Arap kadınlar: IŞİD’i yenen YPJ’nin gücü neden tanınmıyor?

YPJ’nin tanınmamasına tepki gösteren Arap kadınlar, “YPJ, devletlerin sahada savaşamadığı bir dönemde en büyük terör örgütü IŞİD’i yendi ve bölgeyi özgürleştirdi. Ancak bunca fedakarlıktan sonra YPJ’nin gücü neden hala tanınmıyor?” diye sordu.

SORGUL ŞÊXO

Til Temir - Suriye Demokratik Güçleri (QSD) ile Şam arasındaki kademeli entegrasyon süreci, bölgede devrime öncülük eden kadınların gündeminde büyük bir belirsizlik yarattı. Savaş boyunca hem sahada hem de toplumsal alanda etkin rol üstlenen kadınlar, geçiş hükümetinin politikalarında kendi haklarının ve varlıklarının nasıl tanınacağını merak ediyor. Kuzey ve Doğu Suriye’deki Arap kadınlar, konuyla ilgili ajansımıza değerlendirmelerde bulundu.

Semah Mihemed, QSD ile Şam arasındaki entegrasyon sürecinde kendilerini en çok endişelendiren konunun kadınların rolünün göz ardı edilmesi olduğunu belirterek, “Kadınlar, Özerk Yönetim sisteminde en küçük komüne kadar öncü bir role sahip oldular. Kadınların varlığı, sosyal alandan askeri ve diğer alanlara kadar hayatın her boyutunda önemlidir. Ancak bizi en çok kaygılandıran, geçiş hükümetinin bugüne kadar kadınların rolünü ve haklarını tanımaması ve kabul etmemesidir” dedi.

Kadınların iradesinin tanıması

Geçici yönetimin kadınların haklarını ve iradesini tanımasıyla Suriye’de gerçekleşecek değişiklikleri anlatan Semah Mihemed, “Kadınlar Suriye’de her alanda aktif ve öncü bir role sahip olacaklar, ancak hakları ve varlıkları tanındığı takdirde. O zaman yeni ve modern bir Suriye göreceğiz ve anayasada kadın haklarının güvence altına alınmasıyla Suriye’de yeni bir bahar yeşerecek. Böylece güzel ve medeni bir toplum kurulmuş olacak” diye belirtti.

Özerk Yönetim öncesi dönemi hatırlatan Semah Mihemed, “Baas rejimi sırasında kadınlar unutuldu ve varlıkları inkar edildi. Kadınlar sessiz, rolsüz, etkisiz ve görünmezdi. Ancak 14 yıllık Rojava Devrimi boyunca bu bakış açısı ve bilinç temelden değişti. Eskiden kadınlara karşı şiddet uygulayan erkekler, bugün onlardan saygıyla bahsediyor ve onlarla birlikte yaşıyor. Kadınların varlığı ve kararlarına da saygı gösteriliyor. Bu nedenle, kadın haklarının tanınması, Arap, Alevi ve Dürzi erkeklerin kadınlara bakış açısını değiştirecek ve Suriye’nin ilerici ve gelişmiş bir toplum olarak inşa edilmesini sağlayacaktır” ifadelerinde bulundu.

‘Kadınlar toplumun kendisi’

Suriye’de kadınların değerinin ve öneminin hala yeterince tanınmadığını kaydeden Semah Mihemed, “Kadınların toplumun yarısı olduğunu söylüyorlar, ama bence kadınlar toplumun kendisidir. Geçici yönetimden istediğimiz şey, kadın haklarının anayasada tanınmasıdır. Çünkü kadınlar ülke için parlak bir yarının umududur” diyerek sözlerini noktaladı.

Kadınlardan Mîliya Mano ise, QSD ile Şam arasındaki müzakereleri yakından takip ettiğini ve kadın dosyasının eksik olmasından duyduğu endişeyi dile getirerek, “Arap kadınları olarak, müzakere masasında kadın dosyasının bulunmaması bizi çok kaygılandırıyor. YPJ, devletlerin sahada savaşamadığı bir dönemde en büyük terör örgütü IŞİD’i yendi ve bölgeyi özgürleştirdi. Ancak bunca fedakarlık ve özveriden sonra YPJ’nin gücü neden hala tanınmıyor? Bu, hem hukuka aykırı hem de vicdansızlıktır” diye kaydetti.

‘Rojava bir örnektir’

YPJ gibi bir kadın gücünün varlığını tanımayan bir hükümetin demokrasiye, adalete ve eşitliğe karşı olduğunun altını çizen Mîliya Mano, sözlerine şöyle devam etti:

“Kadınlar olarak entegrasyondan çıkan her adımı yakından takip ediyoruz, ancak şu ana kadar kadınların kaderinin ne olacağı hala belli değil. Suriye genelinde kadınlar için özgürlük, eşitlik ve adaletin anahtarı Rojava’dadır. Eğer hükümet bunu tanımazsa, Suriye genelinde özgürlük, eşitlik ve adalet sağlanamayacak ve kadınlar özgürlüklerini yaşayamayacak, her zaman onu aramak zorunda kalacaklar. Rojava bir örnektir, kadınların deneyimlerine göz yummamak ve kurulu sistemden faydalanmak gerekir. Bu nedenle kadınların iradesi ve hakları tanınmalıdır, böylece karşı karşıya kaldıkları ihlaller ve suçlar karşısında kendilerini savunabilirler.”

Kuzey ve Doğu Suriye’deki kadınların inşa sürecini koruması gerektiğini söyleyen Mîliya Mano, Suriyeli kadınlara da çağrıda bulunarak, “Ayağa kalkın, mücadeleye başlayın ve varlığınızı hükümete teslim etmeyin ki kaderiniz onların eline geçmesin. 14 yıldır canlarımızı feda ettiğimiz, şehitler verdiğimiz ve örgütümüzü kurduğumuz devrimi korumaya devam edeceğiz. Haklarımızı elde edemesek bile mücadeleyi bırakmayacağız ve Kürt ile Arap kadınlarına saygısızlık edenlerin karşısında dimdik duracağız. Suriyeli kadınlar da ayağa kalkıp mücadeleye başlamalı, çünkü başka bir çare yok, ya bunu kabul edecekler ya da etmeyecekler” dedi.