Gazeteci Majida, Yemen'in yeniden inşası için atılması gereken adımları anlattı

Yemen'deki çatışmaların siyasi ve sosyal alanda olumsuz etkilere yol açtığını belirten Gazeteci Majida Hamoud Mohammed Taleb, kadınların statüsünün iyileştirilmesi ve Yemen'in uzun vadede yeniden inşası için atılması gereken adımlara dikkat çekti.

MALVA MUHAMMED

Haber Merkezi- Yemen'deki siyasi ve sosyal koşullar göz önüne alındığında, sürdürülebilir ve adil bir toplum inşa etme çabasında olan birçok parti için kadın sorunu önemli bir ilgi odağı olmaya devam ediyor.

Yemenli kadınlar, Husiler ile Yemen hükümeti arasında on yıldır devam eden çatışmaların olumsuz etkilerini yaşarken, bir yandan da bu koşulların olumsuz etkileriyle de mücadele ediyorlar.  Yerleşik toplumsal normlar, siyasi ve yasal hakların kısıtlandığı bir ortamda Yemenli kadınların statülerinin iyileştirilmesi, toplumun yeniden inşasında, barışın sağlanmasında ve ülkenin siyasi geleceğinin şekillendirilmesinde etkili bir rol oynayabilmelerini sağlamak için radikal reformlara ihtiyaçları var.

Gazeteci ve Yemen Kadınlarının Barış Sesleri Ağı Üyesi Majida Hamoud Mohammed Taleb, Yemenli kadınların yaşadıkları sorunlara dikkat çekti.

Yemen tarihinden örnekler vererek konuşmasına başlayan Majida Hamoud Mohammed Taleb, “Antik tarihe dönersek, Yemenli kadınlar karar alma piramidinin tepesindeydi ve Kraliçe Arwa Bint Ahmed Al-Sulayhi de dahil olmak üzere İsa'dan önce ve sonra birçok kraliçe vardı. Kabilelerde ve klanlarda bile kadınlar şeyhlere başkanlık ediyordu ve onların görüşleri ve bilgelikleri anlaşmazlıkları çözmek için kullanılıyordu” dedi.

‘Kadınlar eğitim ve bilgiden yoksun bırakılıyor’

Yıllar içeresinde ülkenin yaşadığı siyasi etkenlerin kadınları etkilediğini kaydeden Majida Hamoud Mohammed Taleb, “Bir asırdan fazla süren İngiliz sömürgeciliği döneminde ve ardından Osmanlı işgali sırasında kızlar eğitim haklarından mahrum bırakıldı. Kabile ve dini normlar kadınların ilerlemesini ve haklarını kullanmasını kısıtladı. Yemen’de yasalar kadınları korumuyor, çocuk yaşta evlendirmeler yaygın bir şekilde devam ediyor, kadınlar eğitim ve bilgiden yoksun bırakılıyor ve bu durum siyasi bilinç eksikliğine yol açıyor” diye belirtti.

‘Kadınlar birçok alanda hak talep ediyor’

2011 devriminin kadınların hayatında birçok değişime yol açtığını belirten Majida Hamoud Mohammed Taleb, "Devrimden sonra kadınlar, parlamentoda kota esasına göre koltuk alabilmek için yasanın değiştirilmesini istediler. Bunun yanı sıra kadınların her alanda güçlendirilmesini, siyasi sürece dahil edilmesini, karar alma mekanizmalarında yer almasını, seyahat özgürlüğünün sağlanmasını, reşit olmayan evlendirmelerin suç sayılmasını, kadınlara ve kız çocuklarına karşı suç işleyenlerin cezasız bırakılmamasını talep ettiler” ifadelerinde bulundu.

‘Çatışmalar özgürlükleri kısıtlıyor’

Husiler ile uluslararası alanda tanınan Yemen hükümeti arasındaki on yıldır devam eden çatışmaların kadınların özgürlüklerini kısıtladığını ve ifade özgürlüğünün üzerinde olumsuz etkiler yarattığını söyleyen Majida Hamoud Mohammed Taleb, "Yemen'de devam eden çatışmalar siyasi ve sosyal alanda olumsuz etkiler yaratıyor. Kötüleşen güvenlik koşulları, kişisel özgürlükler ve ifade özgürlüğünde kısıtlamalara yol açtı. Örneğin medya alanında çalışan kadınların fikirlerini ifade etme hakkı kısıtlanıyor. Yaşanan kısıtlamalar nedeniyle kadınlar yalnızca toplum ve kalkınma faaliyetlerine yöneliyor ve bu da kadınların özgürlüğü ve hakları üzerinde doğrudan bir etkiye sahip oluyor” şeklinde konuştu.

