Akbelen’de keşfe tepki gösteren yaşam savunucusu Esra Işık tutuklandı
Akbelen’de kömür ocağına karşı keşif sırasında heyete tepki gösteren yaşam savunucusu ve köy sakini Esra Işık, “heyete baskı yapabileceği” gerekçesiyle tutuklandı.
Haber Merkezi – Milas’taki Akbelen bölgesinde kömür ocağı için alınan acele kamulaştırma kararına ilişkin yapılan keşif sırasında tepki gösteren yaşam savunucusu ve köy sakini Esra Işık, “görevi yaptırmamak için direnme” iddiasıyla tutuklandı. Mahkeme, Esra Işık’ın heyetin ileride yapacağı keşiflerde “baskı oluşturabileceği” gerekçesiyle adli kontrolün yetersiz kalacağına hükmetti.
Muğla’nın Milas ilçesinde Akbelen bölgesinde kömür ocağı açılması için 6 köyü kapsayan acele kamulaştırma kararına karşı açılan davada dün keşif yapıldı. Keşif sırasında karara tepki gösteren ve davanın sürdüğünü hatırlatarak acele edilmemesini isteyen köylülerden Esra Işık, akşam saatlerinde askerler tarafından gözaltına alınarak Milas Jandarma Karakolu’na götürüldü.
Geceyi karakolda geçiren Esra Işık, sabah işlemlerinin ardından Milas Adliyesi’ne sevk edildi. Savcılık, “görevi yaptırmamak için direnme” iddiasıyla Esra Işık’ı tutuklama talebiyle Sulh Ceza Hakimliği’ne gönderdi. Hakimlik, aynı suçlama kapsamında Esra Işık’ın tutuklanmasına karar verdi.
Mahkeme kararında, “Şüphelinin mahkeme heyetinin bölgede başkaca keşiflerinin olması sebebiyle heyet üzerinde baskı yapabileceği kanaatine varılmakla adli kontrolün bu aşamada yetersiz kalacağı, tutuklama talebinin ölçülü olacağı” ifadelerine yer verildi.
‘Bu kamulaştırmayı istemiyoruz, burası bizimdir’
Esra Işık’ın keşif sırasında heyete yaptığı konuşma şöyle:
“Acele kamulaştırma iptal davaları Danıştay’da sürüyor. Biz buradan Danıştay’a sesleniyoruz; 200 parsel için dava açtık. Bu kamulaştırmayı istemiyoruz, burası bizimdir. ‘Hakkımıza dokunma’ dedik, ‘mülkiyet hakkımıza dokunma’ dedik ama bugün üzerimize açılan el koyma davaları için mahkeme heyeti keşfe gelmiş. ‘Kaç zeytin var, yaz’, ‘kaç ev var, yaz’… Biz sayıdan ibaret değiliz, burada hayatlarımız var. İki şirket için yasayı delmeye kalktınız; bunun da davası Anayasa Mahkemesi’nde. Biz insan değil miyiz, yurttaş değil miyiz? Bu topraklarda yaşamıyor muyuz, üretmiyor muyuz? Biz hiç miyiz? Danıştay’a sesleniyoruz; kaderlerimiz sizin önünüzde, bir imzanızı bekliyoruz. Geç gelen adalete adalet denir mi? Evlerimiz yıkıldıktan sonra kararınızın ne anlamı kalır? Bir an önce bu kararı verin, bıçak kemikte. Yarın burada çıkacak her türlü kaosun sorumlusu Anayasa Mahkemesi’dir, çünkü o kararı vermiyor.”
‘Karar direnci kırmaya yönelik’
Kararı değerlendiren İkizköylülerin avukatlarından Arif Ali Cangı, köylülerin keşfe gelen sivil aracı şirket çalışanlarına ait sandıkları için tepki gösterdiğini söyledi. Kararın hukukla ilgisi olmadığını belirten Arif Ali Cangı, “Bu durum direnci kırmaya yönelik. Keşif öncesinde hakimden keşiflerin durdurulmasını istedik. ‘Yürütmeyi durdurma kararı çıkacak, acele etmeyin’ dedik. Ancak yangından mal kaçırır gibi keşfe çıkıldı. Davanın avukatları olan bize bile haber verilmedi. Bu karara tepkiliyiz. Esra’nın serbest bırakılmasını istiyoruz” dedi.