Kobanêli kadınlar: Girê Spî’deki saldırılar cezasız kalmamalı

Girê Spî’den göç eden Kürt ailelerin dönüşte saldırıya uğraması Kobanêli kadınların tepkisine yol açtı. Saldırıların cezasız kalmasının göç sürecini uzatacağını belirten kadınlar, Suriye yönetimine güvenli dönüş ve kalıcı çözüm çağrısı yaptı.

BERÇEM CÛDÎ

Kobanê - Girê Spî sakinleri, 9 Ekim 2019’da Türkiye’nin ve ona bağlı silahlı grupların saldırıları nedeniyle kentlerini terk etmek zorunda kaldı. Aradan geçen yıllara rağmen yerinden edilen halkın büyük bölümü topraklarına dönemedi. Girê Spî’ye dönmek isteyen yaklaşık 100 Kürt aile dün saldırıların hedefi oldu. Aileler darp, işkence ve yağmanın yanı sıra çeşitli saldırılara maruz kaldı.

Kürt halkı arasında büyük tepkiye neden olan saldırıların ardından Kobanêli kadınlar, ajansımıza konuşarak yaşananları değerlendirdi. Daha önce de Serêkaniyê’den dönen göçmenlerin benzer saldırılarla karşı karşıya kaldığını hatırlatan kadınlar, faillerin cezalandırılması, güvenliğin sağlanması ve kalıcı çözümler geliştirilmesi gerektiğini vurguladı.

‘Failler cezalandırılmazsa bu saldırılar sürer’

Emîne Mehmûd, Girê Spîlilerin kendi evlerine ve topraklarına dönmek amacıyla yola çıktığını, ancak saldırılar nedeniyle yeniden Kobanê’ye dönmek zorunda kaldıklarını belirtti. Emîne Mehmûd, “Girê Spîli göçmenler dün evlerine ve topraklarına dönme niyetiyle yola çıktı. Ancak aileler ağır saldırılar karşılaştı ve yeniden Kobanê’ye dönmek zorunda kaldı. Saldırganların arasında, daha önce Kürt kadınların saç örgüsünü kesen çete mensubu da bulunuyordu. Bu kişi en başından cezalandırılmış olsaydı, bugün Girê Spî’nin asıl sakinlerine yeniden saldırmaya cesaret edemezlerdi. Bu tür eylemler karşısındaki kayıtsızlık devam ettiği sürece halkımızın göçü de uzayacaktır” dedi.

‘Çeteler varken güvenlik sağlanamaz’

Emîne Mehmûd, Suriye’nin silahlı çete gruplarından arındırılmadan güvenlik ve istikrarın sağlanamayacağını belirterek şöyle konuştu: “Bu çeteler aramızda varlığını sürdürdükçe güvenli ve huzurlu bir gelecek umudumuz yok. Güvenin yeniden oluşması için öncelikle Suriye’nin bu çete kalıntılarından temizlenmesi gerekiyor. Bugün bir Kürt yurttaş nerede olursa olsun ya gözaltına alınıyor, ya öldürülüyor ya da ailesinden yüksek miktarda para isteniyor. Bu nedenle Suriye kentlerindeki hareket alanımız giderek daralıyor ve tehlikeli hale geliyor.”

‘Kürtlere yönelik saldırıları kınıyoruz’

Humuslu Amine Filêc de evlerine dönmek isteyen göçmen ailelere yönelik saldırıları kınadı. Bu tür saldırıların ilk kez yaşanmadığını belirten Amine Filêc, “Girê Spî’de yaşananlar yeni değil. Daha önce Tebqa, Reqa ve Serêkaniyê’de de benzer olaylar yaşadık. Suriye’deki toplumsal kesimler arasında yaratılan ayrımları ve özellikle Kürtlerin maruz kaldığı saldırıları eleştiriyor ve kınıyoruz” dedi.

Suriye toplumunun geçmişte birlikte yaşam kültürü içinde büyüdüğünü ifade eden Amine Filêc, “Birbirimize hakaret etmediğimiz, kimseyi küçümsemediğimiz bir ortak yaşam içinde yetiştik. Ancak bugün öyle bir toplumsal ortam oluştu ki insanlar artık kendi kökenlerini bile dile getiremiyor” diye konuştu.

‘Yönetim derhal kalıcı bir çözüm bulmalı’

Saldırıların arkasındaki gerekçelere ve çete zihniyetinin yaygınlaşmasına dikkat çeken Amine Filêc, bu durumun Suriye toplumundaki birlik duygusuna zarar verdiğini ve güvensizliği derinleştirdiğini söyledi.

Saldırıları gerçekleştirenlerin, hedef alınan ailelerin Demokratik Suriye Güçleri (QSD) mensuplarının aileleri olduğunu öne sürdüğünü belirten Amine Filêc, “QSD’nin yarısından fazlasının Arap olduğunu unutmuş olmalılar. Bu gerekçeler kesinlikle kabul edilemez. Yönetim, bu meseleye ilişkin derhal önlem almalı ve kalıcı bir çözüm bulmalı” ifadelerini kullandı.

‘Halkımız topraklarından sürülüyor’

Reqa’dan Kobanê’ye göç eden Zelîxe Ibrahîm ise Girê Spîli ailelerin yıllardır topraklarından uzakta yaşadığını belirterek evlerin yağmalanmasının ve tahrip edilmesinin sürdüğünü söyledi.

Zelîxe Ibrahîm, “Evleri yağmalandı ve yıkıma uğradı. Bugün bile pencereleri ve kapıları çalınıyor, ağaçları kökünden kesiliyor. Bu aileler sözde geri dönerek tarım yapmak ve geçimlerini sağlamak istiyordu. Ancak saldırılar yüzünden yeniden göç etmek zorunda kaldılar. Şimdi bu insanlar nasıl yaşayacak, nereye gidecek? İnsan kendi toprağında darp, işkence, hakaret ve sürgünle mi karşılaşmalı?” diye sordu.

‘Bu zihniyet varken Reqa’ya nasıl döneceğim?’

Kendisinin de Reqa’dan göç etmek zorunda kaldığını anlatan Zelîxe Ibrahîm, yaşananların ardından kendi kentlerine dönme konusunda duydukları kaygıyı dile getirdi. “Ben de Reqa’dan göç edenlerden biriyim. Ocak ayındaki saldırılar sırasında Kobanê’ye geldim. Evimizi ve bütün mal varlığımızı geride bıraktık. Şimdi orada neler yaşandığını bilmiyoruz ve gidip görme imkanımızda yok” diyen Zelîxe Ibrahîm, Reqa’da 70 yıl yaşadığını ve geçen yıla kadar bu tür olaylarla karşılaşmadığını belirtti.

Girê Spî’de yaşanan saldırıların kendilerinde büyük bir korku yarattığını ifade eden Zelîxe Ibrahîm, “Bu olayları gördükten sonra Reqa’ya nasıl dönebileceğimizi bilmiyorum. Dünden beri Girê Spî’de yaşananları düşünmekten gözümüze uyku girmedi. Bu durum devam ederse başarılı bir entegrasyondan söz edemeyiz” dedi.