Kanser hastası Şêxa Îsmaîl’den Heyva Sor a Kurd’a destek çağrısı
Meme kanseriyle mücadele eden Şêxa Îsmaîl, kadınların bedenlerini tanımasının ve erken teşhisin önemine dikkat çekerken, Heyva Sor a Kurd’un ekonomik imkanı olmayan hastalar için sunduğu ücretsiz tedavi desteğinin hayati olduğunu vurguladı.
SORGUL ŞÊXO
Qamişlo- Bilim ve teknolojideki ilerlemelere rağmen kadınlar sağlık alanında hala ciddi sorunlarla karşı karşıya kalıyor. Kadınların yaşadığı sağlık sorunlarının temelinde yalnızca tedavi olanakları değil, sağlık kontrollerine geç başvurma, toplumsal baskılar ve ekonomik engeller de yer alıyor. Özellikle muhafazakar toplumlarda sağlık bilincinin zayıf olması, birçok hastalığın ilerledikten sonra fark edilmesine neden oluyor.
Ataerkil zihniyet, kadınların kendi bedenlerini tanımasını ve sağlık sorunlarını erken fark etmesini zorlaştırıyor. "Ayıp" ve "yasak" anlayışı, kadınların bedenleri hakkında konuşmasının ve sağlık sorunlarında destek aramasının önüne geçiyor. Doktora gitmek veya bedenini göstermek konusunda yaşanan çekinceler, hastalıkların gizli kalmasına ve daha ağır aşamalarda ortaya çıkmasına yol açıyor. Kadının kendi bedenini tanıması, yalnızca kendi sağlığını değil, ailesini ve toplumunu koruması açısından da önem taşıyor. Bu nedenle kadın anatomisi ve beden farkındalığı, sağlık sorunlarının erken teşhisinde temel bir rol oynuyor.
Kapitalist sistemde kadınlar sistemden uzaklaştırılıyor
Diğer yandan kapitalist sistem, sağlık alanını giderek daha fazla ticari bir alana dönüştürüyor. Sağlık hizmetlerinin pahalılaşması, özellikle yoksul, işçi ve kırsal bölgelerde yaşayan kadınların düzenli kontrollerden uzak kalmasına neden oluyor. Hastalıkların önlenmesi yerine tedavi süreçlerinin öne çıktığı bu sistemde, ilaç ve özel sağlık sektörleri büyük ekonomik kazanç elde ediyor. Kimyasal gıdalar, çevre kirliliği, zehirli ürünler ve modern yaşam koşulları da kanser ve meme hastalıkları gibi sağlık sorunlarının artmasında etkili oluyor. Kadınlar ise bir yandan hastalıkların nedenleriyle mücadele ederken, diğer yandan yüksek maliyetli tedavilere ulaşmaya çalışıyor.
Kadınların korunması ve öz savunma
Kadınların bedenlerini ve anatomilerini tanıma konusunda kendilerini geliştirmeleri, ağır hastalıklardan korunmaları açısından büyük önem taşıyor. Toplumda korunma çoğu zaman yalnızca "silahla korunma" ya da fiziksel güvenlik olarak görülüyor. Ancak asıl ve temel koruma, bilginin ve farkındalığın kendisidir. Kadınların öncelikle kendi özlerini, bilinçlerini ve kişiliklerini doğru şekilde korumaları gerekiyor. Kendi bedenini tanımak, ataerkil zihniyetin "ayıp" kalıplarını kırmak ve kapitalist sağlık politikalarını reddetmek, özgür kadınların öz savunmasının temelini oluşturuyor.
Suriye, ilaç eksikliği, kemoterapi ilaçlarındaki büyük kriz, yetersiz tıbbi ekipmanlar ve artan tedavi maliyetleri nedeniyle kanser hastaları açısından ciddi bir sağlık krizi yaşıyor. Kuzey ve Doğu Suriye’nin Qamişlo kentindeki Onkoloji Kadın Merkezi, Heyva Sor a Kurd tarafından açılan ilk uzmanlaşmış ve ücretsiz merkez olma özelliği taşıyor. Merkez, meme kanseri hastalarına önemli sağlık hizmetleri sunuyor.
20 yıldır kanser olduğunu öğrendi
İki çocuk annesi 45 yaşındaki Şêxa Îsmaîl, Heyva Sor a Kurd’da yaklaşık iki yıldır tedavi gören yüzlerce kanser hastasından biri. Şêxa Îsmaîl, meme kanserine karşı verdiği mücadeleyi ve hastalık sürecindeki deneyimlerini ajansımıza anlattı. Hastalığının başlangıçta farkında olmadığını belirten Şêxa Îsmaîl, “Göğsümden alınan örneğin ardından kemoterapi dozları aldım. Üç ayrı test yapıldı ve sonuçlar Şam’a gönderildi. Yapılan incelemeler sonucunda 20 yıldır bir tür meme kanseriyle yaşadığım ortaya çıktı. Ancak hastalığın bunca yıldır bedenimde olduğunu, vücudumu tükettiğini, sağlığımı benden aldığını ve beni güçsüz bıraktığını bilmiyordum” dedi.
