Cezayir parlamentosunda kadın temsili: Kazanımlar ve yapısal engeller
Cezayir Parlamentosu’ndaki kadınların varlığı, önemli yasama kazanımlarına rağmen liderlik pozisyonlarına erişimi sınırlayan yapısal zorluklarla öne çıkıyor.
RABİA HURAYS
Cezayir – Cezayir parlamentosu, dokuzuncu yasama döneminde kadın temsilinde önemli bir düşüş yaşadı. Önceki dönemlerde (2012 ve 2017) 100’ü aşkın sandalyeye sahip olan kadın milletvekilleri, bu dönemde 407 sandalyeden yalnızca 32’sini elde edebildi.
Cezayir’de mevcut parlamento dönemi (2021–2026) sona yaklaşırken ve seçimlere yaklaşık iki ay kala, Ulusal Halk Meclisi’ndeki kadın parlamenterlerin rolü yeniden tartışma konusu oldu. Kadınların sayıca erkeklere göre az olmasına rağmen yasama süreçlerinde ne ölçüde etkili oldukları ve hangi yapısal engellerle karşılaştıkları gündemde yer alıyor. Parlamentodaki kadın varlığı, hem bazı yasama kazanımları hem de karar alma mekanizmalarına erişimde yaşanan zorluklar üzerinden değerlendiriliyor.
Sayısal olarak az olabilirler ama aktifler
Cezayir Ulusal Halk Meclisi üyesi ve Afrika Parlamenterler Birliği’nin daimi üyesi Zakia Bougtoucha, Cezayir parlamentosundaki kadınların çalışmalarına ilişkin değerlendirmelerde bulundu. “Az sayıda olmaları, az etki anlamına gelmez” diyen Zakia Bougtoucha, kadın parlamenterlerin önemine dikkat çekti. Sayısal olarak az olmalarına rağmen kadın milletvekillerinin yasama girişimleri, soru önergeleri ve oturum düzenleme gibi görevlerde aktif rol aldığına dikkat çeken Zakia Bougtoucha, ayrıca daimi komisyonlardaki çalışmalara katılım yoluyla kadınların parlamentoda güçlü bir varlık ortaya koyduklarını ifade etti.
Zakia Bougtoucha, kadın parlamenterlerin bazı önemli görevler üstlendiğini belirterek, “Cezayirli kadın parlamenterler mevcut dönemde iki kez Ulusal Halk Meclisi Başkan Yardımcılığı gibi siyasi görevlerde bulundu. Ayrıca Ulaştırma, İletişim ve Telekomünikasyon Komitesi ile Ekonomik İşler, Kalkınma, Sanayi ve Planlama Komitesi’ne iki kez üst üste başkanlık ettiler. Ancak bu temsil hala yetersizdir” diye kaydetti.
Kadınların temsilinin düşmesi
Kadınların parlamentodaki temsilinin azalmasına dikkat çeken Zakia Bougtoucha, mevcut tablonun yasama organındaki eşitsizliği ortaya koyduğunu ifade etti. Zakia Bougtoucha, “Kadınların parlamentodaki pozisyonlardaki varlığı, yasama organındaki paylarının azalmasını yansıtıyor. Dokuzuncu yasama döneminde kadın milletvekili sayısı 32’yi geçmiyor ve bunların hepsi 11 daimi komitenin üyesi. Hatta diğer ülkelerdeki benzer komiteler ve derneklerle kurulan parlamento dostluk komitelerinde bile yer alıyorlar” dedi.
Temsilin artırılmasında kota sisteminin önemi
Zakia Bougtoucha ayrıca, kadın temsilinin artırılması için kota sisteminin önemine vurgu yaparak, bunun yasama organında komiteler, liderlik ve yasama süreçlerinde kadınların sayısal temsiliyetini güçlendirebilecek etkili bir mekanizma olduğuna inandığını belirtti.
Kadınlar parlamentoda niteliksel olarak güçlüler
Zakia Bougtoucha, Cezayirli kadın parlamenterlerin parlamentodaki varlığını “nicelikten çok niteliksel bir varlık” olarak değerlendirdi. Zakia Bougtoucha, bu durumu örneklerle açıklayarak, “Pan-Afrika Parlamentosu düzeyinde Ekonomi Komitesi başkanlığı, aynı yasama organında Kadın Komitesi başkanlığı ve Afrika Parlamenterler Birliği’nde Kadın Parlamenterler Komitesi başkanlığına seçilme gibi görevler bu nitelikli temsili göstermektedir” dedi. Ayrıca İslam İşbirliği Teşkilatı’nda İnsan Hakları, Kadın ve Aile Komitesi Başkanlığı görevini de üstlendiğini belirtti.
