"Türkiye sınır köylerde kadın, çocuk demeden herkesi hedef alıyor"

Suriye'nin kuzey ve doğusundaki Qamişlo kentine bağlı Meheta Kevin sınır köyünde yaşayan kadınlar, Türkiye’nin kadın, çocuk demeden herkesi hedef aldığını söyleyerek, dünya devletlerinin Türkiye’nin bu vahşetine sessiz kalmasını eleştirdi.

EBİR MUHEMED

Qamişlo - Türkiye’nin Kuzey ve Doğu Suriye'ye yönelik saldırıları devam ediyor. Özellikle son zamanlarda Türkiye’nin, Kürdistan Bölgesi’ndeki sivilleri hedef aldığı belirtiliyor. Sınır hattında yaşayan siviller, Türkiye’nin Eyn İsa sınır hattına ve Til Temir'e bağlı köylere saldırılarında kadın, çocuk, asker, sivil ayrımı yapmaksızın herkesi hedef aldıklarını anlattılar.  Suriye'nin kuzey ve doğusunda sınırda bulunan Qamişlo kentine bağlı Meheta Kevin köyünden Behiya Sabri ve Hediya Muhammed Şerif, ajansımıza konuştular.

"Türkiye sınırında keşif uçakları bize huzur vermiyor "

Türkiye’ye sınırı olan Mehetê köyünde yaşayan Hediya Muhamed Şerif, yaşadıkları zorlukları dile getirerek şöyle konuştu: "Evimiz Türkiye sınırında, dolayısıyla hayatımız tehlikede. Biz köylüyüz, siviliz, Türk devletinin bizimle hiçbir ilgisi yok ama kadın ve çocuk demeden herkesi hedef alıyor. Kürt halkı herkes için barış ve huzur istiyor ama maalesef bunu diğer tarafta göremiyoruz. Türk devletine ait İHA'lar her gün köy üzerinde uçuyor, buradaki amaçları özel bir savaş uygulayarak, halkı sindirmek ve halkı toprağından, yerinden yurdundan etmektir.”

"Önce tehdit ediyorlar, sonra saldırıyorlar”

Türkiye’nin halkı savaşla önce tehdit ettiğini ve daha sonra bu tehditleri uyguladığını söyleyen Hediya Muhamed Şerif, "Tabii ki tehlikede olan sadece biz değiliz, Türk devleti bizi her gün tehdit ediyor ve bize saldırıyor. Kobanê'de vahşi saldırıların gerçekleştiğini ve bunun sonucunda sivillerin hayatını kaybettiğini görüyoruz. Aynı zamanda Şengal’i bombalıyor ve Suriye'nin kuzey ve doğusundaki sivilleri hedef alıyor. Türk devleti eylemlerine devam etse de biz vatanımızı terk etmiyoruz, biz bu topraklarda büyüdük, bizim topraklarımızda Türk devleti yok. Güçlü bir irade ve doğru fikirlerle insanlar amacına ulaşacak ve başarı bizim payımız olacaktır” dedi.

 “Türk devleti 3 şehrimizi işgal etti”

Mehetê köyünde yaşayan bir diğer köy sakini Behiya Sabri de özellikle Rojava Kürdistan sınırına yönelik saldırıların arttığını belirterek, “Türk devleti 3 şehrimizi işgal etti ve hala gözü doymuyor. Askeri bir tabur yapmak için başka bir şehri almak istiyor. Erdoğan her şehrin kontrolünü ele geçirmek istiyor. Bu noktada aklıma şu soru geliyor; Türk devleti Ortadoğu'yu bir bütün olarak işgal edip Yemen, Mısır ve Irak'ta askeri taburlar mı kurmak istiyor? Erdoğan, Osmanlı İmparatorluğu'nu modernize etmek için ülkenin her yerini işgal etmek istiyor" şeklinde konuştu.

 “Dünya devletleri işgale karşı sessiz”

Dünya devletlerinin bu saldırılara ortak olduğunu vurgulayan Behiya Sabri, “Dünya devletleri, Türk devletinin tüm bu eylemlerine sessiz kalıyor. Dünya devletleri Türk devletinin suç ortağı olduğunu söylüyoruz. Türk devleti, NATO üyesidir. Silah ve mühimmat ticaretini yaptığı ve bizim gibi yoksul halklar üzerinde kullandığı bir NATO üyesidir. Türkiye, bu üyelik aracılığıyla silah ve mühimmatını takas ediyor ve bizim gibi savunmasız halklar üzerinde kullanıyor” diye konuştu.

“Kürtlerin birliği, her zamankinden daha önemli”

Bu kritik dönemde Kürt birliğinin önemine vurgu yapan Behiya Sabri, “Düşman karşısında Kürtlerin birliği, her zamankinden daha önemli. Bugün düşmanımız, Osmanlı döneminin en güçlü tekniğiyle karşımızda duruyor. Türk devleti, ilerde tarihte  ‘Kürt vardı, Kürt yoktu’ yazacağını, biz Kürtler dört parça Kürdistan’da birleşmezsek, bize son vereceğini açıkça belirtiyor. Umuyoruz ki düşmanla kimse dost olmaz. Birleşirsek düşmanımız yenilecek, NATO'ya kendi gücümüzle karşı çıkabiliriz ve irademizin yeterli olduğuna inanıyoruz" dedi.

"Düşmanla birlik olmayın”

Kürt partilerine çağrıda bulunan Behiya Sebri, sözlerini şöyle tamamladı: “Kürt kardeşlerinize karşı düşmanla birlik olmayın. Topraklarımıza, çocuklarımıza, şehitlerimize sahip çıkacağız. Şehit aileleri olarak Kürt partilerine çağrımız, bu zorlu savaşta el ele vermeleridir çünkü düşmanımız, dostumuz değildir."