağrısı yaptı.
‘Kadınların özgürlüğü pazarlık konusu olamaz’
Silêmanî’den araştırmacı ve aktivist Münire Ebu Bekir Muhammed, Rojava’da kadınların örgütlenerek kendi toplumlarını savunmada önemli rol üstlendiğini belirtti. YPJ’nin yalnızca askeri bir güç değil, kadınların örgütlenme ve toplumsal yaşama katılma iradesinin sembolü olduğunu ifade eden Münire Ebu Bekir Muhammed, kadınların kazanımlarının korunması ve Suriye’nin geleceğinde söz sahibi olmalarının güvence altına alınması gerektiğini söyledi.
YPJ’nin Suriye’nin gelecekteki anayasal ve hukuki yapısında resmen tanınması, örgütsel özerkliğinin korunması ve güvenlik alanındaki rolünün güvence altına alınması çağrısında bulunan Münire Ebu Bekir Muhammed, “Kadınların hakları ve özgürlükleri hiçbir siyasi anlaşmada pazarlık konusu yapılamaz. Kadınların özgürlüğü kırmızı çizgidir ve demokrasi ile adaletin ayrılmaz bir parçasıdır” dedi.
Irak’tan da sendikacı aktivist Kuriya Riyah mesajını bir video kaydı aracılığıyla iletti
Suriye’den gazeteci İnsaf Sulaytin de videolu mesaj gönderdi
Şam’daki Suriyeli Kadınlar İslami Forumu Müdürü Esma Keftaro da video mesajıyla Kobanê ile dayanışmasını dile getirdi.