Newroz Silêman: Yapay zekaya karşı kültür ve sanatımızı korumalıyız
Yapay zekanın sanatçı emeği ve Kürt kültürünün özgünlüğü üzerinde tehdit oluşturduğunu belirten Newroz Silêman, “Gençleri sanat enstitülerine yönlendirmeli, kendi kültürleriyle yetişmelerini sağlamalıyız” dedi.
SORGUL ŞÊXO
Qamişlo – Teknolojinin gelişmesi ve son dönemde yapay zekanın yaygınlaşmasıyla birlikte 21’inci yüzyılda müzik endüstrisi ve şarkıcılık alanında büyük değişimler yaşandı. Araştırmalara göre bugün dünyada dinlenen şarkıların yüzde 44’ü yapay zeka aracılığıyla üretiliyor.
Yapay zekanın müzik alanındaki tehlikesi, yalnızca üretim süreçlerinin değişmesiyle sınırlı kalmıyor; halkların sanatsal kimliği, insan emeği ve hukuki sistem açısından da varoluşsal bir tehdit haline geliyor. Yapay zeka, telif haklarını gözetmeden sanatçıların eserlerini kolaylıkla kullanabiliyor ve kendine mal edebiliyor.
Yapay zekanın gençler üzerindeki riskleri de oldukça fazla. Özellikle gençlerin duyguları, düşünceleri, fikirleri ve yaşama bakışları üzerinde etkili oluyor. Yapay zeka bugün artık yalnızca bir araç değil, gençlerin günlük yaşamlarının bir parçası haline gelmiş durumda. Bu durum gençlerin psikolojileri ve iç dünyaları üzerinde de derin etkiler yaratıyor.
Yapay zeka teknik açıdan yeni olanakların ortaya çıkmasını sağlarken sanat, insan emeği ve gerçek duygular açısından özgünlüğü tehdit ediyor; sanatın ruhu, derinliği ve gerçekliği üzerinde olumsuz etkiler yaratıyor.
Mezopotamya Kültür ve Sanat Hareketi Müzik Komünü Yöneticisi ve sanatçı Newroz Silêman, konuya ilişkin ajansımıza değerlendirmelerde bulundu.
Rojava’da sanatın durumu
Newroz Silêman, 2026 yılında Rojava Kürdistanı’ndaki sanatın mevcut durumunun, toplumun içinden geçtiği süreç ve yaşanan gelişmeler göz önünde bulundurulduğunda yeterli olmadığını ancak küçümsenemeyeceğini belirterek şöyle konuştu: “Rojavalı sanatçılar her geçen gün kendilerini geliştiriyor ve yeni eserler üretiyor ancak bu yeterli değil. Bunun bir boyutunda karşı karşıya olduğumuz kuşatma var. Bununla birlikte Kürt kültürü ve sanatına, hatta Kürtçe söz ve şarkılara karşı yürütülen kültürel kırımın ne kadar etkili olduğunu da unutmamalıyız. Bütün bu kültürel kırım saldırılarına rağmen Kürt sanatının özgünlüğünü esas alarak kendimizi daha fazla geliştirmemiz, onun yok edilmesine ve ayaklar altına alınmasına izin vermememiz yönünde bir duruş ve çağrı var.
Rojava halkının içinden geçtiği sürece paralel olarak sanatsal adımlar atılıyor ancak kalıcı hale gelen bir çalışma henüz yok. Atılacak adımlarla sanatın kalıcı bir üretim ve çalışma alanına dönüştürülmesine ihtiyaç var.”
‘Toplumumuz Batı kültürünün etkisi altında kalmamalı’
Newroz Silêman, özellikle gençleri etkileyen bir sanat anlayışının ortaya çıktığını belirterek, yapay zekanın sanat alanındaki olumsuz etkilerine ilişkin, “Gençlerin düşünce dünyasını etkileyen unsurlardan biri, yapay zekayla üretilen şarkıları dinlemeleridir. Hangi yol ve yöntemle olursa olsun, önemli olan Rojava’da yapay zekanın bu etkisinin önüne geçebilmemizdir. Çünkü Kürtler, özgün Kürt kültürünün güçlü değerleriyle yetişti. Bunun gençlerimizi etkilememesi için çaba göstermeliyiz. İlk adım kadınlar ve annelerle başlıyor, ardından sanat kurumları ve enstitüleriyle devam ediyor. Anneler çocuklarının Kürt kültürü çizgisinden uzaklaşmasına izin vermemeli” şeklinde konuştu.
