Diploma var, meslek yok: Afganistan’da kadın doktorlar sistem dışına itildi

Afganistan’da özel üniversiteler artsa da Taliban kadın mezunların mesleğe girişini engelliyor. “Afganistan’ın geleceği siz olmadan inşa edilemez” diyen diş hekimi Nastaran Walizadeh, kadınlara umutlarını koruma çağrısı yaptı.

AHARİN LEHİB

Lagman – Afganistan’da özel üniversitelerin kurulması 2002 yılından sonraki döneme dayanıyor. Siyasi ve toplumsal değişimlerle birlikte eğitim başta olmak üzere çeşitli alanlarda yatırım imkanları doğarken, devlet üniversitelerinin artan talebi karşılayamaması özel yükseköğretim kurumlarının önünü açtı. Ancak bugün gelinen noktada, bu kurumların yetiştirdiği kadın mezunlar, Taliban’ın getirdiği kısıtlamalar nedeniyle mesleklerini icra edemiyor.

Özel üniversitelerin yükselişi

Afganistan’da özel üniversitelerin tarihi, 2002 sonrası dönemde artan eğitim talebine dayanıyor. Lise mezunu sayısının yükselmesi ve gençlerin yükseköğretime yönelmesi, devlet üniversitelerinin kapasitesini yetersiz hale getirdi. Bu süreçte özel üniversiteler, yerli yatırımcılar ve kurumlar tarafından kuruldu. İlk yıllarda sınırlı imkanlarla faaliyet gösteren bu kurumlar, zamanla gelişerek sayıca arttı. Başlangıçta yasal çerçevenin eksikliği önemli bir sorun olarak öne çıksa da, ilerleyen yıllarda Afganistan Yükseköğretim Bakanlığı bu kurumların faaliyetlerini düzenleyen kurallar ve standartlar oluşturdu.

Kadınlar için fırsat, sistem için sorun

Özel üniversiteler; ekonomi, hukuk, tıp, mühendislik ve sosyal bilimler gibi alanlarda çeşitli bölümler açarak gençlere daha fazla seçenek sundu. Bu durum, eğitim olanaklarının genişlemesine katkı sağladı. Bu kurumların en dikkat çekici özelliklerinden biri, ders programları ve eğitim yöntemlerindeki esneklik oldu. Bu sayede iş piyasasının ihtiyaçlarına daha hızlı uyum sağlayabildiler. Ayrıca özel üniversiteler, kadınların yükseköğretime erişiminde önemli bir rol oynadı. Devlet kurumlarında eğitim alma imkanı bulamayan birçok kadın, bu üniversiteler aracılığıyla eğitimine devam edebildi.

Kalite tartışmaları ve yeni düzenlemeler

Ancak özel üniversitelerin hızlı yayılması ve bazı siyasi figürlerin bu alana dahil olması, eğitim kalitesine ilişkin tartışmaları da beraberinde getirdi. Bazı durumlarda öğrencilerin düzenli derslere katılmadan yalnızca ücret ödeyerek eğitim sürecine dahil olduğu gözlemlendi. Bu durum, özellikle tıp gibi kritik alanlarda endişe yarattı. Bu nedenle devlet, tıp mezunları için yeni bir düzenleme getirerek, mezunların doktor olarak kabul edilebilmesi için ulusal bir sınavdan geçmelerini zorunlu kıldı.

Kadın mezunlar sınav dışı bırakılıyor

Taliban yönetimi altında kadınlara yönelik getirilen kısıtlamalar, sağlık alanından mezun kadınları da etkiledi. Kadınların bu zorunlu sınava katılmasına izin verilmediği için, resmi olarak doktor ya da sağlık çalışanı olarak tanınmaları engelleniyor. Kısa süre önce yapılan devlet sınavı da kadınların katılımı olmadan gerçekleştirildi.

