Fas'ta bakım emeğini anlatan ‘Duvarların Ardında’ filmi gösterime girdi

Fas'ta kadınların görünmeyen ev içi emeği ve bakım yükünü konu alan “Duvarların Ardında” adlı kısa film, Kazablanka'da ilk kez izleyiciyle buluştu.

Haber Merkezi- Fas'ta aile hukuku reformu ve bakım ekonomisi tartışmalarının sürdüğü bir dönemde, Eşitlik ve Yurttaşlık İçin Mücadele Derneği, “Duvarların Ardında” adlı kısa filmin ilk gösterimini Kazablanka'da gerçekleştirdi.

Senaryosu ve yönetmenliği Huvari Gıbari'ye ait olan film, iki çocuğunu büyütmek için işini bırakan ve hayatını ailesine adayan Emel'in hikayesini anlatıyor. Gününe herkesten önce kahvaltı hazırlayarak başlayan Emel, çocuklarını okula götürüyor, alışveriş yapıyor, yatalak kayınvalidesine bakıyor ve gününü görünmeyen ev işleriyle tamamlıyor.

Emel’in dönüşümü

Annesinin hastalanarak pahalı bir ameliyata ihtiyaç duyması ve eşinin maddi destek vermeyi reddetmesi üzerine yeniden çalışma hayatına dönmeyi düşünen Emel, bu süreçte ekonomik bağımsızlığını yeniden kazanırken aile içinde sorumlulukların daha adil paylaşılmasına yönelik yeni bir dönemin kapısını aralıyor. Film, bu dönüşümü “olumlu erkeklik” anlayışı çerçevesinde ele alıyor.

Binlerce kadının hikayesi

Eşitlik ve Yurttaşlık İçin Mücadele Derneği Başkanı Buşra Abdu, filmin her gün ev işleri ve bakım hizmetlerini üstlenen ancak emekleri sosyal ve ekonomik olarak görünmez kalan binlerce kadının yaşamından ilham aldığını söyledi. Buşra Abdu, ev içi emeğin ağır bir çalışma olmasına rağmen üretken bir faaliyet olarak değerlendirilmediğini ve ekonomik değerinin çoğu zaman görmezden gelindiğini belirterek, boşanma veya aile içi anlaşmazlıklarda kadınların aileye sundukları katkının dikkate alınmadığını ifade etti.

Kadınların katkısı ekrana taşınıyor

Filmin, kadınların evlilik süresince aile servetinin oluşumuna yaptığı katkıyı da gündeme taşıdığını kaydeden Buşra Abdu, kadınların ev içindeki günlük emekleriyle aileyi ve ortak yaşamı inşa etmelerine rağmen bu katkının mal paylaşımında ya da ekonomik değerlendirmelerde yeterince karşılık bulmadığını dile getirdi. Buşra Abdu, filmde eş karakterinin şiddet uygulayan ya da kötü niyetli biri olarak değil, ev işlerini kadınların görevi olarak gören toplumsal kalıplarla yetişmiş bir erkek olarak resmedildiğini söyledi. Kadının ekonomik bağımsızlığını kazanmasının ardından ise bakım ve ev işlerinin ortak sorumluluk olduğu bilincinin geliştiğini vurguladı. Ekonomik bağımsızlığın kadınların aile içinde karar alma süreçlerine daha güçlü katılımını sağladığını belirten Buşra Abdu, bunun eşler arasındaki diyalogu ve aile içi dengeyi güçlendirdiğini ifade etti.

Kalıpların sorgulanması için bir araç

Film, yalnızca izleyicilere değil, Fas'ta Aile Kanunu reformu ve bakım ekonomisi üzerine çalışan karar vericilere, gençlere ve sivil toplum temsilcilerine de mesaj vermeyi amaçlıyor. Yapım, ev işlerinin yalnızca kadınların sorumluluğu olduğu yönündeki toplumsal kalıpların sorgulanmasını ve aile içinde sorumlulukların eşit paylaşımına ilişkin tartışmaların yaygınlaşmasını hedefliyor. Dernek, filmi yalnızca sanatsal bir eser olarak değil, toplumsal cinsiyet eşitliği konusunda savunuculuk faaliyetlerinin bir parçası olarak değerlendiriyor. Organizasyonun açıklamasına göre sinema ve sanat, toplumsal algıları sorgulamak, kamuoyunda tartışma başlatmak ve eşitlik kültürünü güçlendirmek açısından etkili araçlar olarak görülüyor.

Amaç cinsiyet kalıplarını dönüştürmek

“Duvarların Ardında”, Fas'ta BM Kadın Birimi tarafından yürütülen ve Ürdün, Mısır ile Tunus'u da kapsayan “Dare to Care” projesi kapsamında hazırlandı. Proje, kadınlar ve erkekler arasında bakım sorumluluklarının daha adil paylaşılmasını teşvik etmeyi ve aile içindeki toplumsal cinsiyet kalıplarını dönüştürmeyi amaçlıyor.

Son yıllarda uluslararası alanda giderek daha fazla önem kazanan bakım ekonomisi; ev işleri, çocuk bakımı, yaşlı ve bakıma muhtaç bireylerin desteklenmesi gibi çoğunlukla kadınlar tarafından ücretsiz yürütülen faaliyetleri kapsıyor. Uluslararası kuruluşlar, ailelerin ve ekonominin sürdürülebilirliğinde kritik rol oynayan bu emeğin tanınması ve kadınlarla erkekler arasında daha adil paylaşılması çağrısında bulunuyor.