Güney Lübnan’da kadınlar geçim kaynaklarını yeniden kurmaya çalışıyor
İsrail’in Güney Lübnan’a yönelik saldırıları hayvancılığı da vurdu. Binlerce hayvanın telef olduğu, süt ve peynir üretiminin büyük ölçüde azaldığı bölgede kadınlar, yaşadıkları ağır kayıplara rağmen üretime yeniden başlayabilmek için mücadele veriyor.
RANA JOUNİ
Lübnan- İsrail’in Güney Lübnan’a yönelik saldırıları yalnızca evleri ve tarım arazilerini değil, yüzlerce ailenin geçim kaynağı olan hayvancılığı da hedef aldı. Saldırılarda çok sayıda hayvan telef olurken, çiftlikler boşaldı, süt ve peynir üretimi büyük ölçüde azaldı. Bölgede yıllardır hayvancılıkla geçinen kadınlar ise bir yandan yaşadıkları kayıpların acısını taşırken diğer yandan ayakta kalmaya ve üretimlerini yeniden canlandırmaya çalışıyor.
Güney Lübnan’daki Mecdel Selm beldesinde yaşayan Tevfika El Maaz da saldırılarda hem oğlunu hem de geçim kaynağını kaybeden kadınlardan biri. Oğlu, Birleşmiş Milletler Geçici Görev Gücü (UNIFIL) merkezlerinden birinin yakınında bulunan Burc Kalaviye beldesinde hayvanları otlatırken yaşamını yitirdi. Tevfika El Maaz ise yaklaşık bin koyun ve büyükbaş hayvanın yanı sıra çok sayıda kümes hayvanını kaybetti. Hayvanlarının yarısı bombardıman ve hava saldırılarında telef olurken, geri kalanları da değerinin dörtte birinden daha düşük bir fiyata satmak zorunda kaldı.
'Tarlaya gidip acımı ağlayarak anlatıyorum'
Saldırılardan önce hayvancılıkla geçimini sağlayan Tevfika, hayvanlarından elde ettiği sütle yoğurt ve peynir üretiyor, bunları yerel pazarda satarak ailesinin ihtiyaçlarını karşılıyordu. Ancak saldırılarla birlikte yıllardır emek verdiği çiftliği ve gelir kaynağı yok oldu.
Şimdi boş kalan ağılların arasında dolaşan Tevfika, bir zamanlar yüzü aşkın tavuğunun bulunduğu kümese bakıyor. Tavuklarının da saldırılarda telef olduğunu anlatan Tevfika, “Tavuklarım günde 10 ila 15 koli yumurta veriyordu. Bunları pazarda satıyordum. Ancak beldeye yönelik topçu bombardımanında hepsi telef oldu” diyor.
Çiftlikte eski yaşamından geriye kalan izler hala duruyor. Koyun ağılları, hayvanların boyunlarına takılan çanlar, odalardan birinde bırakılan samanlar ve sürülerin su içtiği yalaklar yerli yerinde. Eksik olan tek şey ise çiftliğe hayat veren hayvanlar.
Yaşadığı kayıpları anlatırken gözyaşlarını tutamayan Tevfika, “Artık eve girmek, hatta buradan geçmek bile istemiyorum. Tarlaya gidip derdime, acıma ağlıyorum. Kaybım çok büyük. Ekonomik koşullar son derece zor ve desteğe ihtiyacı olan bir ailem var” sözleriyle yaşadıklarını dile getiriyor.
Hayvan yetiştiricilerinin sayısı 63'ten 7'ye düştü
İsrail saldırıları, Mecdel Selm'de hayvancılıkla uğraşan çok sayıda aileyi de üretimden kopardı. Saldırılardan önce beldede süt ve peynir üretimi kadınların önemli geçim kaynakları arasında yer alıyordu. Günlük yoğurt üretimi yaklaşık bin kovaya ulaşırken, bugün bir çiftliğin üretimi 10 kovaya, kimi zaman bunun da altına düştü.
Beldede geriye yalnızca birkaç yüz koyun kalırken, büyükbaş hayvan sayısında da ciddi bir azalma yaşandı. Hayvan yetiştiricilerinin sayısı 63'ten 7'ye geriledi. Tevfika da sürüsünü ve geçim kaynağını tamamen kaybeden üreticiler arasında yer alıyor.
