Nagihan Akarsel Ankara’da anıldı
Silêmanî’de 4 Ekim 2022’de katledilen gazeteci ve yazar Nagihan Akarsel, Ankara’da düzenlenen anmayla hatırlanırken, çalışma arkadaşları Nagihan Akarsel’in kadın özgürlük mücadelesine ve özgür basına bıraktığı mirasa dikkat çekti.
Haber Merkezi - Güney Kürdistan’ın Silêmanî kentinde 4 Ekim 2022’de katledilen gazeteci, yazar, Jineoloji Akademisi üyesi ve Jineoloji Dergisi Yayın Kurulu üyesi Nagihan Akarsel, Ankara’da düzenlenen anma programıyla anıldı. Anmada konuşan çalışma arkadaşı Zuhal Tekiner, “Nagihan hayatımıza değen bir yerde olmasıyla beraber bizi kendi yaşamında yürüttüğü mücadeleye katıyordu” dedi.
Mezopotamya Kadın Gazeteciler Derneği (MGK), Anatolia Kültür Sanat ve Edebiyat Derneği ile Dicle Fırat Gazeteciler Derneği (DFG) tarafından düzenlenen anma programı, Anatolia Derneği’nde gerçekleştirildi.
Anma alanında Nagihan Akarsel için özel bir köşe oluşturuldu. Nagihan Akarsel’in kullandığı fotoğraf makinesi, fotoğrafları, üniversite diploması, basın kartları ve kişisel eşyaları ilk kez sergilendi.
Program, Nagihan Akarsel ve yaşamını yitiren özgür basın emekçileri anısına yapılan bir dakikalık saygı duruşuyla başladı. Ardından Akarsel’in yaşamını anlatan sinevizyon gösterimi yapıldı.
‘Her insanı yaşamının merkezine koyardı’
Gösterimin ardından Nagihan Akarsel’in Jineoloji çalışmalarından arkadaşı Zuhal Tekiner konuştu. Nagihan Akarsel’in tanıdığı insanlarla kurduğu ilişkiye dikkat çeken Zuhal Tekiner, “Nagihan tanıdığı her bir insanı yaşamının merkezine oturtarak bir samimiyet, yoldaşlık kurdu. 2009’dan bu yana değişmeyen bir şekilde bir samimiyetimiz oldu. Yoldaşlarının sadece dostluk kurmakla yaşamına girmiyordu. Sevinci, acıyı, hüznü yoldaşıyla birlikte yaşardı. Nagihan’ın anmalarında en çok dikkatimi çeken bu samimiyeti sadece benimle kurmamıştı” dedi.
‘Yazdığı kadar yazdırmaya da çabaladı’
Nagihan Akarsel’in yalnızca yazan değil, çevresindekileri de yazmaya ve üretmeye teşvik eden bir gazeteci olduğunu belirten Zuhal Tekiner, “Nagihan hayatımıza değen bir yerde olmasıyla beraber bizi kendi yaşamında yürüttüğü mücadeleye katıyordu” ifadelerini kullandı.
Nagihan Akarsel’in okuduğu kadar okutmaya, yazdığı kadar yazdırmaya çabaladığını söyleyen Zuhal Tekiner, şöyle devam etti: “Yaşadığı süre içerisinde her şeyi yazdı. Bir miras olarak bırakacağını bilmeden yazdı. Ama şu an kaleme aldığı her cümle müthiş etkiler bıraktı. Gerçekten birilerinin yaşamından konu alarak yazmaya çabalıyordu. Gerçek yaşamın içerisinde var olanları yazardı. Tartışırdı, kafasında tam oturduğu zaman yazardı.”
Zuhal Tekiner’in ardından Nuray Çevirmen, Nagihan Akarsel’in Nisan kitabında yer alan şiirlerini seslendirdi. Reyhan Yıldırımcı ise Nagihan Akarsel’e yazdığı mektubu okudu.
‘Nagihan bize bir yol açtı’
DFG adına konuşan Diren Yurtsever, özgür basın alanında çalışan gazetecilerin karşılaştığı baskılara dikkat çekerek Nagihan Akarsel’in bıraktığı mücadeleye vurgu yaptı.
Diren Yurtsever, “Özgür basında çalışmak, ateşten bir gömlek giymek diye söyleriz. Bazen yaşamını feda edersin, bazen cezaevine konulursun. Tüm bunlara rağmen bir yol açarsın. Nagihan da bize bir yol açtı. Onların bu yolda ulaşmak istedikleri hedeflere doğru yürümek bizim için de bir mücadeledir. Şimdi biz bu yolda yürüyoruz” dedi.
Nagihan Akarsel ve yaşamını yitiren diğer basın emekçilerinin özgür basın geleneğine önemli katkılar sunduğunu belirten Diren Yurtsever, “Hakikate ulaşmanın hedefindeydiler. Bize bir kimlik yarattılar, bir ölçü oluşturdular. Yaşamda bir ölçü bıraktı arkadaşlarımız. Güçlü bir maneviyat oluşturdular” ifadelerini kullandı.
‘En büyük isteği kadınların kendi dilinde yazmasıydı’
MGK’den Melek Avcı ise Nagihan Akarsel’in kadın özgürlük mücadelesindeki çalışmalarına dikkat çekti. Nagihan Akarsel’in yazılarında ve şiirlerinde kadın özgürlüğüne geniş yer verdiğini belirten Melek Avcı, “Yarım bıraktığı hayali kadınları özgürleştirmek. Kadın özgürlüğünden söz ediyor bütün yazı ve şiirlerinde. En büyük isteklerinden bir tanesi de kadınların kendi hafızasını ve kendi dilinde yazmasıydı” dedi.
Anmaların geçmiş zaman üzerinden kurulmasına dikkat çeken Melek Avcı, Nagihan Akarsel’in mücadelesinin bugün de sürdüğünü belirterek, “Bu bir anma ama ölümünden kaynaklı çok fazla geçmiş zaman kullandık. Onun bıraktığı mücadelenin, hakikatin, emeğin ve kadın basınına katkılarının mirası özgür basın emekçilerine ve Jineoloji’deki arkadaşlarına yol gösteriyor” diye konuştu.
Anma programı, Nagihan Akarsel’in Nisan adlı şiir kitabı ile öykülerinin yer aldığı Kül Kokusu kitabının Nuray Çevirmen ve Zuhal Tekiner tarafından imzalanmasıyla sona erdi.