‘Kelebek Etkisi’ ekibi Bağdat'ın duvarlarını açık hava galerisine dönüştürüyor

"Kelebek Etkisi" ekibi, küçük bir sanatsal dokunuşun büyük bir değişim yaratabileceği inancıyla hareket ediyor. Iraklı genç kadınlar, duvarları, sokakları ve okulları güzellik ve umutla dolu alanlara dönüştürerek topluma yeniden hayat kazandırıyor.

RAJA HAMİD RAŞİD

Irak- Renkli fırçaları ve büyük hayalleriyle "Kelebek Etkisi" ekibindeki genç kadınlar, Bağdat'taki okul duvarlarını, sokakları ve meydanları açık hava sanat galerilerine dönüştürdü. Renklerin arasına farkındalık mesajları yerleştiren ekip, Irak'ın kültürel mirasını ve kimliğini yaşatmayı hedefliyor. Gönüllü girişimlerle yola çıkan genç kadınlar, şehrin güzelliğini değişimin başlangıç noktası haline getirmeye, duvar resimlerini ise kentin tarihini anlatan ve aidiyet duygusunu güçlendiren görsel bir hafızaya dönüştürmeye karar verdi. Onlara göre değişim küçük bir projeyle başlasa da toplumda büyük bir iz bırakabiliyor.

‘Çalışmalarımız geleceğe iz bırakabilir’

Bilgisayar Bilimleri lisans mezunu Fatıma Yusuf, "Kelebek Etkisi" ekibinin adının, bir kelebeğin kanat çırpışının ne kadar küçük görünse de gelecekte büyük sonuçlar doğurabileceğini anlatan "kelebek etkisi" teorisinden ilham aldığını belirtti. Bu ismin, küçük ve basit görünen çalışmaların toplumda büyük değişimler yaratabileceği inancını yansıttığını söyleyen Fatıma Yusuf, "Vermek istediğimiz mesaj şu; etkimiz ne kadar küçük görünürse görünsün, güzelliği yayabilir ve gelecekte olumlu bir iz bırakabilir. Ülkemizin daha renkli ve daha güzel olmasını, sokakların, meydanların ve okulların daha estetik mekanlara dönüşmesini hayal ediyoruz. Böylece bu güzellik insanların, özellikle de çocukların ruhuna yansıyacaktır" dedi.

Kadınlardan ilham alıyorlar

Ekip üyelerinin bu çalışmaya büyük bir tutkuyla bağlı olduklarını belirten Fatıma Yusuf, sanatın insani ve ulusal bir mesaj taşıdığına inandıklarını ifade etti. Iraklı kadınların bıraktığı kalıcı izlerden ilham aldıklarını söyleyen Fatıma Yusuf, bunların başında, dünyanın birçok ülkesindeki eserleriyle Irak'ın adını yaşatan merhum mimar Zaha Hadid'in geldiğini dile getirdi. Fatıma Yusuf, ekibin tüm sanatsal çalışmalarında Bağdat kültürünü ve halk mirasını yansıtmaya, eski sokakları ve tarihi mekanları yeniden canlandırmaya özen gösterdiğini söyledi. Fatıma Yusuf, ayrıca topluma iz bırakan Iraklı kişiliklerin yanı sıra bilim, edebiyat ve düşünce alanlarında önemli katkılar sunmuş çok sayıda bilim insanı, düşünür, yazar ve sanatçıyı da duvar resimlerinde ölümsüzleştirdiklerini kaydetti.

Çocukların psikolojisi öncelleniyor

Ekibin çalışmalarının yalnızca sokak ve meydanlardaki duvar resimleriyle sınırlı olmadığını ifade eden Fatıma Yusuf, okullarda da duvarları ve bahçeleri eğitici ve bilinçlendirici resimlerle süslediklerini söyledi. Bu çalışmaların öğrencileri teşvik ettiğini, okul, eğitim ve başarı sevgisini güçlendirdiğini belirten Fatıma Yusuf, renkli ve neşeli çizimlerin okul ortamına olumlu bir hava kattığını ve çocukların psikolojisine de olumlu katkı sunduğunu dile getirdi.

