‘Kürtlerin kimliğinden vazgeçmesini isteyen bir entegrasyon kabul edilemez’

Girê Spî ve Serêkaniyê’ye dönen Kürt ailelere yönelik saldırıları değerlendiren siyasetçi Raqiye El Şair, Suriye Geçici Hükümeti ile Demokratik Suriye Güçleri arasındaki entegrasyon anlaşmasının tek taraflı uygulandığını belirtti.

ROCHELLE JUNİOR

Süveyda- Suriye’de yıllardır zorla yerinden edilen Kürt ailelerin Girê Spî ve Serêkaniyê kentlerine dönüşü sırasında yaşanan saldırılar, sivillerin güvenliği ve siyasi anlaşmaların uygulanmasına ilişkin tartışmaları yeniden gündeme getirdi. Evlerine ve topraklarına dönmek isteyen ailelerin karşılaştığı tehdit ve saldırılar, Suriye Geçici Hükümeti ile Demokratik Suriye Güçleri (QSD) arasında imzalanan entegrasyon anlaşmasının geleceğine yönelik soru işaretlerini artırdı.

 

Siyasetçi Raqiye El Şair, Kürt göçmenlerin dönüşü sırasında yaşananları ajansımıza değerlendirerek saldırıların hem insani hem de siyasi sonuçlarına dikkat çekti. Yerinden edilen ailelerin güvenli biçimde evlerine dönebilmesini ve haklarına yeniden kavuşmasını umut ettiğini belirten Raqiye El Şair, yıllar sonra topraklarına dönen insanların saldırılarla karşılaşmasının kabul edilemez olduğunu söyledi.

‘Kendi evlerine dönen insanlar saldırıya uğruyor’

Kürt ailelere yönelik saldırıların bir bölümünün, göçmenlerin yokluğunda evlerine el koyan kişiler tarafından gerçekleştirildiğini belirten Raqiye El Şair, ailelerin mülklerini ve haklarını geri almak amacıyla döndüklerini ancak engelleme ve ihlallerle karşılaştıklarını ifade etti.

Başkalarının evlerine ve topraklarına el koyan kişilerin hangi hakka dayanarak bu mülkler üzerinde hak iddia ettiğini sorgulayan Raqiye El Şair, insanların kendi topraklarına dönmesinin tehdit ve saldırı gerekçesine dönüştürülemeyeceğini vurguladı.

Göçmenlerin dönüşünün geçici yönetimle yapılan mutabakatlar çerçevesinde gerçekleştiğini hatırlatan Raqiye El Şair, bu sürecin ailelerin güvenliğini ve mülkiyet haklarını koruması gerektiğini, ancak sahada yaşananların bunun tam tersini gösterdiğini belirtti.

‘Anlaşma tek taraflı uygulanıyor’

Yaşanan saldırıları entegrasyon anlaşmasıyla ilişkilendiren Raqiye El Şair, tarafların anlaşma hükümlerine ne ölçüde bağlı kaldığının sorgulanması gerektiğini söyledi. Anlaşmanın gerilimi azaltması ve taraflar arasında karşılıklı anlayış geliştirmesi beklendiğini belirten Raqiye El Şair, buna rağmen sürecin tek taraflı ilerlediğini dile getirdi.

Geçici yönetimin verdiği sözleri yerine getirmediğini vurgulayan Raqiye El Şair, uluslararası garantörlere karşı üstlenilen yükümlülüklerin de uygulanmadığını ifade etti.

‘Entegrasyon, Kürtlerin kimliğinden vazgeçmesi değildir’

Hükümete bağlı grupların Kürtlere yönelik kışkırtıcı tutumlarının devam ettiğini belirten Raqiye El Şair, saldırıların yalnızca evlerine dönen göçmenlerle sınırlı olmadığını söyledi. Hesekê, Qamişlo, Girê Spî ve Serêkaniyê’de Kürtlerin çeşitli saldırı ve ihlallerle karşılaştığını dile getirdi.

Mevcut anlaşmayı “kırılgan” olarak nitelendiren Raqiye El Şair, geçici yönetime bağlı tarafların entegrasyonu eşit bir ortaklık olarak değerlendirmediğini kaydetti. Raqiye El Şair, “Geçici yönetime bağlı taraf, entegrasyonu taraflar arasında bir ortaklık olarak değil, Kürtlerden ulusal ve kültürel kimliklerinden, davalarından ve dillerinden vazgeçmelerinin istendiği bir tabiiyet süreci olarak görüyor” dedi.

Gerçek bir entegrasyonun herhangi bir toplumsal kesimin kimliğinin ortadan kaldırılması ya da haklarından vazgeçmeye zorlanması anlamına gelemeyeceğini vurgulayan Raqiye El Şair, sürecin karşılıklı tanınma, farklılıklara saygı ve karar alma mekanizmalarına etkin katılım temelinde yürütülmesi gerektiğini belirtti.

Göçmenlerin evlerinin işgal altında tutulmasının ve geri dönen mülk sahiplerine saldırılmasının, anlaşmanın ilan edilen hedefleri ile sahadaki uygulamalar arasındaki çelişkiyi ortaya koyduğunu söyledi.

‘Çatışmaların en ağır sonuçlarını kadınlar yaşıyor’

Çatışmaların kadınlar üzerindeki etkilerine de dikkat çeken Raqiye El Şair, silahlı, siyasi, kültürel ve toplumsal çatışmalardan en fazla zarar gören kesimlerin başında kadınların geldiğini belirtti. Kadınların yaşadığı sorunların yalnızca evlerinden ve topraklarından uzaklaştırılmakla sınırlı olmadığını ifade eden Raqiye El Şair, göçün beraberinde psikolojik ve toplumsal sorunlar, güvenlik kaygıları ve aile içindeki sorumlulukların ağırlaşmasını da getirdiğini söyledi.

Yıllarca süren zorunlu göçün ardından eve dönüşün güvenli bir yaşamın başlangıcı olması gerektiğini belirten Raqiye El Şair, dönüş sürecinin yeni saldırı ve tehditlerle karşılanmasının kadınların yaşadığı sorunları daha da derinleştirdiğini vurguladı.

‘Faillerin hesap vermemesi yeni saldırılara zemin hazırlıyor’

Raqiye El Şair, konuşmasının sonunda, Kürt bir kadın savaşçının saç örgüsünü kesmesiyle gündeme gelen Rami Yusuf El Dehş'in Girê Spî’ye dönen Kürt ailelere saldıran kalabalığın arasında yeniden görüldüğüne ilişkin haberleri değerlendirdi.

Basına yansıyan haberler ve yayımlanan görüntülere göre Rami Yusuf El Dehş'in saldırıların yaşandığı alanda bulunduğunu belirten Raqiye El Şair, bu durumun ihlallere karışan kişilerin yargılanması ve hesap vermesine yönelik mekanizmaların etkinliği konusunda ciddi soru işaretleri yarattığını ifade etti.