Ekonomik durum kötüleşiyor

Yemen'deki çatışma ve yaşanan krizlerin hukuk sisteminin parçalanmasına ve gerekli anayasal reformların ertelenmesine yol açtığını dile getiren Majida Hamoud Mohammed Taleb, sözlerine şöyle devam etti:

“Kadın haklarının korunmasında, yerel ve uluslararası yasalara uyma konusunda siyasi partiler arasında belirgin farklılıklar bulunuyor. Devam eden çatışmalar göz önüne alındığında, kadınların ve haklarının korunmasının sağlanması bir öncelik ve uluslararası bir zorluk olmaya devam etmektedir. Yemen'deki savaş nedeniyle ayrıca kadınlar gelir kaynaklarını kaybediyor ve bu durum kadınların karşı karşıya olduğu en önemli zorluklardan biri olmaya devam ediyor. Dahası, kötüleşen ekonomik durum kadınlar arasında daha yüksek işsizlik oranlarına ve artan cinsiyet ayrımcılığına yol açıyor. Yemen şu anda yaklaşık beş partiye bölünmüş durumda. Bir kadın bu partilerden herhangi birine bağlı herhangi bir kurumda çalışmak istemesi halinde, mutlaka çalıştığı partiyi temsil etmesi gerekiyor. Aksi halde haklarını elde edemiyor, kadınların sesini duyuramıyor ve taleplerini dile getiremiyor.”

Çatışmanın kadınları sağlık ve eğitim gibi temel hizmetlerden mahrum bıraktığını ifade eden Majida Hamoud Mohammed Taleb, “Kadınlar hem evde hem de dışarıda çalışmak zorunda olduklarından dolayı yükleri iki katına çıkıyor. Zorluklara ve toplumsal kısıtlamalara rağmen sivil toplum kuruluşları kadınları destekliyor, güçlenmeleri için çaba harcıyor, çatışmalardan etkilenenlere psikolojik ve sosyal destek sağlıyor, kadın kadroları yetiştiriyor, kadınlara yönelik psikolojik destek merkezleri kuruyor, sosyal destek seansları düzenliyor, psikolojik destek kampanyaları yürütüyor ve bazı kadınlara iş gücü kazandırma yönündeki çalışmalarını sürdürüyor” dedi.

‘Karar alma pozisyonlarına dahil edilmiyorlar’

Majida Hamoud Mohammed Taleb, Yemen’de kadınların barış müzakerelerine katılamadığını ve karar alma pozisyonlarına dahil edilmediğini belirterek, “Kadınlar geçmiş dönemlerde de gerçekleşen barış müzakerelerinden dışlanmışlardır. Hem savaşan taraflar hem de uluslararası toplum kadınların ihtiyaçlarını ve çatışmanın çözümüne katkılarını görmezden geldi. 2016 yılında Kuveyt'te yapılan barış görüşmelerinde kadınların temsil oranı en yüksek düzeydeydi. Müzakerecilerin yüzde 12'si kadındı. İsveç'te 2018 yılında gerçekleştirilen Stockholm Anlaşması müzakerelerinde kadınların katılımcı heyetin sadece yüzde 4'ünü oluşturması, onların arabulucu olarak değil, müzakereci olarak katıldıklarının bir göstergesiydi. 2019'daki Riyad Anlaşması görüşmelerinde ise kadınlar yoktu. Aynı durum Güney Geçiş Konseyi ile uluslararası alanda tanınan hükümet arasında ateşkes anlaşmasıyla sonuçlanan Haziran 2020 görüşmelerinde de yaşandı” şeklinde konuştu.

‘Yüzde 30 kotası uygulanmalı’

Çatışmanın sona ermesinden sonra kadınların statüsünün iyileştirilmesi ve Yemen'in uzun vadede yeniden inşası için atılması gereken adımlara dikkat çeken Majida Hamoud Mohammed Taleb, sözlerini şöyle tamamladı:

"Öncelikle, kadınlar için yüzde 30 kota çağrısı yapan Ulusal Diyalog Konferansı'nın sonuçları uygulanmalıdır. Kadınlar karar alma süreçlerine ve barış müzakerelerine dahil edilmeli, anayasa hazırlanıp yeniden düzenlenmeli, ayrımcı yasalar kaldırılmalı, kadınların parlamento seçimlerine katılımlarını sağlamak için seçim yasası yeniden düzenlenmeli, kadınları ekonomik olarak güçlendirmek için kredi sağlanmalı, kadınlara uygun iş fırsatları sunulmalı, kadınların siyasi temsili güçlendirilmeli.

Kadınların teknoloji, sağlık, eğitim gibi yeni sektörlere girişini sağlayacak eğitim ve yeterliliklerin sağlanması için de gerekli adımlar atılmalı. Kadınlar işgücü piyasasında korunmalı. Çalışma yaşamında kadınlar ve erkekler aynı ücreti almalı, cinsiyete dayalı keyfi işten çıkarmalar önlenmeli, kadınlar için güvenli bir çalışma ortamı yaratılmalı, özellikle kadınlara yönelik sağlık ve üreme sağlığı hizmetleri olmak üzere hizmetler iyileştirilmelidir. Özellikle kırsal kesimlerde merkezlerin artırılması gibi konuları içeren yasaların uygulanması gerekmektedir. Kız çocuklarının eğitimine önem verilmeli, çocuk yaşta evlendirmelerin önüne geçilmeli. Kız çocukların eğitimine devam etmesi için burs sağlanması yoluyla destek verilmelidir. Kadınların hayatın her alanına katılımını engelleyen kalıpların ortadan kaldırılmalı ve kadın hakları güçlendirilmeli.”