Kadınlar gönüllü çalışıyor

Fatıma Yusuf, ekip üyelerinin büyük bölümünü kadınlar ve çocukların oluşturduğunu, yaklaşık elli genç kadından oluşan ekibin yaklaşık dokuz yıldır gönüllü olarak faaliyet yürüttüğünü aktardı. Ekip üyelerinin dijital medya aracılığıyla tanıştığını dile getiren Fatıma Yusuf, resme duyduğu tutkunun ekibe katılmasındaki en önemli etken olduğunu ifade etti. Ekipte yer alan bir arkadaşının resme olan ilgisini bildiğini söyleyen Fatıma Yusuf, önce kendisini ekibin çalışmalarını yakından görmeye davet ettiğini, daha sonra da resmen ekibe katıldığını anlattı.

‘Toplumda güzel bir iz bırakmak istiyorum’

Fatıma Yusuf, "Kendimi bu ekibin içinde buldum. Çünkü taşıdığı mesaja inanıyorum ve toplumda güzel bir iz bırakmak istiyorum. Bu ekiple çalışmayı sürdürmekten mutluyum. Vermek istediğimiz mesaj, toplumu ve vatanı korumanın herkesin sorumluluğu olduğudur. Temizlik ve güzelliğe verilen önem aileden başlamalıdır. Çünkü aile iyi bireylerin yetiştiği temel yapıdır; aile sağlam olursa toplum da sağlam olur" diye ekledi.

Ekibin gerçekleştirdiği tüm çalışmaların tamamen gönüllülük esasına dayandığını, hiçbir maddi karşılık almadan, bazen de yalnızca sembolik ücretlerle çalıştıklarını söyleyen Fatıma Yusuf, özellikle yaz aylarında çok yüksek sıcaklıklara rağmen çalışmalarını sürdürmeye devam ettiklerini belirtti. Fatıma Yusuf, "Çocukluğumuzdan beri annelerimiz bize kadının topluma hizmette temel bir ortak olduğunu ve toplumun gelişmesi için fedakarlık yapabileceğini öğretti. Bu nedenle kadının kalkınmada, gelişmede ve vatana hizmette merkezi bir role sahip olduğuna inanıyoruz" ifadelerini kullandı.

‘Bu çalışma çok değerli bir mesaj taşıyor’

Güzel Sanatlar Fakültesi mezunu Maha Müeyyed Cemil ise, "Kelebek Etkisi" ekibine Facebook'taki sayfalarını takip ettikten sonra katıldığını belirterek, ekibin fikri ve verdiği insani mesajların kendisini ilk andan itibaren etkilediğini söyledi. Maha Müeyyed Cemil, "Ekibe katılıp üyelerle birlikte çalışmaya başladıktan sonra topluma faydalı bir iş yaptığımı hissettim. Çünkü bu çalışma çok değerli bir mesaj taşıyor. Aynı zamanda sanatçı, eserinin kamusal alanlarda bıraktığı etkiyi gördüğünde büyük bir mutluluk ve tatmin duygusu yaşıyor" dedi. Maha Müeyyed Cemil, ekibin yaptığı resimlerin Bağdat mirası ve kadim Irak uygarlığından ilham aldığını vurguladı.

‘Çizdiğimiz her duvarda bir iz bırakıyoruz’

Her duvar resminin ulusal kimliği yansıtan sanatsal bir iz taşıdığını belirten Maha Müeyyed Cemil, "Çizdiğimiz her duvarda bir iz bırakıyoruz. Çünkü bu eserler, gurur duyduğumuz köklü mirasımızın ve Mezopotamya uygarlığımızın bir uzantısını temsil ediyor. Bu nedenle soyut, kübist, klasik ve realist gibi farklı sanat akımlarını, anlatmak istediğimiz fikir ve mekânın yapısına uygun şekilde kullanmaya özen gösteriyoruz" dedi.

