‘İsrail Dürzileri çıkarları için bir araç olarak kullanıyor’
İsrail’in Dürzilere dönük açıklamalarını değerlendiren siyasi analist İman Ebu Asaf, mesajların Suriye’nin güneyinde gerilimi arttırdığını belirterek, “İsrail, Dürzileri koruma amacı gütmüyor, çıkarları için bir araç olarak kullanıyor” dedi.

ROCHELLE JUNİOR
Süveyda- İsrail, Suriye’nin güneyindeki işgalini 8 Aralık 2024’ten bu yana artırarak sürdürüyor. Son olarak, Şam’a birkaç kilometre mesafede bulunan ve Dürzilerin yoğunlukta yaşadığı Caramana, çatışmalara ve İsrail’in tehditlerine sahne oldu.
Suriye’nin Süveyda kentinde yaşayan Dürziler, bölgede yaşanan siyasi gelişmeleri yakından takip ediyor. Cihatçı Heyet Tahrir El Şam’ın Suriye yönetimini ele geçirmesiyle başlayan krizli süreçte halklar katliamlar ile karşı karşıya kalıyor.
‘İsrail, Dürzi toplumunu koruma amacı gütmüyor’
Siyasi analist ve aktivist İman Ebu Asaf, İsrail’in Dürzilerle ilgili açıklamaları hakkında şöyle dedi: “İsrail, Dürzi toplumunu koruma amacı gütmüyor, onu sadece kendi çıkarlarını gerçekleştirmek için bir araç olarak kullanıyor.”
İsrail’in Dürzi toplumuna odaklanması
İman Ebu Asaf’a göre bölge, potansiyel bir patlama noktasına doğru ilerliyor, İsrail, Suriye’nin birçok bölgesine sürekli saldırılar düzenliyor ve açıkça güney Suriye'yi (Dera, Kuneytira, Süveyda) güvenlik önceliği olarak ilan ediyor. İman Ebu Asaf, özellikle endişe verici olanın ise İsrail’in Dürzi toplumuna odaklanması olarak tanımlayarak, “Bu bölgelerde tedirginlik yaratma çabaları; bu da durumu patlama noktasına taşıyabilir” dedi.
‘Suriye’nin iç işlerine açık bir müdahale’
Binyamin Netanyahu’nun son açıklamalarının, Dürzi toplumuna birtakım yükler yüklediği yönünde açık işaretler taşıdığını belirten İman Ebu Asaf, tüm Suriyeliler açısından bu açıklamaların Suriye’nin iç işlerine açık bir müdahale ve İsrail’in bölgedeki emellerine yönelik yeni bir hamle olarak görüldüğünü ifade etti. İman Ebu Asaf, “İsrail, iç zayıflıkları kendi nüfuzunu artırmak için kullanıyor; tıpkı Türkiye, İran, Rusya ve Amerika’nın yaptığı gibi. Suriye’de bölgesel ve uluslararası çıkarlar birbirine geçmiş durumda” şeklinde konuştu.
İman Ebu Asaf, İsrail’in Dürzi toplumunu korumaya çalışmadığını yineleyerek, şöyle konuştu: “Dürzi toplumu her zaman Suriye dokusunun ayrılmaz bir parçası olmuştur ve kimliğinden kopmamıştır. Ancak İsrail gibi Suriye’ye müdahale eden diğer devletler, bölgeyi kendi çıkarlarına göre bölmeye çalışıyor. Bu çabalar, Suriye’nin ulusal iradesini göz ardı ediyor” diye belirtti.
Trajediler tekrarlanıyor
İman Ebu Asaf, bugün yaşananların Filistin trajedisinin bir tekrarına dönüşebileceğini belirterek, “Güney Suriye, geçmişte Filistin topraklarının kaybına neden olan baskılara benzer baskılarla karşı karşıya. En büyük endişe ise, bu müdahaleler karşısında birleşik bir Arap söyleminin ya da etkili bir karşı duruşun olmayışı. İsrail’in askeri ve ekonomik gücü karşısında bu sessizlik dikkat çekiyor. Hafız Esad Golan Tepeleri’ni tek kurşun atmadan teslim etti. Bugün aynı senaryo yeniden sahneleniyor” ifadelerini kullandı.
“Suriye rejimi İsrail karşıtı bir söylem kullansa da İsrail’e karşı gerçek bir çatışmaya girmemiştir” diyen İman Ebu Asaf, bu durumun da İsrail’in yayılmacı projelerini engelsiz şekilde sürdürmesine olanak tanıdığını kaydetti.
İman Ebu Asaf, sözlerini şöyle sürdürdü: “İsrail, Araplar için bir düşmandır; ancak güçlü bir devlettir. Araplar, İsrail ile düşmanlık değil eşitlik temelinde ilişkiler kurmalıdır. Çünkü Arap halkları özgürdür ve komşu ülkelerin müdahalesi olmadan çıkarlarını koruyabilecek güçtedir.”