Iraklı kadınların karar alma mekanizmalarındaki varlığı tartışıldı
Bağdat’da düzenlenen Toplumsal Diyalog Konseyi panelinde, Irak kadınının mevcut durumu, karar alma mekanizmalarındaki rolü ve devlet kurumlarındaki varlığının güçlendirilmesinin önündeki engeller tartışıldı.
RAJA HAMİD RAŞİD
Bağdat- Toplumsal Diyalog Konseyi Bağdat'ta bir panel düzenledi. Panele katılanlar, Irak'ta kadın ve çocukların karşılaştığı mevcut zorlukları tartışırken, şiddete maruz kalan kadınlar için sığınaklar ve uygun rehabilitasyon merkezlerinin sağlanmasını, yasa ve mevzuatlarda değişiklikler yapmak üzere birleşik bir kadın parlamento ekibinin oluşturulmasını talep ettiler.
Çeşitli alanlardan çok sayıda aktivist, akademisyen ve profesörün katılımıyla yapılan panele Başbakan'ın Kadın İşlerinden Sorumlu Danışmanı Ala el-Talabani de katıldı.
Panelde, Iraklı kadınların durumu, karar alma ve kamu politikalarındaki rolünün yanı sıra karşılaştığı en belirgin zorluklar ve devlet kurumları ile toplumdaki varlığının güçlendirilmesi yolları masaya yatırıldı.
Ala el-Talabani paneldeki konuşmasında, kadınların Irak toplumunun yaklaşık yüzde 49'unu oluşturduğunu vurgulayarak bu yarının kültürel, sosyal ve siyasi olarak dışlanmasının kabul edilemeyeceğini belirtti. Ala el-Talabani, "Toplumda kadının bakan, akademisyen, sivil toplum aktivisti olarak varlığının ve farklı platformlarda yer almasının gerekliliği hala tartışılıyor" diyerek bu katılımın bir lütuf değil, kadının doğal yeri ve hakkı olduğunu ifade etti.

Kota ve Meclis temsiliyeti
Ala el-Talabani, kadın kotası sisteminin kabul edilmesine yönelik çabalara da değindi. Başlangıçta taleplerin en az yüzde 40 oranında bir kota belirlenmesi yönünde olduğunu, ancak Yönetim Konseyi üyeleriyle yapılan toplantıların bu oranın yüzde 25 olarak belirlenmesiyle sonuçlandığını açıkladı. Ala el-Talabani, "Kota, kadının Temsilciler Meclisi'ndeki (parlamento) varlığının güvence altına alınmasına katkı sağladı. Ancak seçim rekabetinin doğası ve siyasi blok liderlerinin çoğunlukla erkek olması, kadınların adaylık şansını sınırlayan faktörler arasında yer aldı" dedi.
Ala el-Talabani, son yıllarda kadının toplumsal ve siyasi varlığında bir gerileme olduğuna dikkat çekerek, kadın aleyhine olan bazı adaletsiz yasalara ve parlamento bünyesinde kadın işlerine özel bir komisyonun bulunmadığına işaret etti. Ala el-Talabani, "Meclisteki yaklaşık 85 kadının, güçlerini birleştirmesi ve pozisyonlarını koordine etmesi halinde kadın davaları lehine önemli adımların atılmasına katkı sağlayabileceğini; buna yürütme organında, liderlik makamlarında ve devletin çeşitli kurumlarında kadın varlığının talep edilmesinin de dahil olduğunu" belirtti.
Kadının katılımının güçlendirilmesinin; onun anayasal, yasal, şer'i ve insani hakları ile kazanımlarının güvence altına alınmasında ileri aşamalara ulaşılmasına katkı sunabileceğini sözlerine ekledi. Ala el-Talabani, mecliste belirli oranda kadın bulunmasının, kadın meselelerine yeterli ilginin gösterildiği anlamına gelmediğini, çünkü sorunun bazen kadın milletvekillerinin, kadın haklarını ve davalarını savunmada gerekli duruşu göstermemesinden kaynaklandığını açıkladı.
Ala el-Talabani konuşmasını bitirirken şiddet, taciz, siber şantaj ve bilişim suçları yasası gibi dosyalar üzerinde çalışmaya devam edeceğini vurguladı.

Talepler sıralandı
Panelin sonunda bazı katılımcılar söz alarak kadın ve çocukların karşılaştığı en belirgin zorlukları, onlarla ilgili mevzuat ve politikaları geliştirme yollarını ele aldı.
Şems Ahmed, şiddet mağduru kadınların uygun sığınma evleri bulmada sorun yaşadıklarını belirterek, bu merkezlerin 18 yaşını geçmiş yetişkin kadınları kabul etmediğine dikkat çekti ve bu durumun çözülmesi gereken büyük bir sorun olduğunu ifade etti.
Akademisyen Lema el-Hazreci de meclisteki kadın milletvekili sayısının 84 olduğunu belirterek parlamentoda 16 siyasi blok bulunduğuna dikkat çekti. Lema El-Hazreci, "Her bloktan bir kadının aday gösterilmesiyle, kadınlarla ilgili yasaların değiştirilmesi için çalışacak güçlü bir kadın ekibi kurulabilir. Bu yasalara Caferi Medeni Kanunu ile bağlantılı bazı hükümler de dahildir. Ayrıca yürütme ve liderlik makamlarında da kota sistemine geçilmesi sağlanabilir" dedi.
Kadın hakları aktivisti avukat Şirin Zengene ise Çocuk Koruma Yasası'na değinerek, bu tasarının 2020 yılından beri parlamento gündeminde olduğunu belirtti ve çocukların korunmasına katkı sağlaması için yasanın bir an önce çıkarılmasını talep etti.
Şirin Zengene ayrıca Caferi Medeni Kanunu'na da değinerek, barındırdığı bazı hükümlerin olumsuz yönlerini dile getirdi ve bunların kadın ile çocuk haklarına zarar verdiğini ifade etti.