El Nino güçleniyor
Dünya Meteoroloji Örgütü, El Nino’nun güçlendiğini ve etkisinin Şubat 2027’ye kadar sürme olasılığının yüzde 100’e yaklaştığını açıkladı.
Haber Merkezi- Dünya Meteoroloji Örgütü’nün 8 Ekim 2026 tarihli son güncellemesine göre El Nino güçleniyor. Ekvatoral Pasifik Okyanusu’nun orta ve doğu kesimlerinde deniz yüzeyi sıcaklıklarının ekim-aralık döneminde rekor seviyelere ulaşabileceği belirtiliyor. Bu durumun dünya genelinde sıcaklık ve yağış düzenlerini değiştirmesi; bazı bölgelerde kuraklık, şiddetli yağış ve sel riskini artırması bekleniyor. Örgüt, El Nino’ya ilişkin mevsimsel tahminlerin ulusal ve yerel hava tahminlerinin yerine geçmediğini de vurguluyor.
İran’da barajların yüzde 55’i boş
İran’daki barajların doluluk oranları, su kaynakları üzerindeki baskının sürdüğünü gösteriyor. 11 Ekim 2026 itibarıyla baraj rezervuarlarının yalnızca yüzde 45’i doluyken yüzde 55’i boş durumda. İçinde bulunulan su yılında barajlara gelen su miktarı 820 milyon metreküpe ulaştı. Geçen yılın aynı döneminde bu miktar 510 milyon metreküptü. Böylece barajlara gelen su miktarında yüzde 62 artış yaşandı. Ancak bu yükseliş, mevcut su açığının giderildiği anlamına gelmiyor.
Raporda, Tahran ve Elburz çevresindeki Lar ve Mamlu barajları başta olmak üzere ülkenin farklı bölgelerindeki bazı barajların durumunun kritik olduğu belirtiliyor.
Yağış miktarı hala sınırlı
İran’da yeni su yılının ilk haftalarına ilişkin yağış verileri de yeterli bir iyileşmeye işaret etmiyor. Ekim ayının başından 10 Ekim 2026’ya kadar kaydedilen yağış miktarı 4,2 milimetre oldu. Bu miktar, geçen yılın aynı dönemindeki 1,3 milimetrenin ve uzun yıllar ortalaması olan 3,2 milimetrenin üzerinde.
Buna rağmen ilk iki haftada kaydedilen yağış, önümüzdeki aylarda su kaynaklarının iyileşeceği sonucuna varmak için yeterli değil.
Batı ve güneybatıda yağış artışı bekleniyor
İran’daki bazı tahmin modelleri, ülkenin batı ve güneybatı bölgelerinde yağışların artabileceğine işaret ediyor. Bazı batı bölgelerinde yağış miktarının 30 ila 70 milimetre artabileceği ve bu olasılığın yaklaşık yüzde 70 olduğu tahmin ediliyor.
Tahminlerde İlam, Huzistan, Kürdistan, Kirmanşan, Çaharmahal ve Bahtiyari, Kohgiluye ve Buyer Ahmed, Urmiye, Fars, Loristan ve Buşehr eyaletleri öne çıkıyor. Ancak bu öngörüler, söz konusu bölgelerde yağışın kesin olarak gerçekleşeceği ya da yağışların her yere eşit dağılacağı anlamına gelmiyor.
El Nino, İran’da yağışın garantisi değil
El Nino ile İran’daki yağışlar arasındaki ilişki, bu iklim olayının güçlenmesinin bütün eyaletlerde yağış artışına yol açacağını söylemeye izin vermeyecek kadar karmaşık.
Nisan 2026’da Journal of Hydrology: Regional Studies dergisinde yayımlanan bir araştırmada, İran’daki su havzalarının 1960-2019 yılları arasındaki yağış verileri incelendi. Araştırmanın sonuçları, El Nino dönemlerinde İran’daki alt havzaların büyük bölümünde yağışların uzun dönem ortalamasının üzerine çıktığını gösterdi. Ancak etkinin şiddetinin El Nino’nun hangi aşamada olduğuna, gücüne ve bölgesel koşullara bağlı olduğu belirtildi.
Bulgular, ENSO adı verilen El Nino-Güney Salınımı ile İran’daki yağışlar arasında istatistiksel bir ilişki bulunduğuna işaret ediyor. Ancak bu sonuçlar, önümüzdeki kış yağışların kesin olarak artacağını ya da hangi eyaletlerin daha fazla yağış alacağını tek başına ortaya koymuyor.
Yağış artsa bile su krizi bitmeyebilir
Önümüzdeki aylarda yağışların artması durumunda bile bunun su krizine etkisi; yağışın nerede, ne kadar ve hangi zaman aralıklarında gerçekleşeceğine bağlı olacak. Kısa sürede düşen yoğun yağışlar yüzey akışına ve sellere neden olabilir. Bu tür yağışlar, baraj rezervuarlarını ve yeraltı su kaynaklarını uzun süreli ve toprağa nüfuz eden yağışlar kadar beslemeyebilir. Buna karşılık, su açığı bulunan havzalara düşen yeterli ve düzenli yağış, kaynakların toparlanmasına katkı sağlayabilir.
Bu nedenle El Nino’nun güçlenmesi, İran’daki kuraklığın ya da su krizinin sona ereceğinin kesin bir göstergesi olarak değerlendirilemiyor. İklim verileri yağış düzenlerinde değişiklik yaşanabileceğini ortaya koysa da ülkenin su kaynaklarının geleceği; havzalara düşecek gerçek yağış miktarına, barajlardaki rezervlere, yeraltı sularının beslenmesine ve su tüketiminin nasıl yönetileceğine bağlı olmaya devam ediyor.