İran’da savaşın yansıması: Fiyat pahalılığı kadın sağlığını olumsuz etkiliyor
İran’da ilaç ve hijyen ürünlerindeki kıtlık, sağlık hizmetlerinin artan maliyeti ve düşen ödeme gücü, kadınların sağlık hizmetlerine erişimini zorlaştırarak ciddi bir sağlık tehdidine dönüşüyor.
ZİLAN ETMANİ
Urmiye - İran’da ekonomik kriz ve artan hayat pahalılığı, kadınların sağlık hizmetlerine erişimini her geçen gün daha da zorlaştırıyor. İlaç ve hijyen ürünlerinde yaşanan kıtlık, yükselen sağlık hizmeti ücretleri ve hanelerin azalan alım gücü, kadınların özellikle tedavi ve kadın sağlığına ilişkin ihtiyaçlarını ertelemesine ya da yarım bırakmasına neden oluyor.
Eczanelerdeki yoğunluk arasında yorgun yüzlü orta yaşlı bir kadının sitem dolu sesi dikkat çekiyor:
“Çocukları ve evimi bırakıp buradayım. Serdeşt’ten Mahabad’a gönderdiler, Mahabad’dan Urmiye’ye geldim. Şimdi de ‘Burada arama, Tahran’a git’ diyorsunuz. Ya orada da yoksa?”
Bu tür konuşmalar son günlerde özellikle ilçelerdeki eczanelerin çoğunda sıkça duyuluyor. İran’da ilaç ve sağlık ürünlerinin çeşidi her geçen gün azalırken, birçok ürünün kalitesi de düşmeye devam ediyor. Bu kıtlık, özellikle kadın hijyen ürünleri başta olmak üzere ilaç ve sağlık malzemelerinin fiyatlarının ciddi biçimde artmasıyla aynı dönemde yaşanıyor. Kadınlar, sağlık sorunları için gerekli takip ve tedavilere erişmekte de giderek daha fazla zorlanıyor.
Regl hijyeni
Kadın hijyen ürünlerinin bulunduğu raflarda alışveriş yapan kadınların gözü, pedlerin markasına, kalitesine hatta paketteki ürün sayısına bakmadan önce rafların üst kısmındaki yüksek fiyatlara yöneliyor. Fiyatların hiçbiri 100 bin tümenin altında değil.
Yerel bir mağazada çalışan Şeyda H., hijyenik ped fiyatlarındaki değişimi şöyle anlatıyor:
“Bazı markaların fiyatı yaklaşık 40 bin tümenden 165 bin tümene çıktı. İthal ürünümüz yok çünkü daha önce yaklaşık 160 bin tümene satılan bir paket kadın bezi artık 1 milyon tümene ( yaklaşık 4 buçuk dolar) yaklaştı.”
Bazı yerli markaların ürünlerinin yeniden tedarik edilmemesi de Sarina S. gibi kadınlar için sorun yaratıyor. Sarina şöyle diyor:
“İki yıldır bir markanın hassas ciltlere uygun pamuklu pedlerini kullanıyordum. Ancak birkaç aydır ürün gelmiyor. Savaşın ardından hammadde temininde sorun yaşandığını söylüyorlar.”
Günlük ped gibi bazı ürünler de artık mağazaların raflarında bulunmuyor. Adet kaplarının fiyatı ise o kadar yüksek ki bir eczane çalışanının belirttiğine göre ne alıcı ne de satıcı bu ürünü temin edebiliyor.
Buna karşılık hijyenik ped fiyatlarının artması nedeniyle yıkanabilir ped ve eski kumaş parçalarının kullanımında artış yaşanıyor. Hijyen kurallarına uyulmaması halinde bu durum genital enfeksiyonlar, cilt sorunları, idrar yaparken yanma gibi çeşitli sağlık sorunlarına yol açabiliyor.
Fiziksel hastalıklar ve tanı ile tedavideki zorluklar
Kadınların fiziksel sağlık durumlarını takip etmesi de artan maliyetler ve geçim sıkıntısı nedeniyle giderek zorlaşıyor.
Kadın doğum uzmanı Nağme Z., durumu şöyle anlatıyor:
“Tanı hizmetlerinin pahalılaşması, hastaların yüksek maliyetler nedeniyle tahlil yaptırmamak için birden fazla soruna yönelik tedavilere yönelmesine neden oldu. Basit bir rahim ve yumurtalık ultrasonu yaklaşık 1 milyon tümene, Pap smear testi ise yaklaşık 3 milyon tümene mal oluyor. Basit hormon ilaçları veya kadın kanserlerinin tedavisinde kullanılan bazı ilaçların bulunmaması da özellikle ilçelerde yaşayan hastaları eyalet merkezlerine, Tahran’a, hatta kayıt dışı piyasalara ve komşu ülkelere yönlendiriyor.”
Nağme Z.’ye göre tedavilerini erteleyen hastalar arasında acil ameliyat gerektiren vakaların sayısı da arttı.
Ruhsal hastalığı olan kadınlar daha da görünmez hale geliyor
Psikiyatri ilaçlarına erişilememesi, ruhsal hastalıklarla yaşayan kişiler için büyük bir sorun oluşturuyor. Bazı dönemlerde psikiyatrik ilaçların bir bölümünde kıtlık yaşansa da piyasada alternatif ilaçlar bulunabiliyordu. Ancak artık alternatif ilaçların bile ciddi biçimde kıtlaştığı veya karneyle verildiği belirtiliyor.
Annesi şizofreni yaşayan Kaziwe M., ilaç kıtlığının ailede daha derin bir sürecin başlangıcı olduğunu söylüyor:
“Annemin her gün 6 hap kullanması gerekiyor. Ancak ilaç kıtlığı nedeniyle kullandığı doz azaldı ve düzensiz hale geldi.”
Kaziwe M., annesinin geçen ay ruhsal belirtilerinin ağırlaşması ve kendisine zarar vermeye çalışmasının ardından yeniden hastaneye yatırıldığını belirtiyor.
İran’da savaşın başlaması ve yaptırımların ağırlaşmasıyla birlikte birçok hasta için tedaviye erişim daha da zorlaştı. Yetkililerin de durumun giderek kötüleştiğini belirttiği bu süreç, daha önce sağlık hizmetlerine erişimde çeşitli engellerle karşılaşan kadınları tedaviyi bırakma veya tedavilerinin yarım kalması ve sağlıklarını tehdit eden risklerle karşı karşıya bırakıyor.