Kabil’de konut krizi: Göç ve yoksulluk barınma sorununu derinleştiriyor
Afganistan’da derinleşen konut krizi, yoksulluk ve artan kiralar nedeniyle kadınları ve çocukları sağlıksız koşullarda yaşamaya mahkum ediyor. Taliban’ın mülklere el koyması ve göçmenlerin kitlesel dönüşü de barınma sorununu ağırlaştırıyor.
BAHARİN LEHİB
Afganistan- Taliban’ın iktidara gelmesinin ardından ülkede derinleşen sorunlardan biri de konut sıkıntısı oldu. Çok sayıda insanın kendine ait evi bulunmazken, halkın büyük bölümü ekonomik koşullar nedeniyle kiralık evlerde yaşıyor. Konut yetersizliği ve ekonomik sorunlar nedeniyle birden fazla aile aynı evde yaşamak, tuvalet ve mutfağı ortak kullanmak zorunda kalıyor. Bazı aileler ise çocuklarıyla birlikte yalnızca tek bir odada yaşamını sürdürüyor.
İran ve Pakistan’dan Afganistan’a göçmenlerin geri dönüşü, konut sıkıntısını daha da artırırken, ev fiyatlarının yükselmesine de yol açtı. Öte yandan, önceki 20 yıl boyunca devlet yetkilileri kamu arazilerine el koyarak bu alanlarda yerleşim yerleri inşa etti. Ekonomik durumu iyi olan kişiler bu bölgelerden arsa satın alarak evlerini yaptı. Ancak Taliban, Afganistan genelindeki bu mahalleleri devlet arazisi ilan ederek evlerin yapısına göre kira belirledi. Söz konusu kiranın ödenmesini isteyen Taliban, ödeme yapılmaması durumunda ev sahiplerinin evlerini terk etmesi için baskı yapıyor.
Halk barınma sorunuyla mücadele ediyor
Kabil ve diğer vilayetlerde yolların yeniden yapılması çalışmaları kapsamında bazı evlerin yıkılması veya yol güzergahında kalması da konut sorununu ağırlaştırdı. Böylece Afganistan halkı, yoksulluk, işsizlik ve Taliban’ın baskısının yanı sıra barınma sorunuyla da mücadele ediyor. Taliban’ın Afganistan’da yönetimi ele geçirmesinin ardından çok sayıda kişi can güvenliğini sağlamak amacıyla evini terk etmek zorunda kaldı. Bazıları ülke dışına çıkarken, bazıları da başka vilayetlere sığındı. Taliban ise bu süreçte, sahipleri bölgede bulunmayan çok sayıda eve el koyarak kontrolü altına aldı.
Evini bırakıp kaçmak zorunda kaldı
Afganistanlı beş çocuk annesi Şima, eşinin önceki hükümet döneminde Bağlan vilayetinde askeri savcılıkta görev yaptığını belirterek, “Taliban’ın iktidara gelmesinin ardından gece kaçmak zorunda kaldık ve Kabil’e doğru yola çıktık. Bir süre oradan oraya dolaşıp yakınlarımızın evlerinde kaldık. Daha sonra güçlükle bir ev bulup kiraladık. Ardından, gelinim ve kızlarımla birlikte yaşayabileceğimiz küçük bir ev satın almak için sahip olduğumuz güzel evi satmaya karar verdik” dedi.
‘Çok kötü koşullarda yaşamımızı sürdürüyoruz’
Kabil’in bir bölgesinde yaşayan üç çocuk annesi Firuza Şerif ise, “Yaşadığım ev nem içinde. Bütün yataklarımız kötü kokuyor ve kemik ağrılarından muzdaribiz. Üç küçük çocuğumla birlikte kısa süre önce İran’dan döndük. Elimizdeki az miktardaki parayla çok kötü koşullarda yaşamımızı sürdürüyoruz. Bu nemli tek oda için aylık 2 bin Afganî kira ödüyorum. Tuvaleti, banyoyu ve mutfağı İran’dan dönen diğer iki aileyle ortak kullanıyorum” sözleriyle yaşadıkları zorlu koşullara dikkat çekti.