Suriye’de kimlik temelli şiddet yayılıyor: Şam kırsalından Süveyda’ya uzanan kriz

Süveyda’da geçtiğimiz yıl yayılan sahte bir ses kaydının ardından başlayanları hatırlatan Rakiya el-Şaer, “HTŞ’nin gelmesinden bu yana Suriye’de katliamlar durmadı. Bu yapının ideolojisi, dışlayıcı, mezhepsel ve şiddet temelli bir yaklaşım içeriyor” dedi.

ROCHELLE JUNİOR

Süveyda – Suriye’nin Süveyda şehrinde bir şeyhe atfedilen ve dini hakaretler içerdiği öne sürülen bir ses kaydı, 30 Nisan 2025 tarihinde dijital medyada hızla yayıldı. Daha sonra söz konusu kaydın cihatçi Heyet Tahrir el-Şam (HTŞ) bağlantılı kişiler tarafından uydurulduğu iddiaları gündeme geldi. Bu gelişmelerin ardından üniversite kampüslerinde, özellikle yurtlarda, belirgin bir gerginlik ve öfke ortamı oluştu. Süveydalı Dürzi öğrencileri hedef alan sözlü tartışmalar yaşandı, bazı olaylar ise fiziksel saldırılara dönüştü. Tanıklara göre bazı kampüslerde gerilim hızla tırmanarak bireysel şiddet olaylarına yol açtı. Olaylar sırasında birçok öğrenci çeşitli şekillerde yaralandı. Yaşananların ardından Süveyda şehrinden öğrencilerin önemli bir kısmı, artan güvenlik endişeleri nedeniyle üniversite yurtlarını terk etti. Öğrenciler bu kararın, tekrarlanan saldırılar ve büyüyen güvensizlik ortamı nedeniyle alındığını ifade etti.

Gerilim Şam kırsalına yayıldı

Yaşanan gerilim Ceramana, Aşrafiye ve Sahnaya dahil olmak üzere Şam kırsalındaki Dürzi nüfusun yoğun olduğu bölgelere de yayıldı. Bölgede gergin bir atmosfer oluşurken, söylentilerin yayılmasıyla birlikte zaman zaman şiddet olayları ve güvenlik gerilimleri yaşandı. Devam eden süreçte Aşrafiye, Sahnaya ve Ceramana’da bir dizi şiddet olayı meydana geldi. Bu olaylarda 100’e yakın kişi hayatını kaybetti, çok sayıda kişi de çeşitli şekillerde yaralandı. Gerilimin sürmesi üzerine, Süveyda’dan bir grup genç erkek, yardım çağrılarına yanıt olarak Şam kırsalındaki çatışma bölgelerine doğru hareket etti. Ancak bu grup, Şam ile Süveyda arasında yer alan Baraq yolu üzerinde cihatçı HTŞ mensuplarınca pusuya düşürüldü ve 47 kişi hayatını kaybetti.

‘Ailelerini savunmaya giden gençler hedef alındı’

Süveyda'da siyasi aktivist Rakiya el-Şaer, “30 Nisan 2025 yılında Aşrafiye, Sahnaya ve Ceramana’da ailelerini savunmak için yapılan çağrılara yanıt veren Süveydalı genç erkekler hedef alındı. Bu saldırıların HTŞ ve kimi silahlı unsurlar tarafından gerçekleştirildiğini düşünüyoruz. 30 Nisan 2025’te kurulan pusuda 47 genç hayatını kaybetti. Bu gençler ailelerini savunmaya çalışıyordu. Ancak kurbanlar yalnızca onlar değildi. Sahnaya, Aşrafiye ve Ceramana’dan kadınlar, çocuklar ve yaşlılar da bu saldırılarda hayatını kaybetti. Katledilenlerin sayısının 100’ü aştığını düşünüyoruz” dedi.

‘Katledilenlerin sayısının beş binden fazla olduğu tahmin ediliyor’

Rakiya el-Şaer, Beşar Esad rejiminin düşmesinin ardından cihatçı HTŞ’nin geçici yönetime getirildiğini belirterek, “Bu durum Suriye’nin çöküşünün başlangıcıydı. Önceki rejimin yıllar süren yıkımının ardından bu süreç, ülkede yeni bir istikrarsızlık dönemi başlattı. O zamandan beri özellikle Suriye kıyılarında katliamlar yaşanmaya başladı. Cihatçı HTŞ ile birlikte bu olayların sürdüğünü ve medyaya yeterince yansımadığını düşünüyorum, bu nedenle gerçek bilanço açıklananın üzerinde olabilir. Bu olaylar daha sonra Temmuz 2025’te Süveyda’ya da yayıldı. Katledilenlerin sayısının beş binden fazla olduğu tahmin ediliyor. Ancak cihatçı grupların kontrolü nedeniyle tüm cenazelere ulaşılamadı ve kesin bilanço tam olarak belgelenemedi” ifadelerinde bulundu.

‘HTŞ ile birlikte katliamlar durmadı’

HTŞ’nin siyasi bir anlaşma yoluyla iktidara geldiğini söyleyen Rakiya el-Şaer, sözlerine şöyle devam etti:

“HTŞ’nin gelmesinden bu yana Suriye’de katliamlar durmadı. Bu yapının ideolojisi, kendisinden farklı düşünenlere karşı dışlayıcı, mezhepsel ve şiddet temelli bir yaklaşım içeriyor. Yaşanan olaylar uydurma bir ses kaydıyla başladı. Bu kaydın daha sonra gerçek olmadığı ortaya çıktı. Buna rağmen söz konusu kayıt, üniversite öğrencileriyle başlayan, Ceramana ve Sahnaya’daki olaylarla devam eden ve Süveyda’daki katliamla doruğa ulaşan, Dürzi topluluğuna yönelik yaygın bir kışkırtma kampanyasına yol açtı. Kaydı yayınlayan kişinin hala serbest olduğunu, Türkiye’de ikamet ettiğini ve hatta Suriye’yi ziyaret ederek Kültür Bakanı da dahil olmak üzere iktidar çevrelerinden isimlerle fotoğraflar çektirdiğini görüyoruz.”

Kimlik temelli şiddet farklı bölgelere yayılıyor

Geçici yönetimin kalkınma ve ekonomik projelerden bahsettiğini dile getiren Rakiya el-Şaer, “Ancak sahada yaşananlar çok farklı. Ülkede ciddi bir ekonomik kriz var. Halk, temel ihtiyaç maddelerine erişimde zorluk yaşıyor ve kamu hizmetlerinde ciddi eksikliklerle karşı karşıya. Suriye’nin son yıllarda tanık olduğu olaylar, kimlik ve aidiyet temelli şiddetin farklı bölgelerde sürdüğünü gösteriyor. Alevileri hedef alan kıyı katliamlarından, Dürzileri hedef alan Süveyda’daki saldırılara; Kürtleri hedef alan Eşrefiye ve Şêx Meqsûd mahallelerindeki olaylara; son olarak Duila kilisenin bombalanmasına kadar uzanan bir tablo söz konusu. Tüm bu olaylar, ülkedeki şiddet ve bölünme döngüsünün sürmesine neden olan ve Suriye geçici yönetimine atfedilen ihlallerin bir parçası olarak görülüyor” diye kaydetti.