Newaya Jin gazetesinin yeni sayısı çıktı
Newaya Jin gazetesinin Nisan sayısı, “Çözüm, Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan'ın rolü ve statüsünden geçiyor” manşetiyle yayımlandı.
Haber Merkezi - Newaya Jin gazetesinin Nisan sayısı, “Çözüm, Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan'ın rolü ve statüsünden geçiyor” manşetiyle çıktı.
Gazetenin Nisan sayısında, İmralı’da yapılan ikinci çağrı ile demokratik toplum inşa sürecindeki gelişmeler; Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın çözüm sürecinin ilerlemesinde kaçınılmaz olan rolü ve statüsünün netleşmesi; Ortadoğu’da süren savaş ve olası gelişmeler ile Avrupa’da yaşanan toplumsal sorunlar ve bunlara yönelik çözüm arayışları ele alındı.
Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın 24 Eylül 1993 tarihinde yaptığı çözümlemelerden alınan, yeni toplumun inşasını konu edinen yazı forum sayfasında yayımlandı. Yazıda, yeni yaşam ve toplumun önce ilişkilerde kurulması gerektiğine dikkat çekildi.
Gazetede Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın 8 Mart Dünya Kadınlar Günü dolayısıyla PAJK’a yazdığı mektup da yer aldı.
Medya Doz ve Haskar Kırmızıgül’ün 4 Nisan yazısı
Medya Doz ve Haskar Kırmızıgül, Kürt Halk Önderliği’nin doğum gününe dair yazılar kaleme aldı. Medya Doz, 4 Nisan için şu ifadeleri kullandı: “4 Nisan’a, kendini küllerinden var eden Anka kuşunun doğuş günü diyoruz. Çünkü şu diyalektik gerçekliği çok iyi biliyoruz: Doğan Apo, doğan özgür Kürt’tür. Özgürleşen Apo, özgürleşen kadındır. Direnen Apo, direnen halktır.”
Haskar Kırmızıgül ise yazısında 4 Nisan’ı ele aldı. Haskar Kırmızıgül 4 Nisan'ı düşünmeye, direnmeye, sorgulamaya ve inşa etmeye bir çağrı olduğunu belirtti.
Gazete yazarlarından Raperin Munzur, Abdullah Öcalan’ın süreci yürütmedeki rolü ve statüsü ile açık müzakerelerin yürütülüp yürütülmeyeceğinin netleştirilmesi gerektiğini yazdı.
Gazete yazarlarından Roza Metina, Kürt sorununun çözümüne ilişkin hazırlanan rapor ve 4 Nisan’ın anlamı üzerine DEM Parti Riha Milletvekili Dilan Kunt Ayan'den değerlendirme aldı.
Almanya'daki eğitim sistemi ele alındı
Gazetenin bu ayki sayısında lmanya’da göçmen çocukların eğitimde yaşadığı eşitsizliklerin nedenleri ve çözüm yolları ele alındı. Seval Balcı'nın Berlin, Köln, Frankfurt, Hamburg ve Mainz’daki okullarda eğitmenlik yapan ve aynı zamanda anne olan kişilerle yaptığı görüşmeler üzerinden eğitim sistemine dair sonuçları paylaşıldı. Araştırmada, göçmen kökenli öğrencilerin dil bariyeri, sosyo-ekonomik koşullar ve eğitim sistemi hakkında sınırlı bilgi nedeniyle sık sık zorluk yaşadıkları kaydedildi.
Filiz Zeyrek, vefat yıl dönümü dolayısıyla Üveyş Ana’yı yazdı: Yazıda, “Üveyş Ana, bastırılmış ama yok edilememiş bir gücün temsilcisidir. O, bir annenin ötesinde bir direniş biçimidir. Ve geride şu gerçeği bırakır: Bir toplumun dönüşümü çoğu zaman en görünmeyen yerden başlar; kadınların sessiz ama derin mücadelesinden” ifadeleri yer aldı.
PJAK koordinasyonundan Ortadoğu’daki savaşa ilişkin değerlendirme
PAJK koordinasyonu adına kaleme alınan yazıda Ortadoğu’da yaşanan savaş ve kadın devriminin koşulları değerlendiriliyor. Erkek egemen sistemin yarattığı krizin toplumsal sonuçları ele alınırken, kadınların demokratik toplum modelini inşa sürecindeki rolüne dikkat çekildi.
Siyasetçi Feleknas Uca, Şengal’de yaşananlara ilişkin değerlendirmelerde bulundu ve önemli veriler paylaştı.
Arin Hivron ise yazısında Êzidî kadınların artık yalnızca katliamlarla anılmak istemediğini ve öz savunma bilincinin güçlendiğini ifade etti. Güler Yıldız, ekoloji sayfasında su meselesini yalnızca çevresel değil, aynı zamanda sosyal adalet açısından ele aldı ve şu soruları sordu: Suya kim ulaşıyor, kim kontrol ediyor, kim karar veriyor?
Portre ve dünya sayfası
Tarihte ve günümüzde direnişçi kadın portreleri sayfasında Afganistanlı Sadaf Zahedi’nin yaşam mücadelesi ve hayat hikâyesi, Meral Çiçek’in yaptığı röportajda yer aldı.
Batûfa Çekdar, Gulnaz Karataş’ın mücadele dolu yaşamını kaleme aldı. Berjîn Tekoşer, bilim insanı Rita Levi Montalcini’nin hayatını yazdı. Fidan Yıldırım ise Carin Sophie Adlersparre’nin portresine yer verdi.