Cezayir’de kadın tiyatrosu için yeni dönem: Fikirden sahneye

Cezayir’in Annaba kentinde düzenlenen 8. Ulusal Kadın Tiyatro Prodüksiyon Festivali, sahne gösterimlerinin yanı sıra kadın sanatçıların projelerini geliştirmelerine ve üretime taşımalarına odaklandı.

RABİA HURAYS

Cezayir- Cezayir’in Annaba kentinde bu yıl 8’incisi düzenlenen Ulusal Kadın Tiyatro Prodüksiyon Festivali, kadınların tiyatro alanındaki üretimini güçlendirmeyi hedefleyen yeni bir yaklaşımla sona erdi. Altı gün süren festivalde tiyatro gösterimleri, sanatsal çalışmalar, eleştiri buluşmaları ve atölyelerin yanı sıra kadın yazar, oyuncu ve yönetmenlerin projelerini uzmanlarla paylaşmasına olanak sağlayan “Proje Sahipleri Forumu” öne çıktı.

“Âfâk” (Ufuklar) temasıyla düzenlenen festival, kapsamında yalnızca tamamlanmış oyunların sahnelenmesine değil, henüz geliştirme aşamasındaki projelerin desteklenmesine de alan açıldı.

Bu yönüyle festival, dönemsel etkinlik ve geleneksel yarışma anlayışının ötesine geçerek tiyatro projelerinin geliştirilmesi ve üretime hazırlanmasına odaklanan bir alan oluşturdu. Kadınların yazarlık, dramaturji, yönetmenlik, sahne tasarımı ve proje yönetimi gibi tiyatronun farklı alanlarında daha fazla yer alması hedeflendi.

Sahneden sokağa tiyatro

Festival programında tiyatro oyunlarının yanı sıra sözlü kültür ve kolektif hafızaya da yer verildi. Bölge Tiyatrosu Azzedine Medjoubi’nin fuayesinde hikaye anlatıcısı Siham Kefi, aile yaşamından hareketle toplumsal meseleleri ele alan gösterisini sundu. Siham Kefi, hikayesini atasözleri ve eski anlatılardan yararlanarak oluşturdu.

Hikâye anlatıcısı Zahra El Fel Boumezber ise halk kültüründen esinlenen “Özgür kuş düştüğünde çırpınmaz” adlı anlatısıyla izleyici karşısına çıktı. Gösteri, aileler ve kültür-sanat çevrelerinden izleyicilerin ilgisini çekti.

Festivalde sahne dışına taşan çalışmalar da dikkat çekti. “Yara” adlı oyun, insan ruhundaki çatışmaları ve gündelik yaşamın izlerini ele alırken, “Serseri Kadın” adlı monodrama ise dışlanma ve ruhsal yabancılaşmayı beden dili ve hareket üzerinden işledi.

Konstantin Bölge Tiyatrosu da iki eserle festivale katıldı. Yönetmen Muni Boualam’ın “Roma Karnavalı” adlı oyunu, kara mizah aracılığıyla tiyatronun perde arkasını ve tiyatro çalışanlarının yaşadığı zorlukları ele aldı. Doktor Soumia Bounab’ın yazıp yönettiği “Sır ve Kukla” ise sembolizm ve anlam yüklü sahne tasarımı üzerinden toplumsal baskı ve kısıtlamaları işledi.

 

Shakespeare’den Cezayir’e yeni bir ‘Hamlet’

Festivalde yer alan projelerden biri de oyunculuk sanatları alanında eğitim alan Wissam Nasseri’nin “Gölgelerde Hamlet” adlı çalışması oldu. Wissam Nasseri, Shakespeare’in Hamlet eserini 1970’lerin hayali bir Cezayir bağlamında yeniden yorumladı.

Projede karakterlerin ve olayların yeniden kurgulanması, isimlerin değiştirilmesi ve hikayenin mekanının Cezayir’e taşınmasıyla klasik esere yeni bir okuma getiriliyor.

Wissam Nasseri, kadınların proje geliştirmesine özel bir alan açılmasının sanatçılar açısından önemli olduğunu belirterek tiyatro ve sinema üretiminde erkek egemenliğinin yanı sıra “kuşakların egemenliği” olarak nitelendirdiği durumun da sürdüğünü ifade etti.

Saida kentinden bir yazar ise romanını tiyatro metnine dönüştürdüğü projesiyle foruma katıldı. Fantezi, özgünlük, kimlik ve hafıza unsurlarını bir araya getiren çalışma, sahibine uzmanlarla bir araya gelerek metnin sahneye uyarlanma olanaklarını tartışma fırsatı sundu.

Felsefeden tiyatro sahnesine

Forumda felsefe alanındaki kadın üretimine odaklanan projeler de yer aldı. “Felsefenin bir cinsiyeti olduğunu kim söyledi?” sorusundan yola çıkan bir proje, felsefi yazının erkeklere ait olduğu yönündeki anlayışları sorguladı. Projenin sahibi, kadın olduğu için bu alanda yazdığı gerekçesiyle eleştirildiğini belirtti.

Oyuncu Souad Douibi ise “Şermusa” adlı tiyatro metnini sundu. Eğitim boyutu da bulunan proje kapsamında aldığı danışmanlığın dramatik yapıyı daha iyi kavramasına ve yapım aşamasına geçmeden önce uzmanların yönlendirmelerinden yararlanmasına katkı sunduğunu ifade etti.

Souad Douibi’nin deneyimi, forumda yer alan ve farklı gelişim aşamalarında bulunan metinler için sürekli dramaturjik desteğe duyulan ihtiyacı da ortaya koydu.

Cezayirli oyuncu Wassila Arir de forumda yer alarak henüz kağıt üzerinde bulunan fikirlerin paylaşılmasına olanak sağlayan bu alanın, proje sahiplerinin çalışmalarını geliştirmeleri açısından önemli olduğunu belirtti.

 

Kadınların tiyatrodaki rolünün genişletilmesi hedefleniyor

Festivaldeki katılımcılar, kadın tiyatrosunda yalnızca gösterim aşamasına değil, üretim öncesi sürece de odaklanılması gerektiği konusunda birleşti.

Festivalin amaçlarından birinin Cezayirli kadınların yazarlık, metin üretimi ve yönetmenlik alanlarındaki üretimini canlandırmak olduğunu belirten Saida Ben Bouzid, festivalin deneyim paylaşımı ve fikir alışverişi açısından önemli fırsatlar sunduğunu söyledi.

Saida Ben Bouzid, kadınların tiyatroda uzun süre sınırlı kaldığı yönetmenlik, sahne tasarımı ve karar alma mekanizmalarında daha fazla yer almasının önünü açmak istediklerini ifade etti.

Oyuncu Naciba Atout da yönetmen Soumia Bounab’ın “Sır ve Kukla” oyununda “Amani” karakterini canlandırdı. Naciba Atout, ikinci kez katıldığı festivalin kadın sanatçıların üretimini teşvik eden bir alan olduğunu belirterek Cezayirli kadınların kültür ve sanat alanındaki varlığını güçlendirmesi gerektiğini vurguladı.

Sokakta gerçekleştirilen gösterilerden sözlü kültür çalışmalarına, teknoloji ve yapay zekânın tiyatroda kullanımını ele alan atölyelerden henüz tamamlanmamış projelere destek sunan “Proje Sahipleri Forumu”na kadar uzanan festival, kadınların tiyatro üretimindeki rolünü sahne önünden üretim ve karar alma süreçlerine doğru genişletmeyi amaçlayan yeni bir yaklaşım ortaya koydu.