Anayasa Konferansı sürüyor: Kadınlar olmadan demokratik Suriye mümkün değil

Qamişlo’da 400 delegenin katılımıyla süren konferansta kadınların anayasal hakları, savunmadaki rolü ve Şam’la entegrasyon süreci tartışılıyor. 

Qamişlo - Rojava’daki kadın kurumları ve örgütlerinden 400 delegenin katılımıyla başlayan “Suriye Anayasası’nda kadın haklarını güvence altına almak için bir araya gelelim” konferansı ikinci oturumuyla devam ediyor. Konferansta siyasi, hukuki ve savunma başlıkları ele alınırken, kadınların yeni Suriye’deki konumu ve haklarının nasıl güvence altına alınacağı tartışılıyor.

Kongra Star öncülüğünde düzenlenen konferans, Cizîrê Kantonu’na bağlı Qamişlo kentindeki Azadî Parkı Salonu’nda gerçekleştiriliyor.

Konferansta ilk olarak Suriye Demokratik Meclisi (MSD) Eş Başkan Yardımcısı Canda Mihemed siyasi durumu değerlendirdi. Ardından Surtab Kadınlar Birliği sorumlusu Georgette Bersom, hukuki ve anayasal haklara dair sunum yaptı. Her iki başlığın ele alınmasının ardından delegeler için tartışma süreci başlatıldı.

Konferans ikinci oturumuyla sürerken, üçüncü başlık olan “savunma ve kadınların savunmadaki rolü” YPJ Komutanı Sarya Efrîn tarafından ele alındı.

Sarya Efrîn: Kazandıklarımızı korumak zorundayız

Sarya Efrîn konuşmasında şunları söyledi: “Yoldaş Sîdar ve yoldaş Deniz şahsında tüm şehitleri anıyoruz. Onların yoldaşları olarak mücadelelerini zafere ulaştıracağımıza söz veriyoruz. Newroz yaklaşıyor, bu vesileyle Newroz şehitlerini de anıyoruz.

YPJ olarak kadınların mücadele sonucu elde ettiği kazanımları koruma görevini omuzladık. Özellikle erkek egemenliğinin simgesi olan DAIŞ’e karşı yürüttüğümüz mücadele sayesinde tüm insanlık güven içinde yaşayabildi. Bu büyük bedellerle sağlandı. Bu mücadele özellikle tüm kadınlar için bir ilham kaynağı oldu.

Elbette mücadele devam edecek. Artık kazanımlarımızı güvence altına almalıyız. Şimdiye kadar görevimiz askeri alandaki tehlikelere karşı durmaktı. Zor bir süreçten geçtik. Bu süreçten en çok zarar görenler kadınlar ve esirlerin aileleri oldu.”

‘Israr ve mücadele sonucu belirleyecek’

Sarya Efrîn sözlerini şöyle sürdürdü: “Bize verilen güven ve inanç, güçlü bir mücadele yürütmemizi sağladı. Bu, kadınların bize duyduğu güvendir. Ancak biz kadınlara ve tutsak ailelerine karşı sorumluyuz. Bundan sonra da kadın mücadelesini korumak temel görevimizdir.

SDF içinde bir entegrasyon süreci yürütülüyor. Biz de bu sürece dahil olmak için kendimizi buna göre örgütledik. Ancak YPJ’nin ordu içinde yer almasına yönelik olumlu bir yaklaşım gelişmedi. Bu konuda çalışmalar sürüyor. Tüm bunlar hala mücadelemizin konuları. Bölme ve parçalama girişimleri var, ancak buna karşı da mücadele ediyoruz. Israrımız ve mücadelemiz sonucu belirleyecek.

Kadınlar olmadan demokrasi olmaz

Kadınlar olarak nerede olursak olalım haklarımızı mücadeleyle kazanmayı öğrendik. Bu mücadele bundan sonra da sürecek. Komutanlarımızın Savunma Bakanlığı’nda yer alması ve birliklerimizin askeri yapılar içinde temsil edilmesi için çalışıyoruz.

DAİŞ’e karşı yürüttüğümüz savaşın sonuçları ortadadır. Bu inanç ve kararlılıkla mücadelemizi sürdürüyoruz. Rojava’da, Kürdistan’da ve yurt dışında devrimin kazanımlarını korumak ve varlığımızı güvence altına almak için mücadelemiz devam ediyor.

Eğer demokratik bir Suriye inşa edilecekse bu kadınlar olmadan mümkün değildir. Biz gücümüzü halkların mücadelesinden alıyoruz. Sizden aldığımız güven ve güçle, orduda da değişim yaratma sorumluluğunu taşıyoruz.”

