Tunus’ta müzik kadınlara nefes alacak alan açıyor
Müzik öğretmeni Aicha Haji ve müzikle ilgilenen Sanaa El-Ati, müziğin kadınların özgüven kazanmalarına ve günlük yaşamın baskılarıyla baş etmelerine katkı sunduğunu belirterek, sanata yönelik toplumsal ön yargılara dikkat çekti.
İHLAS HAMRUNİ
Tunus- Günlük yaşamın baskıları ve toplumsal kısıtlamalar karşısında bazı kadınlar, müziği kendilerini ifade etmenin ve özgüvenlerini geliştirmenin bir yolu olarak görüyor. Bazıları ise sanat ve kadının toplumdaki rolüne ilişkin kalıplaşmış yargılara rağmen müziğe duydukları tutkuyu mesleğe dönüştürüyor. Tunuslu müzik öğretmeni Aicha Haji, müziğin utangaçlığını aşmasına ve toplumsal zorluklarla mücadele etmesine nasıl yardımcı olduğunu anlatırken, müzikle ilgilenen Sanaa El-Ati de müziğin kadınların günlük yaşamındaki yerine, duygularını ifade etmelerine ve yeteneklerini keşfetmelerine sunduğu imkanlara dikkat çekiyor.
Müzikle iyileşti

Aicha Haji, müzik alanındaki meslek hayatına 2009 yılında Sfaks Bölgesel Müzik Enstitüsü’nde bir iş sözleşmesi imzalayarak başladığını, daha sonra özel okullarda ve kültür merkezlerinde çalıştığını belirtti. Müziğin kişisel yaşamında büyük bir değişim yarattığını ifade eden Aicha Haji, “Önceden çok utangaç, içe kapanık ve karar vermekte tereddüt eden biriydim. Müzik, özgüven kazanmama, zorluklarla yüzleşmeme ve topluluk önünde konuşabilmeme yardımcı oldu. Lise bitirme sınavlarına hazırlandığım dönemde psikolojik baskı ve şiddetli baş ağrıları yaşadım. Bu nedenle doktora başvurdum. Müzik, o süreçte enerjimi yeniden kazanmama ve önceliklerimi düzenlememe yardımcı oldu” diye konuştu.
İlçedeki ilk müzik öğretmeni
Kişisel yaşamında karşılaştığı zorlukların yanı sıra müziği yalnızca dans etmek ve alkışlamaktan ibaret gören, sanatın değerini kabul etmeyen toplumsal anlayışla da mücadele ettiğini dile getiren Aicha Haji, “Çevremden kabul görmesem de eğitimimi sürdürdüm ve müzik öğretmeni oldum. Sidi Buzid vilayetine bağlı Hasi Ferid ilçesindeki ilk kadın müzik öğretmeniyim. Bölgede bu alanda çalışan kadın öğretmen sayısı, kız kardeşim ve ben olmak üzere yalnızca iki kişi” sözlerine yer verdi.
Kadınların bazı sanat dallarıyla ilgilenmesini engelleyen toplumsal yargıların hala varlığını koruduğuna dikkat çeken Aicha Haji, “Müzik bana kendimi ifade etme ve korkularımla yüzleşme alanı sundu. Kadınlar günlük yaşamlarında müziğe zaman ayırmalılar. Bunun için müzik yapmak ya da müzik dinlemek yeterli” ifadelerini kullandı.
‘Müzik nefes alma alanı oluşturuyor’

Kamu kurumunda çalışan ve müzikle ilgilenen Sanaa El-Ati de bu sanatın kadınların günlük yaşamındaki yerini ele aldı. Müziğin günlük yükler, ailevi ve toplumsal sorumluluklarla mücadelede bir nefes alma alanı oluşturabileceğini belirten Sanaa El-Ati, “Müzikle kurulan ilişki, kadınların tercihlerine ve kendilerine uygun buldukları yöntemlere göre değişiyor. Müzikten yararlanmak yalnızca enstrüman çalan ya da sanatla uğraşan kadınlarla sınırlı değil” dedi.
Ritmi dinlemenin ve müzik etkinliklerine katılmanın da kadınlara duygularını ifade etme ve günlük yaşamın baskılarından uzaklaşma imkanı sunduğunu kaydeden Sanaa El-Ati, “Kadınların müzikle etkileşim kurmak için başvurdukları müzik kulüpleri de bulunuyor” diye belirtti.
‘Kadınlar ön yargılar üzerinden yargılanmamalı’
Müzikle uğraşmanın, özellikle daha önce yeteneğini ortaya koyma ya da geliştirme fırsatı bulamamış kadınların kendi becerilerini keşfetmelerini sağlayabileceğini belirten Sanaa El-Ati, şöyle konuştu:
“Kalıplaşmış yargılar, bazı sanat alanlarında kadınların karşılaştığı zorluklar arasında yer alıyor. Özellikle dans ve halk sanatlarında kadınların bu sanatlarla uğraşmasına ilişkin toplumsal yargılar etkili oluyor. Kadınlar kendilerine uygun sanatı seçme hakkına sahip. Sanat dalları çeşitlilik içeren alanlar olarak değerlendirilmeli ve bu alanlarla ilgilenen kadınlar, kadının toplumdaki rolü ya da imajına ilişkin ön yargılar üzerinden yargılanmamalı. Hayatın tadını çıkarın, olumlu enerji yaratın ve müziği her gün yol arkadaşımız yapalım.”