Tunuslu kadın tarım işçileri sömürü ve koruma eksikliğiyle karşı karşıya
Tunus’ta kadın tarım işçileri ekonomik sömürü, taciz ve koruma mekanizmalarına erişimde zorluk yaşıyor. Aktivist Şeyma Kasmi, kadınların haklara erişiminin kolaylaştırılması ve tarım sektöründe sosyal korumanın sağlanması gerektiğini vurguladı.
İHLAS HAMRUNİ
Tunus - Kentlerden ve kurumların denetiminden uzak bölgelerdeki tarlalarda binlerce kadın tarım işçisi çalışıyor. Ülkenin gıda güvenliğinin sağlanmasında önemli bir rol üstlenen kadınlar, bir yandan emek verirken diğer yandan ekonomik sömürü, taciz ve çeşitli baskılarla karşı karşıya kalıyor. Kadınların yaşadığı sorunların temelinde yasaları bilmemelerinden çok, bilgiye ve hizmetlere erişimde yaşadıkları güçlükler ile koruma mekanizmalarına ulaşamamaları bulunuyor. Güvenli çalışma koşullarından yoksun, izole alanlarda çalışan kadınlar, bu nedenle çeşitli risklerle karşı karşıya kalıyor.
Taciz ve saldırı riski
Sivil toplum aktivisti ve kadın tarım işçileri dosyası üzerinde çalışan Şeyma Kasmi, kadın tarım işçilerinin sektörde çoğunluğu oluşturduğunu ve gıda güvenliğinin korunmasında büyük bir rol üstlenerek bu sorumluluğun önemli bir bölümünü taşıdığını vurguladı. Şeyma Kasmi, korumanın yetersizliği ve sözlü hakaretlerin yaygınlığı nedeniyle izole bölgelerde çalışan kadınların taciz ve saldırı riskleriyle daha fazla karşı karşıya kaldığını, özellikle boşanmış ve dul kadınların bu ihlallere daha fazla maruz kalabildiğini belirtti.
Kadınların tarlalarda çalışırken yalnızca cinsel tacizle değil, paralarının ve kaynaklarının sömürülmesi gibi ekonomik baskılarla da karşı karşıya kaldığına dikkat çeken Şeyma Kasmi, “Çiftçiler veya aracılar, kadınları ekonomik ve maddi açıdan daha fazla sömürüyor. Kadınlara bazı hizmetler sunuyor, ancak karşılığında çok düşük ücretler ödüyorlar” dedi.
Beslenme ve sağlık hizmeti krizi
Şeyma Kasmi, yaz aylarında sıcaklıkların yükselmesiyle yiyeceklerin genellikle bozulduğunu ve bu nedenle kadınların aç kaldığını belirtti. Aracı veya çiftçi tarafından yiyecek sağlansa bile kadınların bunun için para ödemek zorunda kaldığını söyleyen Şeyma Kasmi, sağlık hizmetlerinin eksikliğine de dikkat çekerek, kadınların hastalandıklarında tedavi masraflarını kendi ceplerinden karşıladığını ifade etti.
“Kadınlar çoğu zaman sebze veya ağaçları ilaçlarken böcek ilaçlarının aşırı kullanılması nedeniyle hastalıklara yakalanıyor. Bu da işten çıkarılmalarına neden oluyor” diyen Şeyma Kasmi, bu koşulların çalışma şartlarıyla başlayan ve kadınların çalışamaz hale gelmesine kadar devam eden bir sömürü kısır döngüsü oluşturduğunu vurguladı.
Kadınlar hizmetlerden yararlanamıyor
Haklara ve hizmetlere erişim konusuna dikkat çeken Şeyma Kasmi, sözlerine şöyle devam etti:
“Tunus'ta mevcut yasalar ve kadınlara yönelik hizmetler yetersiz, bunlara erişim de sınırlı. Kadın bazen bir hizmet veya yasa hakkında bilgi sahibi oluyor, ancak ulaşım konusunda zorluk yaşıyor. Kadınların çoğu kırsal bölgelerde yaşıyor ve orada çalışıyor. Bu nedenle ulaşım aracı bulmak zorlaşıyor ve kadınların kendilerine sunulan hizmetlerden yararlanma fırsatları azalıyor. İlgili makamlar, kadınlara yönelik şiddetin ortadan kaldırılması, şikayet mekanizmaları ve diğer prosedürler hakkında sık sık açıklamalar yapıyor. Bazı kurumlar da bu kadınlara yönelik finansman olanakları sunuyor. Ancak özellikle finansman olanaklarından yararlanma konusunda ağır şartlar nedeniyle uygulamada zorluklar yaşanıyor.”