Kadınların hükümet ve üst düzey siyasi yapılardaki temsiline ilişkin değerlendirmede bulunan Zakia Bougtoucha, karşılaşılan yapısal sorunlara dikkat çekti. Zakia Bougtoucha, “Hükümetin her düzeyinde kadın parlamenterlerin sayısının azlığı, tam dengeye ulaşmada yaşanan zorluklar, üst düzey pozisyonların hala erkeklerle ilişkilendirilmesine dair bazı zihniyetlerin sürmesi, zayıf siyasi destek ağları ve seçim mekanizmalarının her zaman fırsat eşitliği ilkesini yansıtmaması gibi faktörler etkili oluyor” ifadelerini kullandı.
‘Geleneksel toplumsal bakış açısı kadınları zorluyor’
Kadın bir parlamenter olarak karşılaştığı en belirgin zorluklara değinen Zakia Bougtoucha, yasama sürecinde çok yönlü güçlüklerle karşı karşıya kaldıklarını ifade ederek sözlerine şöyle devam etti:
“Yasama çalışmalarındaki zorluklar çok sayıda ve çeşitlidir ve farklı seviyeleri kapsar. Örneğin, yoğun parlamento görevlerini aile ve ev sorumluluklarıyla uzlaştırmanın ve dengelemenin zorluğu, ayrıca parlamento çalışmalarının ayrılmaz bir parçası olan sık seyahatler ve dış görevlendirmeler de buna dahildir. Bir diğer zorluk ise, kadınların rolünü ev ve aileyle sınırlayan, böylece siyasi aktör olarak rollerini ve hatta siyasi karar alma süreçlerini etkileme yeteneklerini azaltan geleneksel toplumsal bakış açısıdır. Bunlar, siyasi arenaya girmek isteyen kadınların karşılaştığı engellerle neredeyse aynıdır, çünkü siyasi, kamusal ve kültürel ortam onları hoş karşılamamaktadır. Diğer zorluklar arasında da, destek ve etki ağlarının sınırlı olması yer alıyor. Bu ağlar genellikle erkekler arasında daha derinden kök salmış durumda. Ayrıca kadınlar zaman zaman önyargıya ya da ciddiyetsizliğe maruz kalabiliyor.”
‘Kadınların sosyal sorunlarını gündeme taşıma eğilimi oldu’
Bu yasama döneminde kadın parlamenterler, özellikle kadınların sosyal sorunlarını gündeme taşıma eğiliminde oldu. Elli yaşından sonra artan boşanma vakaları ve bunun sonucunda ileri yaştaki kadınların karşılaştığı evsizlik ve ekonomik zorluklar, öncelikli konular arasında yer aldı. Bu çerçevede, Cezayir Aile Kanunu’nun 72. maddesinin yeniden değerlendirilmesi talep edildi. Söz konusu madde, babanın velayet haklarını kullanabilmesi için velayet sahibi ebeveyne uygun konut sağlama veya bu mümkün değilse kira ödeme yükümlülüğünü düzenliyor. Temel olarak çocuğun yararını ve istikrarını korumayı amaçlayan bu düzenlemenin, ileri yaşta boşanmış kadınların durumunu yeterince kapsamadığı ifade ediliyor. Milletvekillerine göre, velayet kaybı yaşayan birçok kadın bugün belirsiz bir gelecek ve ciddi sosyal güvencesizlikle karşı karşıya bulunuyor.
‘Temel sorun siyasi partilerin uygulamaları’
Kadın milletvekillerinin parlamentodaki konumuna ve karşılaştıkları zorluklara ilişkin değerlendirmede bulunan iki dönem milletvekili Farida Ghamra, temel sorunun yasal düzenlemelerden ziyade siyasi partilerin uygulamalarında olduğunu belirtti. Farida Ghamra, “Sorun kadınlarla ilgili yasal metinlerde değil, gerçek kriz siyasi partilerin uygulama mekanizmalarında yatıyor” sözlerine vurgu yaptı.
Parlamentoda kadınların liderlik pozisyonlarında oldukça sınırlı temsil edildiğini vurgulayan Farida Ghamra, bu durumun parlamento yönetiminden çok kadınlara gerçek fırsatlar sunmayan siyasi partilerle ilişkili olduğunu ifade etti. Farida Ghamra ayrıca, “Henüz hiçbir kadının bir parlamento bloğunun başına geçmemiş olması, bu alandaki yapısal eksikliği gösteriyor. Seçilmiş konseyler demokratik kurumlar olduğuna göre, kadınların bu pozisyonlarda yer almasını güvence altına alacak etkili mekanizmaların kurulması gerekiyor” dedi.