Rûken Ehmed: Suriye’nin geleceği halkların birliğine bağlı

Ortadoğu ve Suriye’deki gelişmelere ilişkin değerlendirmesinde halkların birliği ve demokratik çözüm vurgusu yapan Rûken Ehmed, kadınların tüm alanlarda yer alması gerektiğini ve Suriye’nin geleceğinin halkların ortak iradesine bağlı olduğunu söyledi.

NEXEM ÇAÇAN

Qamişlo – Suriye, hızlı siyasi değişimlerin ve artan istikrarsızlığın yaşandığı bir dönemden geçiyor. Ortadoğu’daki bölgesel dönüşümler, ülkedeki güvenlik ve siyasi yapıyı doğrudan etkileyerek yeni ve belirsiz bir süreci beraberinde getiriyor. Kobanê yönetiminden Rûken Ehmed, ajansımıza Ortadoğu'daki, özellikle Suriye'deki siyasi durum hakkında değerlendirmelerde bulundu.

Ortadoğu'nun son 200 yıldır ulus devletlerden büyük zarar gördüğünü kaydeden Rûken Ehmed, “21. yüzyılda Ortadoğu'da, halkların umutları ve barışçıl bir ortam için eşi benzeri görülmemiş bir mücadele verildi. Ortadoğu'nun tarihsel durumunda, tüm bileşenler birlikte yaşıyordu. Ancak son 200 yılda, özellikle ulus devletlerin kurulmasıyla birlikte, Ortadoğu'yu yok etme, savaşla karşı karşıya bırakma ve önemsiz hale getirme politikası izlendi. Bu nedenle toplum, özellikle kadınlar, büyük zarar gördü” dedi.

‘Ulus devletlerin politikası soykırım ve savaştır’

Savaşın Ortadoğu'nun geleceğini tehlikeye attığını dile getiren Rûken Ehmed, "Ortadoğu’da yürütülen savaş sınırsız katliamlara yol açtı. Halkların kültürüne ve varoluşuna karşı katliamlar yapıldı ve yerinden edilmeler yaşandı. Bu, topluma, özellikle kadınlara büyük zarar verdi. Okullar yıkıldı, şehirler yerle bir edildi. Ortadoğu dünyanın cennetiydi, ancak bu çatışmalar nedeniyle durum giderek kötüleşti. 2013 yılında Rêber Apo Newroz mesajında, Ortadoğu’nun özüne dönmesi gerektiğini, bu özün ise birlikte yaşam ve savaşsız bir hayat olduğunu söyledi. Ancak ulus devletlerin politikası soykırım, savaş ve halkların bunlarla meşgul olmasıdır" diye belirtti.

Üçüncü Dünya Savaşı: Ulus devletler toplumsal sorunları çözmez

Üçüncü Dünya Savaşı'na dikkat çeken Rûken Ehmed, Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan'ın Üçüncü Dünya Savaşı'nın Ortadoğu'da ve Kürdistan'ın merkezinde olacağını söylediğini hatırlattı. Rûken Ehmed, bunun gerçekleştiğini belirterek, "2000 yılında Irak'a saldırı düzenlendi. 2014'te Musul, Şengal ve Rojava'ya saldırılar düzenlendi ve bu günümüze kadar devam ediyor. Ortadoğu’da ve özellikle Araplar arasında 22 devlet oluşturuldu ve bu 22 devletin içinde binlerce parçalanma yaşandı” sözlerine dikkat çekti.

Ulus-devletlerin toplumsal sorunları çözmediğini belirten Rûken Ehmed, “Eğer dünya savaşı toplumlar tarafından yürütülürse, ulus-devlet sistemleri ortadan kalkar ve toplum kendi kendini yönetir. Ulus-devletler toplumların sorunlarını çözmediği için, ömrünü tamamladıkları noktaya gelmişlerdir ve ortadan kaldırılmaları gerekir. Toplum kendini örgütler ve yönetirse, bu dünya savaşı toplumun, kadınların ve Ortadoğu’nun geleceğinin hizmetine girer. Ancak toplum kendini örgütlemez ve bu soykırım politikasına karşı uyanık olmazsa, bu politika bir kez daha topluma karşı kullanılacak ve toplum bir yüzyıl daha kaybedecektir" ifadelerinde bulundu.