Tarım arazisinin mülkiyetine sahip olma, su kaynağı veya yer altı kuyusu bulundurma gibi şartların tarım sektöründe çalışan kadınların küçük projeler başlatmasını zorlaştırdığını aktaran Şeyma Kasmi, “Oysa bu projeler kadınlar için bir teşvik oluşturabilir, kendi ayakları üzerinde durmalarına ve ekonomik açıdan güçlenmelerine katkıda bulunabilir. Kadın tarım işçileri, mevcut fırsatlar hakkında haber ve bilgi paylaşmak için birbirleriyle doğrudan iletişim kuruyor. Bu iletişim, kurumsal desteğin eksikliğini telafi etmeye yardımcı olan gayriresmi bir dayanışma ağı oluşturuyor. Sivil toplum kuruluşları da farklı bölgelerdeki kadınlarla iletişim kurmak ve onlara gerekli bilgileri ulaştırmak için çaba gösteriyor, ancak bu girişimler hala yetersiz. Tarım sektöründe çalışan kadınların korunmasını güvence altına almak için çabaların artırılması, ek tavsiyeler geliştirilmesi ve yeni önlemler alınması gerekiyor” şeklinde konuştu.
Kapsamlı bir sektörel yapılanmaya ihtiyaç var
Yasal kazanımlara ilişkin değerlendirmelerde bulunan Şeyma Kasmi, tarım işçileri için sosyal koruma sistemini düzenleyen 4 sayılı kararnamenin, 2024 yılında çok sayıda kadının hayatını kaybettiği kazaların artmasının ardından elde edilen en önemli kazanımlardan biri olduğunu belirtti. Kararnamenin uygulanmasını düzenleyen metinlerin henüz yayımlanmadığını ifade eden Şeyma Kasmi, bunun sosyal güvenlik kurumları ve iş müfettişliği gibi ilgili kurumlarla bağlantılı yapısal nedenlerden kaynaklandığını kaydetti.
Şeyma Kasmi, tarım sektöründe çok sayıda kurumun iç içe geçmiş olması ve sektörde çalışanların koşullarının kırılganlığı nedeniyle kapsamlı bir sektörel yapılanmaya ihtiyaç duyulduğunu açıkladı. Tarım sektörü de dahil olmak üzere farklı alanlara özgü sektörel sözleşmeler bulunduğunu ancak bunların uzmanlık alanlarına göre ayrıntılı biçimde düzenlenmediğini belirten Şeyma Kasmi, çalışma türlerinin, çalışma saatlerinin, iş kazalarının ve hastalıkların belirlenmesi için bu sözleşmelerin düzenlenmesi gerektiğini dile getirdi.
Tarımın ekonomik açıdan hayati ve son derece önemli bir sektör olduğunu vurgulayan Şeyma Kasmi, sektörün desteklenmesi ve koşulları giderek zorlaşan kadın tarım işçilerine özel önem verilmesi gerektiğini belirtti. Şeyma Kasmi, “Tarım sektörüne daha fazla yatırım yapmalıyız. Bugün farklı iklimsel ve jeopolitik değişimlerin yaşandığı bir dönemdeyiz. Bu nedenle genel ve hayati sektörleri, özellikle de tarım sektörünü korumalı ve desteklemeliyiz” sözlerine yer verdi. Şeyma Kasmi, konuşmasının sonunda bu hedefin kurumların, idarelerin, ekonomik aktörlerin, aktivistlerin, çiftçilerin, aracıların ve diğer ilgili tarafların iş birliği olmadan gerçekleştirilemeyeceğini kaydetti.