‘Yapay zeka, adı gibi yapaydır; Kürt duygularının özgünlüğünden uzaktır’
Ortadoğu toplumlarının insanlığın ilk uygarlıklarının mirasçıları olduğunu belirten Newroz Silêman, kültür ve sanatın korunması için atılması gereken adımlara ilişkin şunları söyledi: “Batı kültürünün etkisi altında kalmamalıyız. Üretilen bu şeylerin temeli yok, herhangi bir köke dayanmıyor. Yapay zeka, adı gibi her zaman ‘yapay’ kalacaktır. Bizim evimiz, toplumumuz ve sanatımız olamaz; kültürümüzü ve özgünlüğümüzü temsil edemez. Kültüre yarar sağlamak yerine onu yok ediyor. Medyadan okullara kadar sanatla ilgili herkes harekete geçmeli. Yapay zekanın zehirli bir hücre gibi çocuklarımızın ve gençlerimizin kalbine, damarlarına girmesine ve onları Batı kültürüne göre şekillendirmesine izin vermemeliyiz.”
‘Yapay zekayla sanat yapanlar sanatçı olamaz’
Newroz Silêman, yapay zekayla görüntüsü ve sesi oluşturulan, şarkı söyleyebilen iki robot üretildiğine işaret ederek, “Bunlar hiçbir zaman doğal ve gerçek bir üretim olamaz. Dinlediğinizde tüyleriniz diken diken olmuyor, bir şey hissetmiyor ve o sesten etkilenmiyorsunuz. Çünkü bunları duyguları olan insanlar üretmedi. Bugün herkes çıkıp ‘Ben sanatçıyım, bir şarkı ya da şiir yaptım’ diyebiliyor ancak ürettiklerinin tamamı yapay zekadan geliyor, düşünsel bir temeli yok. Sanatçı, gece gündüz araştıran, emek veren, ter döken ve böylece eser ortaya çıkaran kişidir. Bu nedenle bu robotlar hiçbir zaman sanatçı olamaz” dedi.
‘Günümüz kuşakları teknolojiyle büyürken doğal köklerinden ve değerlerinden uzaklaşıyor’
Newroz Silêman, hızla gelişen teknolojinin gençler üzerinde büyük bir etkisi olduğuna dikkat çekerek şöyle konuştu: “Çocuklarımız bugünün kuşağı. Teknolojinin gelişimiyle birlikte her geçen gün büyüyorlar. Bizim kaygımız, bundan fazlasıyla etkilenmeleri. Çocuklarımız bize, ‘Sizin 50 yılda atamadığınız adımları biz bir saatte atabiliriz’ diyor. Anne ve babalar, çocukların sözünü ettiği o bir saate dikkat etmeli. Çünkü bu, geleceğimize ve toplumumuza yarar sağlamıyor; aksine kültürümüzü asimile ediyor.”
Özgün ve köklü bir kültüre sahip olduklarını belirten Newroz Silêman, çocukların da bu kültürle yetiştirilmesi gerektiğini vurgulayarak şöyle devam etti:
“Çünkü tarihsel hikayelerimiz ve destanlarımız, insanlık tarihinin başlangıcından bu yana dengbêjlik aracılığıyla günümüze kadar ulaştı ve her zaman korundu. Benim kendime öncü olarak gördüğüm ve büyük değer verdiğim sanatçı Eyşeşan’dır. Ardından Meryem Xan, Cemîl Horo, Mizgîn ve şehit Delîla gelir. Biz de bu iz üzerinde yürümeye devam edeceğiz. Onlardan öğrendiğimiz sanatı çocuklarımıza da öğreteceğiz. Bir gün Eyşeşan gibi sahneye çıkıp onun şarkılarını kendi sesimle söylemek istiyorum. Bunun için büyük bir çaba gösteriyorum.”
‘Sanatçıların toplumdaki rolü zayıflatılmamalı’
Newroz Silêman, yapay zeka aracılığıyla sanatçıların eserlerinin sahiplenildiğini, telif haklarının ve eserlerine ilişkin haklarının ihlal edildiğini belirterek, bunun sanatçıların hakları ve varlığı açısından bir tehdit oluşturduğunu söyledi. Newroz Silêman, “Yapay zekaya karşı dava açamıyorum. Özel bilgilerim, telif haklarım ya da sesim çalınıp sahiplenildiğinde de bir şey yapamıyorum. Bu nedenle bugün kültürümüzün çalınmaması ve basitleştirilerek herkese sunulmaması konusunda herkes sorumludur. Sanatçıların toplumdaki rolünün ve etkisinin zayıflamaması için bunun önüne geçilmelidir” ifadelerine yer verdi.
‘Yapay zekaya karşı çocuklarımızı sanat enstitülerine yönlendirelim’
Newroz Silêman, annelerinin söylediği ninnilerle büyüyen ve daha beşikteyken Kürtçe ezgileri dinlemeye başlayan çocuklara ilişkin şu mesajı verdi:
“Dengbêj annelerimize yeniden dönelim. Çocuklarımızı Rojava Kürdistanı’ndaki sanat enstitülerine yönlendirmeliyiz. Sanatı ve Kürt kültürünü akademik ve bilimsel bir temelde öğrenerek koruyabilmelerinin önünü açmalıyız. Böylece kendi toplumlarının sanatçıları olarak yetişebilirler.”