Suriye halkına uyarı: Ortadoğu için kötü bir örnek haline gelebilir

Suriye halkının Türk devletinin Suriye üzerinde yürütmek istediği kirli politikalara karşı dikkatli olması gerektiğini söyleyen Rûken Ehmed, sözlerine şöyle devam etti:

“Eğer Suriye tüm bileşenleriyle birlikte, kendisine dayatılan soykırım savaşına karşı bilinçli olursa, demokratik, coğrafi ve çok kültürlü tarihi temelinde Suriye Cumhuriyeti’ni birlikte kurarak Ortadoğu’da bir örnek haline gelebilir. Ancak Suriye dış müdahalelere açık olursa, tüm bileşenler birlikte örgütlenmez ve nefret söylemlerine karşı durulmazsa, Suriye Ortadoğu için kötü bir örnek haline gelir. Kadınların ve gençlerin durumu büyük bir tehlike altındadır. Türk devleti, Suriye’yi krizden çıkarıyormuş gibi bir yaklaşım sergiliyor. Suriye halklarının bunu kabul etmemesi gerekir. Türk devleti, oyunlarını halkların ve inançların varlığı üzerinden kuruyor. Bu nedenle Türk devletinin Suriye üzerinde yürütmek istediği kirli siyasete karşı uyanık olunmalıdır.”

‘Arzumuz Kürdistan coğrafyasında yaşamaktır’

Rûken Ehmed, Kürt halkının köklü bir tarihe sahip olduğunu belirterek, “Kürt halkı olarak çok hassas ve önemli bir dönemden geçiyoruz. 21. yüzyıl özgürlük ve eşitlik yüzyılı olacak. Kürt halkı olarak Ortadoğu'daki tüm bileşenleri demokratik bir şekilde temsil edebilmemiz için, köklü bir tarihimiz var ve arzumuz Kürdistan coğrafyasında yaşamaktır” diye kaydetti.

Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın “Barış ve Demokratik Toplum” çağrısına öncülük ettiğini dile getiren Rûken Ehmed, “Barış ve Demokratik Toplum çağrısı için bir mücadele yürütülüyor ve bu sürece öncülük eden Önder Apo’dur. Silahlı mücadeleye son verildi, 52 yıl önce kurulan parti feshedildi ve silahlar yakıldı. Demokratik bir barış ve istikrarın sağlanması için tüm adımlar atıldı. Bu adımlar, tüm bileşenlerin durumunu da ortaya koyacaktır. Bu tarihi bir süreçtir ve tüm halkların bu sürece sahip çıkması gerekir” ifadelerinde bulundu.

‘Entegrasyon eritmek değil, birbirini tamamlamaktır’

Suriye’de yaşanan krizlere işaret eden Rûken Ehmed, geçici yönetimin kadınları kabul etmediğini belirterek, sözlerini şöyle tamamladı:

“6 Ocak’ta şiddetli bir savaş yaşandı ve Kürtler ile Araplar arasında bir savaş çıkarılmak istendi, ancak bu girişim de sona erdi. Barış ve demokratik bir entegrasyonun sağlanması için büyük bir mücadele yürütülüyor. Entegrasyonu doğru anlamak gerekir; entegrasyon eritmek değil, birbirini tamamlamaktır. Suriye’nin kadim tarihinde kadınlar önemli bir rol oynamıştır. Biz de Rojava Devrimi’nde ve bugüne kadar tüm alanlarda kendimizi kanıtladık. Geçici yönetim, Suriye ordusunda kadınların olmadığını söylüyor, ancak herkes biliyor ki kadınlar DAİŞ’i yenmiştir. Kadınların tüm kurum ve yapılarda yer alması gerekir. Suriye’nin ihtiyacı halkların birliği ve toprak bütünlüğünün korunmasıdır.”