Sarya Efrîn’in konuşmasının ardından “Bijî berxwedana YPJ’ê” ve “Jin, jiyan, azadî” sloganları atıldı.

Foza Yûsif: Suriye devrimi devam etmeli

Konferans kapsamında PYD Eş Başkanlık Kurulu üyesi Foza Yûsif de Şam ile yürütülen entegrasyon sürecini değerlendirdi.

Foza Yûsif şunları söyledi: “Suriye’de kadınları tanıyan bir sistem yoktu. Bu nedenle devrim gerçekleşti. Ancak mevcut durumda devrim amacına ulaşmış değildir. Suriye devrimi sona ermedi, devam etmelidir. Eğer devrimin bittiğini söylersek, bunca şehidin kanına ne cevap vereceğiz?

Bugün önümüzde temel bir soru var: Halk ve kadınlar olarak haklarımızı nasıl koruyacağız? Çünkü bu bölge yeni bir çözüm için umut olmuştu. Bu umudu yok etmek istediler ve bu nedenle saldırılar gerçekleşti.”

‘Halkın direnişi büyük sonuçlar doğurdu’

Foza Yûsif sürece ilişkin değerlendirmelerini şöyle sürdürdü: “Bu süreci doğru analiz etmeliyiz. Eleştirilmesi gereken birçok konu var. Bu saldırılar her şeyi yok etmeyi hedefliyordu. Buna karşı büyük bir direniş gelişti. Şehitler verildi, yaralananlar ve esir düşenler oldu.

Kadınlar bu direnişte öncü rol oynadı. Halkın direnişi büyük sonuçlar doğurdu. Kürt halkının ayağa kalkışı dört parçada ve yurt dışında da gerçekleşti. Eğer direnmeseydik, durumumuz Şengal’de olduğu gibi olabilirdi.

Bugün ittifak, siyaset ve mücadeleden söz ediyorsak bu, o direnişin sonucudur. Kobanê’de Arîn Mîrkan ve arkadaşları bir mucize yarattı ve dünyayı ayağa kaldırdı. Şex Meqsûd, Eşrefiyê, Hesekê, Kobanê, Qamişlo ve Dêrik’teki direniş de bu ittifakın oluşmasına zemin hazırladı.”

‘Bazı konular hala karmaşık’

29 Ocak’ta varılan anlaşmaya dair de konuşan Foza Yûsif, şöyle devam etti: “Bu anlaşma güçlü bir ittifak değildir. Ancak saldırılar ve direniş sayesinde kendimizi koruyabildik ve mücadelemizi sürdürdük. Bize dayatılan savaş durduruldu.

Entegrasyon, beklemek anlamına gelmez; bu, haklarımızı yeniden savunma mücadelesidir. Bu mücadele artık Suriye’nin diğer bölgelerine de yayılıyor.

Şehitler, yaralılar ve esirler konusu, Efrîn ve Serêkaniyê halkının geri dönüşü gibi başlıklar kabul edildi. Ancak bunların bir kısmı hayata geçti, bir kısmı hâlâ karmaşık.

Kadınlar hala karar mekanizmalarında yok

Askeri ve güvenlik alanında bazı adımlar atıldı ancak tam uygulanmadı. İdari konularda da eksiklikler var. Kobanê’ye atanan yönetici halk tarafından kabul edilmedi, bu demokratik bir haktır.

Kadınlar meselesi ise en büyük sorunlardan biridir; bugüne kadar karar mekanizmalarında tek bir kadın bile yer almadı.

Efrîn ve Serêkaniyê halkının geri dönüşü gündemdedir ancak henüz net bir takvim yoktur. Sınırlar, petrol, havaalanları ve kimlik gibi birçok konu hâlâ çözülmemiştir. Eğer demokratik bir cumhuriyetten söz ediyorsak, anayasa da buna göre değiştirilmelidir.”

‘Mücadele daha da büyüyecek’

Foza Yûsif son olarak, “Kürtçe dil hakkı devredilemez bir haktır ve anayasal güvence altına alınmalıdır. Özellikle anadilde eğitim hakkı kabul edilmelidir.

Kadınların özgürce hareket edebileceği bir sistem kurulmadan gerçek bir değişimden söz edilemez. YPJ’nin rolü tanınmalıdır. Sadece buradaki değil, tüm Suriyeli kadınlar YPJ’ye sahip çıkmalıdır.

YPJ kadınları DAİŞ’ten kurtardı. Biz bu devrime özgür yaşamak için katıldık, evlerimize dönmek için değil. Bu nedenle mücadelemiz her alanda ve daha güçlü bir şekilde devam edecektir” dedi.

Konferans, değerlendirme ve tartışmalarla sürerken, sonuç bildirgesiyle sona ermesi bekleniyor.