İsrail-ABD ile İran arasındaki savaş 18'inci gününde
İran’ın balistik füze saldırıları ile İsrail ve ABD’nin hava operasyonları sürerken, çatışmalar Lübnan’dan Körfez’e kadar genişledi; sivil kayıplar artıyor, milyonlarca kişi yerinden ediliyor.
Haber Merkezi – İsrail-ABD ile İran arasında 18’inci gününe giren savaş, karşılıklı saldırılar ve bölge geneline yayılan çatışmalarla şiddetlenerek devam ediyor. İran’ın balistik füze saldırıları ile İsrail ve ABD’nin hava operasyonları, Ortadoğu’nun birçok noktasında yeni cephelerin açılmasına neden oldu.
İran, dün gece İsrail’e yönelik yeni bir füze saldırısı dalgası başlattığını duyurdu. İlk kez “Siccil” tipi stratejik balistik füzelerin kullanıldığı belirtilirken, bu füzelerin İsrail’in iç kesimlerine ulaştığı aktarıldı. Tel Aviv ve Batı Şeria dahil birçok bölgede sirenler çalarken, bazı füzelerin yerleşim alanlarına isabet ederek hasara yol açtığı bildirildi.
Buna karşılık İsrail ve ABD, İran’da Tahran, Tebriz ve Şiraz başta olmak üzere birçok noktaya eş zamanlı hava saldırıları düzenledi. Saldırılarda İran’ın füze üretim tesisleri ve nükleer altyapısının hedef alındığı, özellikle İsfahan ve Şahrud’daki askeri noktaların vurulduğu ifade edildi. Sabah saatlerinden itibaren Şiraz, Tahran, Bender Abbas, Hürremşehr, Karaj, Kazvin, Hemedan, Tebriz, İsfahan, Kirmanşah ve Mahabad’da şiddetli patlama sesleri duyuldu.
Saldırıların bilançosuna ilişkin resmi veriler sınırlı kalırken, HRANA Haber Ajansı’nın verilerine göre yalnızca bir günde en az 21 sivil hayatını kaybetti, 31 sivil yaralandı. Ülkenin 17 eyaletinde kaydedilen 243 saldırı toplamda 66 can kaybına yol açtı. 28 Şubat’tan bu yana ise en az bin 351 sivilin katledildiği, 622 kişinin kimliğinin ise henüz netleşmediği belirtildi. Aynı süreçte en az bin 126 askerin de yaşamını yitirdiği ifade ediliyor.
Lübnan’da savaş genişliyor: 1 milyon kişi yerinden edildi
Savaşın bir diğer cephesi Lübnan’da yoğunlaşırken, İsrail ordusu Hizbullah hedeflerine yönelik bombardımanını sürdürdü. İsrail, Lübnan’ın güneyine kara harekâtı başlattığını ve sınırı geçerek ilerlediğini duyurdu. Dört farklı koldan sürdürülen operasyonlarda, sınır hattında Hizbullah ile şiddetli çatışmalar yaşandığı bildirildi.
Hizbullah ise buna karşılık İsrail’in kuzeyindeki Celile ve Nahariye bölgelerine çok sayıda roket fırlattı. Bazı roketlerin yerleşim yerlerine isabet ettiği, yangın ve maddi hasara yol açtığı aktarıldı.
Çatışmaların şiddetlenmesiyle birlikte Lübnan’da yerinden edilenlerin sayısının 1 milyonu aştığı bildiriliyor.
Rojhilat ve Körfez’e yayılan saldırılar
ABD ve İsrail’e ait savaş uçakları, Rojhilat’ta askeri üsler ve mühimmat depolarını hedef aldı. Sine’de düzenlenen saldırılarda en az 6 kişinin yaşamını yitirdiği belirtildi.
Aynı zamanda İran’ın Suudi Arabistan, Katar, Birleşik Arap Emirlikleri, Ürdün, Kuveyt ve İsrail’e yönelik saldırıları da sürüyor. Bu saldırıların hem maddi hasara hem de sivil kayıplara yol açtığı ifade edildi. Abu Dabi’de ise balistik füze parçalarının düşmesi sonucu bir kişinin hayatını kaybettiği açıklandı.
Öte yandan CPT-Amerika Toplumsal Yaşamı İnşa Örgütü, İran Devrim Muhafızları ve bağlı grupların 28 Şubat’tan bu yana Federe Kürdistan Bölgesi’ne 307 saldırı düzenlediğini duyurdu.
Diplomasi ve gerilim tırmanıyor
İran’ın dini lideri Mücteba Hamaney, ABD ve İsrail hedeflerine yönelik operasyonların süreceğini ve Hürmüz Boğazı’nın kapalı kalacağını açıkladı. ABD Başkanı Donald Trump’ın İran’ı “kağıttan kaplan” olarak nitelemesine karşılık İranlı yetkililer, ABD varlığının hedef alınmaya devam edeceğini bildirdi.
Almanya, Birleşik Krallık ve İtalya’nın, ABD’nin Hürmüz Boğazı için askeri iş birliği çağrısını reddettiği belirtildi. İsrail Başbakanı Benyamin Netanyahu ise İran’daki stratejik hedeflerin vurulmaya devam edeceğini açıkladı.
ABD merkezli Axios’un iddiasına göre, ABD’li yetkililer ile İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi arasında doğrudan iletişim kanalı yeniden kurulurken, Abbas Arakçi bu iddiaları yalanladı ve ABD’nin saldırılarla diplomasi sürecini sabote ettiğini söyledi.
İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan ise ülkesinin savaşı başlatmadığını, ancak saldırılara karşı savunmanın meşru olduğunu ifade etti.