Ekip olarak karşılaştıkları en önemli zorluklardan birinin, kadınlardan oluşan bir grubun sokaklarda ve kamusal alanlarda duvar resmi yapması olduğunu ifade eden Maha Müeyyed Cemil, bazı gelenek ve göreneklerin hala etkisini sürdürdüğü toplumda kadınların kamusal alandaki çalışmalarının zaman zaman olumsuz bakışlarla karşılandığına dikkat çekti.

‘Sanatın gücüne inanıyorum’

Plastik sanatlar sanatçısı Hanin Abdülbari de ekiple yaşadığı deneyimi anlatarak, grubu dijital medya üzerinden tanıdığını söyledi. Tesadüfen bir genç kadının duvar resmi yaptığını gördüğünü belirten Hanin Abdülbari, bu çalışmadan çok etkilendiğini, ardından ekiple iletişime geçtiğini ve 2023 yılının sonunda gruba katıldığını ifade etti. Hanin Abdülbari, "İlk andan itibaren buranın bana ait olduğunu hissettim. Çünkü resim yapmayı çok seviyorum ve sanatın gerçekliği değiştirebilecek bir güce sahip olduğuna inanıyorum" dedi.

İlk çalışmasının Bağdat'ın eski mahallelerinden birinde olduğunu anlatan Hanin Abdülbari, yıllar boyunca yaşanan olaylar nedeniyle kurşun izleriyle kaplı eski ve yıpranmış bir evin duvarında çalıştıklarını belirterek, "Her kurşun izinin yerine bir çiçek çizdik. Duvar resminde ayrıca Bağdatlı kadından ve halk kültüründen ilham alan figürlere de yer verdik" diye belirtti.

Mahalle sakinlerinin çalışmayı büyük beğeniyle karşıladığını söyleyen Hanin Abdülbari, hasarlı duvarın sanatsal bir tabloya dönüşerek bulunduğu yere yeni bir ruh ve estetik kazandırdığını belirtti. Ekip ile okul yönetimleri ve belediyeler arasında duvar resimlerinin korunması ve bakımının yapılması konusunda sürekli bir iş birliği bulunduğunu ifade eden Hanin Abdülbari, zarar gören eserleri düzenli olarak yenilediklerini ya da toplumun ihtiyaçlarına uygun mesajlar içeren yeni duvar resimleri yaptıklarını dile getirdi.

Projenin yayılması hedefleniyor

"Kelebek Etkisi" ekibinin kadın üyeleri, projelerinin yalnızca Bağdat ile sınırlı kalmamasını, Zaxo'dan Basra'ya kadar Irak'ın bütün kentlerine yayılmasını umut ettiklerini söyledi. Kadınlar, amaçlarının güzellik kültürünü ve çevre bilincini yaygınlaştırmak, Irak'ın köklü uygarlık ve kültürel mirasını görünür kılarak ülkenin turizm ve kültür alanındaki değerini öne çıkarmak olduğunu ifade ettiler. Ekip üyeleri sözlerini, "Her kadın bulunduğu her yerde, ister ailesinde ister çevresinde isterse çalışma hayatında olsun, olumlu bir iz bırakan bir 'kelebek' olabilir" sözlerine vurgu yaptı. Irak tarihinin toplumda kalıcı izler bırakan, Irak, Arap ve dünya tarihine katkı sunan kadınlarla dolu olduğunu belirten ekip üyeleri, bunun kendilerine çalışmayı sürdürme gücü verdiğini ifade ederek, sanatın değişim yaratabilen ve daha güzel, daha bilinçli bir toplum inşa edebilen güçlü bir mesaj olduğunu kaydetti.