Ekonomik durumu nedeniyle tedavi olamadı
Şêxa Îsmaîl, ekonomik durumunun kötü olması nedeniyle Şam ve Federal Kürdistan’daki hastanelere giderek tedavi olamadığını belirterek, sürecini şöyle aktardı:
“Almanya’da yaşayan hayırseverlerin desteği sayesinde bir süre tedavimi sürdürebildim. Ancak durumum ağırlaştı ve kemoterapi dozlarına ihtiyaç duyunca Heyva Sor a Kurd Hastanesi’ni tanıdım. Tedavi sürecime artık burada devam ediyorum. Tüm iğnelerimiz ücretsiz ve hiçbir ücret ödemeden birçok hizmetten yararlanıyoruz. Eğer hastane çalışanlarının duyarlılığı ve Heyva Sor a Kurd Hastanesi’nin desteği olmasaydı, belki de meme kanseri hastalarının yarısı hayatını kaybederdi. Çünkü ekonomik durumum Şam’da ya da Federal Kürdistan’da tedavi görmeme izin vermiyor.”
‘Böyle bir hastalıkla yaşayacağımı bilmiyordum’
Her 22 günde bir kez hastanede kemoterapi dozu aldığını kaydeden Şêxa Îsmaîl, hastalığın kendisinde yarattığı ağrıyı ve zorluklara dikkat çekti. Şêxa Îsmaîl, “Kanserim yayılıyor; karaciğerden pelvise, böbrek çevresine, mideye kadar ilerledi ve kalp damarlarımı da etkiledi. İki yıldır bu hastalık içimi tüketiyor. Biyopsi alınan tüm bölgeler yara halinde, bu yaralardan iltihap ve kan geliyor. Hastalığı çok geç fark ettim. Bunun benim başıma geleceğini ve böyle bir hastalıkla yaşayacağımı bilmiyordum” dedi.
Kadınlara çağrı
Kadınlara çağrıda bulunan Şêxa Îsmaîl, sözlerine şöyle devam etti:
“Kadınların her ay kontrollerini ve gerekli tahlilleri yaptırmaları gerekiyor. Kadınlar evde büyük bir aynanın karşısında kendi kendilerini muayene etmeli; memelerinin büyüklüğünde bir değişiklik olup olmadığına, koltuk altlarında kitle bulunup bulunmadığına, herhangi bir küçülme ya da büyüme olup olmadığına bakmalı. Meme kanserinin en fazla görüldüğü kesim kadınlardır. Sağlıklarının farkında olsunlar ve bedenlerinde herhangi bir değişiklik hissettiklerinde hemen doktora başvursunlar, ihmal etmesinler. Ben ise ancak bunca beden ağrısı ve ateş yaşadıktan, mememin şiştiğini, meme ucunun içe doğru çekildiğini ve kan geldiğini gördükten sonra fark ettim.
Hiçbir zaman meme kanserine yakalanacağımı düşünmezdim. 2-3 doz kemoterapi aldıktan sonra tüm saçlarım, kaşlarım ve kirpiklerim döküldü. Hastalık nedeniyle güçsüzleşiyorum, vücudumda et kalmadı. Eğer bana sunulan destekler olmasaydı, belki de şimdi hayatta olmayacaktım. Her kemoterapi dozundan sonra 7 gün boyunca ağrı ve acı içinde çığlık atıyor, yardım istiyorum. Her an çok ağır bir psikolojik ve fiziksel işkence yaşıyorum. Sanki günde on kez mezara girip çıkıyorum gibi bir his. Tüm bedenim yanıyor. Şu ana kadar 6’ncı kemoterapi dozumu alıyorum ve bunun sonunun nerede olduğunu bilmiyorum.”
Tedavi gördüğü Heyva Sor a Kurd Hastanesi’ne desteğin artırılması gerektiğini söyleyen Şêxa Îsmaîl, “Bu hastaneye daha fazla destek ve yardım sağlanmalı. Çünkü burada özellikle yoksul hastalara tüm hizmetler eksiksiz ve tam bir şekilde sunuluyor. Hayatımın sonuna kadar doktor ekibine ve hayırseverlere dualarımı edeceğim. Hastaneye destek olun ki onlar da bizim gibi hastalara tedavi imkanı sunmaya devam edebilsin” çağrısında bulundu.