Akademiden sahneye: Sanatımı toplum için kullanmak istiyorum
Akademik kariyerini müzikle buluşturan Rûhiye Ahmed, sanatını toplumsal mesaj vermenin ve gençlerin yeteneklerini geliştirmenin bir yolu olarak görüyor.
ÎMAN SEMÎR ELÎ
Mısır- Yukarı Mısır’dan akademisyen ve şarkıcı Rûhiye Ahmed, mühendislik alanındaki akademik kariyerini çocukluk yıllarında başlayan müzik tutkusuyla birlikte sürdürüyor. Sphinx Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Temel Bilimler Bölümü’nde öğretim görevlisi yardımcısı olan Rûhiye Ahmed, aynı zamanda Asyut Arap Müziği Topluluğu’nda ses sanatçısı. Çocuk yaşta başlayan müzik yolculuğunda toplumsal itirazlarla da karşılaşan Rûhiye Ahmed, bugün hem öğrencilerinin sanatsal yeteneklerini geliştirmelerine destek oluyor hem de müziğini toplumsal mesajlar vermek için kullanmayı hedefliyor.
‘Müzikle yolculuğum 7 yaşında başladı’
Müzikle ilişkisinin çocukluk yıllarına dayandığını anlatan Rûhiye Ahmed, şarkı söylemeye 7 yaşında Abutig Kültür Sarayı korosunda başladığını belirterek şöyle konuştu:
“Müzikle yolculuğum 7 yaşında Abutig Kültür Sarayı korosuna katılmamla başladı. Lise yıllarına kadar şarkı söylemeye devam ettim. Daha sonra yaşadığım bölgede yetişkin şarkıcı sayısının yeterli olmaması nedeniyle enstrüman çalmaya yöneldim. Ancak müzikten hiçbir zaman kopmadım.”
‘Çocuklara eğitim verirken yeniden kendi sesime döndüm’
Lise ve üniversite yıllarında müzik çalışmalarını sürdüren Rûhiye Ahmed; Abutig Kültür Sarayı, Ed-Duwayr’daki Ahmed Bahaa El-Din Kültür Merkezi, El-Ghanayem Kültür Sarayı ve Asyut Hakimler Kulübü gibi farklı merkezlerde çocuklara müzik eğitimi verdi.
Bu süreçte yalnızca başkalarını eğitmenin kendisi için yeterli olmadığını fark ettiğini söyleyen Rûhiye Ahmed, yeniden şarkı söylemeye dönüşünü şu sözlerle anlattı:
“Çocuklara eğitim veriyordum ancak bir süre sonra benim de yeniden kendimi geliştirmem gerektiğini hissettim. Şarkı söylemeye ve kendi eğitimime dönmek istiyordum. Ahmed Bahaa El-Din Kültür Merkezi’nde çocuklara eğitim verdiğim sırada besteci Eymen Hilmi beni dinledi ve yeniden şarkı söylemem konusunda beni teşvik etti. Bu benim için önemli bir dönüm noktası oldu.”
Rûhiye Ahmed, İkinci Yukarı Mısır Kültür Buluşması’na katılmasının da müzik yolculuğunda yeni bir kapı açtığını belirterek, “Burada Arap Müziği Topluluğu’nun provalarını izledim. Yaptıkları çalışmalardan çok etkilendim. Yeteneğimi geliştirmek ve şarkı söylemeye daha güçlü dönmek için topluluğa katılmaya karar verdim” dedi.
‘Yetenek insana başarı için enerji verir’
Akademik kariyer ile sanatın birbirine engel olmadığını vurgulayan Rûhiye Ahmed, müziğin eğitim hayatındaki başarısını da olumlu etkilediğini söyledi:
“Sanat ile akademik yaşamın birbiriyle çeliştiğini düşünmüyorum. Üniversitenin ilk yılında bölümümü ikinci sırada tamamladım. Enstrüman çalma alanında Asyut Üniversitesi genelinde üçüncü oldum. Lise yıllarında da derslerimi sürdürürken müzik yarışmalarına katılıyordum. Benim deneyimim, insanın yeteneğini geliştirmesinin akademik başarısını azaltmadığını gösterdi. Tam tersine müzik bana daha fazla enerji, yaratıcılık ve odaklanma gücü verdi.”
Üniversiteye başladığında çevresinden gelen bazı tavsiyeler üzerine sanattan uzaklaşmayı denediğini ancak bunun uzun sürmediğini belirten Rûhiye Ahmed, şarkı söylemenin yaşamındaki yerini anlattı:
“Üniversitenin başında bazı insanların tavsiyeleri üzerine sanatı bırakmayı denedim. Ancak bunun benim için mümkün olmadığını gördüm. Çünkü şarkı söylemek yalnızca bir hobi değil. Günlük yaşamın rutininden ve çalışma hayatının baskısından uzaklaşabildiğim bir alan. Yeteneğinizi kullanmak başarınızı azaltmıyor; aksine size üretmek ve çalışmak için daha fazla enerji verebiliyor.”