‘Dört yıldır bekliyorum’   

Diş hekimliği mezunu doktor Nastaran Walizadeh, yaşadığı süreci ajansımıza anlattı:

“2021 yılında stomatoloji (diş hekimliği) bölümünden mezun oldum. Kendi kliniğimi açmak ve resmi belge alabilmek için sınava girmem gerekiyor. Ancak Taliban’ın kadınlara getirdiği kısıtlamalar nedeniyle bu sınava katılamıyoruz. Bu aşamayı geçmeden mesleğimizi resmi olarak yapmamız mümkün değil. Yaklaşık dört yıldır bekliyorum. Her sınav tarihi açıklandığında umutlanıyorum ama yine kadınlara izin verilmiyor.”

‘Hayatımın en büyük hayal kırıklığı’

Nastaran Walizadeh, bu durumun hem mesleki hem de psikolojik açıdan ağır sonuçlar doğurduğunu belirterek, “Bu bekleyiş bizi hem mesleki hem de ruhsal olarak olumsuz etkiledi. Hiçbir resmi açıklama yapılmadı, ancak kadınların eğitim ve toplumsal alanlardaki varlığını sınırlandırmaya yönelik bir politika olduğu açık. Yıllarca eğitim aldım, emek verdim, ama şimdi evde kalmak zorundayım. Bu, hayatımın en büyük hayal kırıklıklarından biri” dedi.

‘Toplumun doktora ihtiyacı var ama biz dışlanıyoruz’

Nastaran Walizadeh, özellikle kadın doktorlara duyulan ihtiyaca dikkat çekerek, “Toplumumuzun doktora ihtiyacı var, özellikle bazı bölgelerde kadın doktorların varlığı çok önemli. Buna rağmen ben ve binlerce kadın, kendi halkımıza hizmet etmekten mahrum bırakılıyoruz” şeklinde konuştu.

Kadınlar sahada ama görünmez

Nastaran Walizadeh, sınava girmesine izin verilmemesine rağmen Afganistan’daki birçok bilinçli kadın gibi aktif kalmaya devam etti. Sağlık ekiplerine katılarak doğal afetlerden etkilenen bölgelere gitti ve özellikle kadınlar ile çocuklara destek sundu. Bu süreçte yaşadıklarının hem zorlayıcı hem de motive edici olduğunu kaydeden Nastaran Walizadeh, insanların en temel sağlık hizmetlerine bile ne kadar ihtiyaç duyduğunu sahada daha net gördüğüne dikkat çekti.

Nastaran Walizadeh bu deneyimini şöyle anlattı:

Deneyimini anlatan Nastaran Walizadeh, “O bölgelerde insanlara yardım etmek hem acı verici hem de ilham vericiydi. Küçük bir destek sunduğumuzda bile insanların yüzünde oluşan gülümseme her şeye değiyordu. O an şunu düşündüm: Bırakın Taliban beni durdursun, ama kimse kazandığım farkındalığı ve insanlığı benden alamaz. Bu bana her zaman güç veriyor” diye belirtti.

Kadınlara mesaj: Afganistan’ın geleceği sizin olmadan inşa edilemez

Son olarak Afganistanlı kadınlara seslenen Nastaran Walizadeh, “Sevgili kız kardeşlerim, hiç kimse değerinizi ve yeteneğinizi yok edemez. Bugünün koşulları zor olabilir, ancak bilginiz ve becerileriniz sizden alınamaz. Genç kadınlar, çalışmaya devam edin, umudunuzu kaybetmeyin ve Afganistan’ın geleceğinin sizin varlığınız olmadan inşa edilemeyeceğine inanın” dedi.

Toplumsal sonuçlar ağırlaşıyor

Afganistan’ın özellikle sağlık alanında ciddi bir uzman açığı yaşadığı bir dönemde, kadın mezunların meslek hayatından dışlanması yalnızca bireysel bir kayıp değil, toplumsal bir soruna dönüşüyor. Bu durumun devam etmesi, eğitim ile istihdam arasındaki uçurumu derinleştirirken, ülkenin insan kaynağının önemli bir bölümünün yıllarca atıl kalmasına yol açabilir.