Kadınlar çalıştay düzenledi: Katliamları kabul etmiyoruz

Kuzey ve Doğu Suriye Kadın Hareket ve Örgütleri Ortak Eylem Platformu, düzenlediği çalıştayda "Kadına yönelik katliamlar" ve "Kadınların, Suriye Anayasa Taslağı’na karşı tutumları" başlıklı konuları tartıştı.

Hesekê- Kuzey ve Doğu Suriye Kadın Hareket ve Örgütleri Ortak Eylem Platformu Hesekê kentinin Til Hecer Mahallesi’ndeki Mişwar Park'ta bir çalıştay düzenledi. Çalıştaya onlarca kadın örgütü, siyasi parti, hukuk örgütü, Kuzey ve Doğu Suriye'deki Kürt, Arap, Süryani, Ermeni ve Êzidî bileşenlerin temsilcileri ile Demokratik Özerk Yönetimi Yürütme Meclisi Eş Başkanı Evîn Siwêd katıldı.

Çalıştayda "Kadına yönelik katliamlar" ve "Kadınların, Suriye Anayasa Taslağı’na karşı tutumları" başlıklı iki konu tartışıldı.

‘Suriye’deki tüm kadınları birlik ve dayanışmayı güçlendirmeye çağırıyoruz’

Saygı duruşunun ardından konuşan Kuzey ve Doğu Suriye Kadın Meclisi Koordinasyonu Üyesi Sebah Şabo, Suriye'nin kadınların görüş ve düşünce dünyasıyla inşa edileceğini kaydederek, "Yaşanan değişimlerin ardından Suriyeli kadınların kanını döken kişilerin Şam geçici iktidarında yer almaları büyük bir tehdit ve tehlike oluşturdu. Suriye’nin sahil kesimlerinde yaşanan katliam tarihin tekerrürüdür. Bu nedenle bu katliamları önlemek için bugün, kadınlar olarak dayanışmamızı oluşturuyoruz. Bu katliamların önlenmesi için Suriye’deki tüm kadınları, birlik ve dayanışmalarını güçlendirmeye çağırıyoruz.  Suriye'nin sahil kesimlerindeki yurttaşlara sahip çıkan ve yardım sunan Özerk Yönetim'e de ayrıca teşekkür ediyoruz" dedi.

‘Gerçeklere sahip çıkmak en büyük sorumluluğumuzdur’

Daha sonra, "Kadına yönelik katliamlar" başlıklı ilk konuyu değerlendiren Zenûbiya Kadın Topluluğu üyesi Şehrezad Casim, "Bu çalıştayı sadece katliamları konuşmak için yapmıyoruz. Gerçeklere sahip çıkmak bizim en büyük sorumluluğumuzdur. Olanlara sessiz kalmak utanç vericidir. İmha etme eylemlerine, kadınların dayanışmasıyla en büyük yanıtın verileceğinin vurguluyoruz. Dün Efrîn, Şengal, Serêkaniyê ve Girê Spî'de yaşananlar bugün Suriye’nin sahil kesimlerinde yaşanıyor. Eşitlik ve adalet mücadelesi parçalanamaz. Dolayısıyla bu katliamları asla kabul etmiyoruz ve tüm kadınlara da, dayanışmalarını güçlendirme çağrısında bulunuyoruz" ifadelerini kullandı.

Yardım çağrısı

Daha sonra telefon uygulaması üzerinden çalıştaya Suriye sahilinden katılan 3 kadın da, sahil kesimlerindeki yurttaşlara yardım çağrısında bulunarak, "Bir kadının, çocuklarının, kardeşlerinin katledişlerini kendi gözleriyle görmesinin acısı asla kelimelerle ifade edilemez. Katliamı yapanlar Türklerdir. Kadınlar kendi gözleriyle gördükleri vahşetten sonra hayatlarına nasıl devam edecekler? Bu eylemleri hiçbir din ve inanç kabul etmiyor. Topraklarımızda özgür bir yaşam umudumuzun olduğu bir dönemde İslam adı altında katliamlarla karşılaştık. Mevcut durumda, Suriye kıyılarında yaşayan ve katliamlardan sağ kurtulan halk açlıktan ölüyor. Şimdi de açlık politikasını uyguluyorlar. Acilen yardım çağrısında bulunuyoruz. İnsanlık varsa herkesin vicdanlı olması, yardım etmesi gerekiyor" diye belirtti.

‘Suriye'nin kadın ve azınlık haklarını koruyan bir anayasaya ihtiyacı var'

Çalıştayın ikinci oturumunda "Kadınların Suriye Anayasa Taslağı’na karşı tutumları" başlıklı ikinci konuyu değerlendiren Kuzey ve Doğu Suriye Kadın Meclisi Koordinasyon Üyesi Emîna Omer ise, şunları söyledi: "54 yılın sonunda ilan edilen Anayasa Taslağı, birçok katliamın önünü açtı. Halkla birlikte hazırlanmayan ve halkın haklarını ihmal ederek Suriye halkı için büyük tehdit ve tehlike yaratan bu taslak, Suriye’nin mozaik yapısını reddediyor. Suriye Arap Cumhuriyeti'nin adı anayasada değiştirilmedi ve bu tepkiler, Suriye'de sadece Arapların bulunmadığını, Kürtlerin, Ermenilerin, Süryanilerin ve Alevilerin de bulunması nedeniyle bileşenler tarafından yapıldı. Bu nedenle bu anayasa yasal ve adil bir şekilde hazırlanmadı. Bugün Suriye’nin sahillerinde yaşanan katliamlar ve geçici iktidarın katliamlar karşısında sessiz kalması ve sorumluluk üstlenmemesi kabul edilemez. Anayasada kadın-erkek eşitliği yok ve kadının rolü de reddediliyor. Biz kadınlar olarak uzun yıllardır mücadele ediyoruz ve direniyoruz. Bu temelde, Suriye'de ademi-merkeziyetçi ve her bileşenin haklarının korunduğu yeni bir anayasanın hazırlanması çağrısında bulunuyoruz

Sonuç bildirgesiyle sona eren çalıştayda şu kararlar alındı:

*Suriye sahillerinde kadın ve çocuklara yönelik tüm ihlalleri ve katliamları uluslararası hukuka uygun olarak belgeleyecek bağımsız uluslararası araştırma ve izleme komiteleri kurulmalı ve suçlular, yargılanmalıdır.

*Ateşkesin uygulanması ve kadınların siyasi ve diğer tüm alanlardaki rolünün uygulanmasına ilişkin Güvenlik Konseyi'nin 2254 sayılı Kararı uygulanmalıdır.

*Kadın haklarının korunmasına yönelik Güvenlik Konseyi'nin 1325 sayılı kararın uygulanması için uluslararası baskı yapılmalı.

*Şam geçici yönetiminin açıkladığı anayasa yok sayılmalı, kadınların ve bileşenlerin haklarını koruyan yeni bir anayasa yazılmalıdır.

*Suriyeli kadınların, birlik ve dayanışmasını inşa ederek bu süreci yönetebilmeleri ve haklarını koruyabilmeleri sağlanmalıdır.

* Her türlü soykırım eylem ve politikasının önlenmesi için tüm bileşenlerin hakları ulusal bir anayasa çatısı altında korunmalıdır.

* Çözüm ve inşa deneyimini içeren Özerk Yönetim Sistemi, bileşenler arasındaki birlik ve dayanışmayı gerçekleştiren en güzel modeldir.