Nepal’de kadınları regl döneminde izole eden gelenek
Nepal’de kadınları regl dönemlerinde ve doğum sonrasında evlerinden uzak, sağlıksız barakalarda yaşamaya zorlayan “Chhaupadi” geleneği yıllardır yasak olmasına rağmen özellikle ülkenin batısındaki kırsal bölgelerde uygulanmaya devam ediyor.
Haber Merkezi – Nepal’in bazı bölgelerinde kadınlar, regl dönemlerinde ve doğum sonrasında toplum tarafından “kirli” kabul edilmeleri nedeniyle evlerinden uzaklaştırılıyor. Chhau Goth adı verilen derme çatma barakalara gönderilen kadınlar, günlerce hatta haftalarca sağlıksız koşullarda yaşamak zorunda bırakılıyor.
Bu dönemde kadınların yiyeceklere, dini sembollere, hayvanlara ve erkeklere dokunması da yasaklanıyor. Evlerinden uzakta, çoğu zaman yeterli havalandırması ve güvenliği bulunmayan barakalarda kalan kadınlar ciddi sağlık ve güvenlik riskleriyle karşı karşıya kalıyor.

Kadınlar hayatını kaybediyor
Chhaupadi uygulamasına maruz bırakılan bazı kadın ve kız çocukları, kaldıkları barakalarda yaşamını yitirdi. İnsan hakları savunucuları ise bilinen vakaların buzdağının yalnızca görünen kısmı olabileceğine dikkat çekiyor. Benzer koşullarda yaşanan ancak yetkililere bildirilmeyen başka ölümlerin de bulunabileceği belirtiliyor.
Kadınların bu barakalarda yalnız bırakılması, onları yalnızca sağlık sorunlarıyla değil, aynı zamanda cinsel şiddet ve diğer güvenlik tehditleriyle de karşı karşıya bırakıyor.

Yasaklara rağmen uygulanıyor
Nepal hükümeti 2005 yılında Chhaupadi uygulamasını yasakladı. Uygulamanın devam etmesi üzerine 2017 yılında Chhaupadi’yi suç sayan yeni bir yasal düzenleme de yürürlüğe konuldu.
Ancak yasal düzenlemelere rağmen gelenek özellikle Nepal’in orta batı ve uzak batı bölgelerinde varlığını sürdürüyor. Ülkenin batısındaki kırsal kesimlerde çok sayıda kadının hala regl dönemlerinde evlerinden çıkarılarak Chhau Goth adı verilen barakalarda tutulduğu belirtiliyor.
Kadın hakları savunucuları, yalnızca yasaların çıkarılmasının yeterli olmadığını, uygulamanın ortadan kaldırılması için kırsal bölgelerde toplumsal farkındalığın artırılması ve kadınların güvenli yaşam koşullarına erişiminin sağlanması gerektiğini vurguluyor.