Kadınlar regl sağlığı konusunda sessizliğin kırılmasını istedi
Dünya Regl Sağlığı Haftası için bir araya gelen Adalet Arayışındaki Kadınlar Hareketi üyeleri, regl olmanın utanç ya da ayrımcılık nedeni olmadığını vurgulayarak, kadınların hijyen ürünlerine erişim hakkının güvence altına alınması çağrısında bulundu.
Haber Merkezi – Dünya Regl Sağlığı Haftası’nın 28 Mayıs’ta başlamasıyla birlikte, Adalet Arayışındaki Kadınlar Hareketi’nin aktivistleri ve üyeleri “Adet tabu değildir” sloganıyla bir farkındalık etkinliği düzenledi. Katılımcılar, regl döngüsüne ilişkin toplumsal sessizliğin kırılması ve ayrımcı yaklaşımlarla mücadele edilmesi gerektiğini vurguladı.
Etkinliği düzenleyenler, regl olmanın kadın yaşamının doğal ve ayrılmaz bir parçası olduğunu belirterek, bunun utanç, toplumsal dışlanma ya da kadınların ve kız çocuklarının haklarının sınırlandırılması için bir gerekçe haline getirilmemesi gerektiğini ifade etti.
‘Adet tabu değildir’
Hareketin aktivistleri, birçok kadın ve kız çocuğunun kültürel tabular ve geleneksel yaklaşımlar nedeniyle regl sağlığı konusunda açıkça konuşamadığını belirtti. Aktivistlere göre bu durum, kadınların fiziksel, psikolojik ve sosyal sağlığı üzerinde ciddi sonuçlar doğuruyor.
Katılımcılar, “Adet tabu değildir” sloganının regl sağlığı hakkında açık konuşmayı teşvik etmeyi ve bu konudaki toplumsal sessizliği azaltmayı amaçladığını dile getirdi.
Düzenleyiciler, regl konusunda süregelen sessizlik ve utanç kültürünün özellikle dezavantajlı bölgelerde yaşayan kadın ve kız çocuklarının yeterli bilgiye ve hijyen ürünlerine erişimini zorlaştırdığını kaydetti.
Hijyen ürünlerine erişim hakkı
Adalet Arayışındaki Kadınlar Hareketi üyeleri, kadınların ve kız çocuklarının regl dönemine ilişkin sağlık hizmetlerine ve hijyen ürünlerine erişiminin temel bir hak olduğunu vurguladı.
Aktivistler, hijyen ürünlerine erişimde yaşanan yetersizliklerin, regl yoksulluğunun ve toplumsal kısıtlamaların kadınları ciddi sağlık ve psikolojik sorunlarla karşı karşıya bırakabileceğine dikkat çekti.
Bu nedenle kamuoyunda farkındalığın artırılması, okullarda regl sağlığı eğitiminin yaygınlaştırılması ve konu hakkında güvenli tartışma alanlarının oluşturulması çağrısında bulunuldu.
Kadınlara yönelik görünmez ayrımcılık
Kadın hakları savunucularına göre regl konusundaki olumsuz ve ayrımcı yaklaşımlar, birçok durumda kadınların eğitim, çalışma ve sosyal yaşamdan dışlanmasına yol açıyor.
Etkinliğe katılan bazı kadınlar, regl deneyiminin doğal bir biyolojik süreç olduğunu belirterek, kadınların bu nedenle utanç, aşağılanma veya kısıtlamalarla karşı karşıya bırakılmaması gerektiğini söyledi. Katılımcılar ayrıca regl olmayı “yasak” ya da “ayıp” olarak gösteren kalıp yargıların sona erdirilmesini istedi.
Farkındalık çağrısı
Aktivistler, regl sağlığı konusunda toplumsal farkındalığın artırılmasının kadınlara yönelik ayrımcılığın azaltılması ve kadınların sağlık haklarının korunması açısından önemli olduğunu belirtti.
Açıklamada, regl ile ilgili tabuların kırılmasının kadınların fiziksel ve ruhsal sağlığını güçlendireceği, kız çocuklarının özgüvenini artıracağı ve üzerlerindeki toplumsal baskıyı azaltacağı ifade edildi.
Kadın hakları savunucuları, regl olmanın insan yaşamının doğal bir parçası olarak görülmesi gerektiğini, kadınların sessizliğe, gizlenmeye veya toplumsal izolasyona zorlanmaması gerektiğini vurguladı.