Lübnan Tarım Bakanlığı verilerine göre hayvancılık sektöründe yaşanan kaybın 500 milyon doları aştığı belirtiliyor. Saldırılar yalnızca büyükbaş ve küçükbaş hayvancılığı değil, kümes hayvancılığını ve diğer tarımsal üretim alanlarını da etkiledi. Üretimdeki düşüş yerel pazarlardaki fiyatlara da yansıdı.
23 inekten geriye yalnızca 3'ü kaldı
Tevfika'nın çiftliğinden birkaç adım uzaklıkta yaşayan Nahide Hamdan ise ailesinin yıllardır geçimini sağladığı işletmeyi ayakta tutmaya çalışıyor.
Saldırılardan önce aile çiftliğinde 23 inek bulunurken, bugün yalnızca 3 inek kaldı. Nahide'nin süt, yoğurt ve peynir ürettiği küçük işletmesi faaliyetini sürdürse de üretim eski günlerinden oldukça uzak.
Daha önce günde yaklaşık 35 kova yoğurt üreten ve bunun yanı sıra peynir yapan Nahide, şimdi yalnızca sipariş üzerine 4 kova yoğurt hazırlayabiliyor.
40'lı yaşlarındaki Nahide, tüm zorluklara rağmen üretimden vazgeçmiyor. Yaşadıkları ekonomik kayıpları şöyle anlatıyor:
“Savaş ekonomimizi ağır biçimde etkiledi. Çok şey kaybettik. İneklerimizi değerinin dörtte birine satmak zorunda kaldık. Bugün inek fiyatları yükseldi, üretim azaldı. Bir ineğin fiyatı bin doları geçtiği için yeniden hayvan almak bizim açımızdan çok zor.”
'Bu iş bizim geçim kaynağımız'
Nahide için süt ve peynir üretimi yalnızca bir meslek değil, aynı zamanda ailesinin geçimini sağlamanın ve toprağına bağlı kalmanın bir yolu.
Her sabah erkenden işletmesine giden Nahide, sütü kaynatarak geleneksel yöntemlerle yoğurt ve peynir yapmaya devam ediyor. Saldırılardan önce 100 kalıptan fazla peynir üreten Nahide'nin üretimi bugün işletmenin eski kapasitesiyle devam etmesine yetmeyecek kadar azalmış durumda.
Bölgede hayvancılığın yeniden canlanmasının önünde ise çok sayıda engel bulunuyor. Yem fiyatlarının yükselmesi, hayvan satın almanın giderek zorlaşması, tarım arazilerinin ve ürünlerin zarar görmesi üreticilerin yükünü artırıyor.
Özellikle saldırılardan etkilenen ve sarı hatta yakın bölgelerdeki tarım arazilerinin kaybı, üretimin yeniden başlamasını güçleştiriyor. Mecdel Selm'in Seluki Vadisi yakınlarında bulunması ve beldenin çevresinin topçu bombardımanına maruz kalması da çiftçiler ve hayvan yetiştiricileri açısından ciddi bir sorun oluşturuyor.
Kadınlar üretimlerini yeniden canlandırmak istiyor
Güney Lübnan'da saldırılar yalnızca çiftlikleri ve ağılları boşaltmadı. Yıllardır bölge ekonomisinin önemli bir parçası olan süt ve peynir üretimini de büyük ölçüde sekteye uğrattı. Hayvancılıkla geçinen aileler gelirlerinden olurken, üretimin önemli bir bölümünü üstlenen kadınlar da ekonomik olarak zor bir döneme girdi.
Bir yanda boş çiftliğine bakarak kayıplarının acısını yaşayan Tevfika, diğer yanda birkaç inekle üretimini sürdürmeye çalışan Nahide, Güney Lübnan'da hayvancılıkla geçinen kadınların yaşadığı zorlukları ortaya koyuyor.
Bölgedeki kadınlar, hayvancılığın yeniden canlandırılması, üretimin artırılması ve geçim kaynaklarının geri kazanılması için desteğe ihtiyaç duyuyor.
Güney Lübnan'da yeniden inşa yalnızca yıkılan evlerin onarılması anlamına gelmiyor. Aynı zamanda boşalan ağılların yeniden hayvanlarla dolması, süt ve peynir üretiminin canlanması ve geçimini tarımdan sağlayan ailelerin yeniden ayakta kalabilmesi anlamına geliyor.