‘Müziği öğrencilerimle de paylaşıyorum’
Sanata olan ilgisini öğrencilerine de aktardığını söyleyen Rûhiye Ahmed, üniversitedeki bazı öğrencileri konserlere ve çeşitli etkinliklere hazırlıyor.
“Öğrencilerimden müziğe ilgisi ve yeteneği olanları üniversitedeki konser ve etkinliklere hazırlıyorum. Çalışmalarımızı derslerle ya da uygulamalarla çakışmayacak şekilde boş zamanlarımızda yapıyoruz. Öğrencilerimin bir kısmı farklı kentlerden geliyor ve herkes kültür merkezlerine ya da sanat eğitimi veren kurumlara ulaşma imkanına sahip değil. Bu nedenle elimden geldiğince onların yeteneklerini geliştirmelerine yardımcı olmaya çalışıyorum.”
Müziğin öğrencileriyle daha yakın bir ilişki kurmasını sağladığını belirten Rûhiye Ahmed, dijital medyayı da bu amaçla kullandığını ifade etti:
“Konser ve prova videolarımızı dijital medya platformlarında paylaşıyorum. Bu paylaşımlar sayesinde farklı fakültelerden öğrenciler bana ulaşıyor ve seslerini, müzik yeteneklerini geliştirmek için yardım istiyor. Sanatsal faaliyetlere katılan öğrencilerimizin aynı zamanda derslerinde de başarılı olmaya özen gösterdiğini görüyorum. Sanat ve hobiler eğitimin önünde bir engel değil; doğru şekilde sürdürüldüğünde başarıyı destekleyebilir.”
‘İtirazlar zamanla desteğe dönüştü’
Bir kadın olarak şarkı söylemesinin özellikle sanat yolculuğunun ilk dönemlerinde bazı akrabalarının tepkisine neden olduğunu anlatan Rûhiye Ahmed, yakın ailesinin ise kendisini desteklediğini söyledi:
“Başlangıçta şarkı söylemem konusunda bazı itirazlarla karşılaştım. Yakın ailem her zaman beni destekledi ancak bazı akrabalarımın çekinceleri vardı. Buna rağmen müzikten vazgeçmedim. Sanat çalışmalarımı güvenilir, tanınan ve saygın kurumlar bünyesinde sürdürmeye özen gösterdim. Zamanla kendimi ve yaptığım işi ortaya koydukça çevremdeki insanların bakış açısı da değişti. Başlangıçtaki itirazlar giderek teşvik ve desteğe dönüştü. Yaptığım sanatın itiraz edilecek değil, gurur duyulacak bir şey olduğunu gösterebildim.”
‘Sesimi toplumsal bir mesaj için kullanmak istiyorum’
Sanat yolculuğunda bundan sonraki hedefinin toplumsal mesaj taşıyan eserler üretmek olduğunu belirten Rûhiye Ahmed, müziğin yalnızca eğlence olarak görülmemesi gerektiğini ifade etti:
“Önümüzdeki dönemde sesimi topluma bir mesaj ulaştırmak için kullanmak istiyorum. Değeri ve anlamı olan, toplumun sanatsal beğenisine katkı sağlayan eserleri tercih ediyorum. Duygusal şarkılara karşı değilim ancak sözlerin, bestenin ve müziğin dinleyiciye saygı duyan bir anlayışla hazırlanması gerektiğine inanıyorum.”
Bugüne kadar üç şarkı seslendirdiğini belirten Rûhiye Ahmed, “İlk şarkım duygusal bir eserdi. İkincisi ‘Mısır Konuşuyor’, üçüncüsü ise ‘Kalbimin Prensesi’ oldu. Şimdi sanatsal değer taşıyan ve insani bir mesaj veren dördüncü şarkımı hazırlıyorum” dedi.
‘Sanat eğitimimin değil, yaşamımın tamamlayıcısı’
Sanatın kendisini ifade etmesinin yanı sıra yaşamın yarattığı baskılarla baş etmesinde de önemli bir yere sahip olduğunu vurgulayan Rûhiye Ahmed, sözlerini şöyle tamamladı:
“Sanat benim için duygularımı ifade edebildiğim ve hayatın baskılarından uzaklaşabildiğim bir alan. Yeteneğin insana verilmiş bir armağan olduğuna inanıyorum. İnsan bu yetenek sayesinde duygularını yaratıcı bir enerjiye dönüştürebilir. Sanat benim için hiçbir zaman eğitimin ya da işimin alternatifi olmadı; tam tersine onları tamamladı. Kendimi ifade etmeme, öğrencilerimle bağ kurmama ve müzik aracılığıyla topluma katkı sunmama imkan sağladı.”