Cezayir’de kadınların iş gücündeki yeri ve ekonomik güçlenme tartışıldı
1 Mayıs kapsamında düzenlenen panelde, Cezayir’de kadınların iş gücü piyasasındaki artan varlığı, yasal kazanımlar ve devam eden yapısal sorunlar ele alındı. Katılımcılar, ekonomik güçlenmenin kadınlara gerçek özgürlük sağlayıp sağlamadığını tartıştı.
NECVA RAHİM
Cezayir- Cezayirli Kadınlar için Huriya Derneği, 2 Mayıs günü “Çalışma mevzuatının geliştirilmesine yönelik hak temelli yaklaşım ve kadınların ekonomik olarak güçlendirilmesi” başlıklı bir panel düzenledi. Bu etkinlik, hızlı ekonomik dönüşümlerin yaşandığı bir dönemde, kadınların iş gücü piyasasıyla ilişkisini ve mevcut yasaların bu dönüşümlere ne ölçüde uyum sağlayabildiğini yeniden düşünme ihtiyacından hareketle gerçekleştirildi.
Artan katılım, süren zorlukları ortadan kaldırmıyor
Dernek Başkanı Ayşe Serir el-Hartazi, açılış konuşmasında bu panelin amacının, “özellikle kadınların iş gücü piyasasındaki sayısının artmasıyla birlikte elde edilen kazanımlar ile hâlâ devam eden zorluklar ve boşluklar üzerine uzman düzeyinde bir tartışma başlatmak” olduğunu ifade etti.
Ulusal İstatistik Ofisi verilerine atıfta bulunan Ayşe Serir el-Hartazi, çalışan kadın sayısının yaklaşık 1 milyon 97 binden yaklaşık 3 milyona yükseldiğini belirterek, bu artışın “çalışan kadınlar üzerindeki baskıyı azaltacak alternatif çözümler üretmeyi gerekli kıldığını” vurguladı.
Ancak bu rakamların kadınların iş gücü piyasasına hâkim olduğu anlamına gelmediğini de ekleyen Ayşe Serir el-Hartazi, kadınların iş gücüne katılım oranının toplam 12 milyonluk iş gücünün yalnızca yüzde 22,9’u olduğunu belirtti ve “bunun aksini iddia eden söylemlerin yeniden gözden geçirilmesi gerektiğini” söyledi.
Kadınların hâlâ ağırlıklı olarak kamu yönetimi, sağlık ve eğitim sektörlerinde yoğunlaştığını ifade eden Ayşe Serir el-Hartazi, kamu ve özel sektör arasında da fark bulunduğunu dile getirdi. 2025 verilerine göre, kamu sektöründe kadın oranı yüzde 57,4 ile yüzde 61,1 arasında değişirken, özel sektörde bu oran yüzde 38,9 ile yüzde 42,6 arasında kalıyor.
Vazgeçilmez ortaklar
Toplumun rolüne de değinen Ayşe Serir el-Hartazi, sivil toplumun kadınların haklarının güçlendirilmesi ve ekonomik olarak desteklenmesinde “vazgeçilmez bir ekonomik ortak” olduğunu ve ulusal politikalar ile yerel gerçeklik arasında bir köprü görevi gördüğünü belirtti. Bu kapsamda derneğin yürüttüğü bazı çalışmaları da aktaran Ayşe Serir el-Hartazi, “Hiya Emane (O Bir Emanettir)” kampanyasının kadınların istismar ve hak ihlallerine karşı korunmasını hedeflediğini, “Raki̇za” programının ise kadın ve kız çocuklarının girişimcilik, dijital pazarlama ve hukuki-sosyal farkındalık alanlarında eğitim almasını amaçladığını söyledi.
Samiye bin Kuvve: Ekonomik güçlenme gerçek özgürlük sağlar mı?
Öte yandan Samiye bin Kuvve, kadınların ulusal ekonomideki yerini kabul ederek sözlerine başladı ve “Çalışan ya da çalışmayan tüm Cezayirli kadınları tebrik ediyorum; Cezayirli kadın, her zaman sistemin inşasında temel bir unsur olduğunu kanıtlamıştır” dedi.
Cezayir’deki yasal çerçevenin kadınlara çalışma hayatı, iş ilişkileri, yatırım ve sosyal koruma gibi alanlarda çeşitli haklar tanıdığını belirten Samiye bin Kuvve, bunun “devletin uluslararası standartlara bağlılığını gösterdiğini” ifade etti.
Ancak bu yasal ilerlemelere rağmen daha derin soruların sorulması gerektiğini vurgulayan Samiye bin Kuvve, “Ekonomik güçlenme kadına gerçek bir özgürlük sağlar mı? Ve bu durum İslam hukukunun öngördüğü anlayışla örtüşüyor mu?” diye sordu.
Cezayir hükümetinin kadınların girişimcilik ve iş dünyasında daha aktif rol alabilmesi için yeni yasalar çıkardığını belirten Samiye bin Kuvve, bu sayede kadınların iş hayatında önemli adımlar attığını dile getirdi.
Panel, hak savunucuları ve akademisyenler arasında bir tartışma zemini oluşturarak, ulusal mevzuatın uluslararası standartlarla uyumlu hale getirilmesine yönelik somut önerilerin geliştirilmesini amaçladı. Ayrıca serbest çalışma ve uzaktan çalışma gibi yeni iş modellerinin, kadınların ekonomik bağımsızlığını güçlendirebilecek fırsatlar sunduğu da vurgulandı.