İki savaş arasında mahsur kalan kadının hikayesi
Sudan’daki savaştan iki çocuğuyla birlikte kaçarak güvenli bir yaşam arayan Asil Umeyra, bu kez Gazze’de savaşın ortasında kaldı. Yerinden edilme ve açlıkla mücadele eden Asil, ailesiyle bir araya gelmenin ve insanca bir yaşam sürmenin hayalini kuruyor.
NAGHAM KARAJEH
Filistin – Filistinli Asil Umeyra, iki çocuğuyla birlikte Sudan’daki savaştan kaçarak geldiği Gazze’de, altı ay sonra başlayan savaş nedeniyle mahsur kaldı. Eşi Hartum’da kalan Asil Umeyra, yerinden edilme ve açlığın yanı sıra insani yardımlara ve çocuklarının eğitim hakkına erişimde yaşadığı engellerle mücadele ederken, ailesiyle yeniden bir araya gelebilmek için Gazze’den güvenli bir çıkış yolu arıyor.
Sudan’daki savaştan çocuklarını kurtarmak için kaçtığını ancak kendisini Gazze’deki savaşın içinde bulduğunu söyleyen 30 yaşındaki Filistinli Asil Umeyra, “Çocuklarımla birlikte hayatta kalmak için Sudan’dan kaçtım ama karşıma Gazze savaşı çıktı. Bombardıman korkunçtu. Tek düşündüğüm çocuklarımı nasıl koruyacağım ve onların hayatta kalmasını nasıl sağlayacağımdı” ifadelerini kullanıyor.
‘Yardımlar her zaman ulaşmıyor’
Asil Umeyra, babasının evinde kalmakta ısrar etse de saldırıların yoğunlaşması onu güvenli bir yer bulmak için tekrar tekrar yerinden edilmeye zorladı. Çocuklarıyla birlikte yaşadığı en ağır deneyimin kıtlık olduğunu belirten Asil Umeyra, kaynakların yetersizliği ve yardımlara erişememeleri nedeniyle çocuklarına yiyecek bulmakta zorlandığını, onların güvenliği konusunda sürekli kaygı duyduğunu anlatıyor.
Ailesinin insani yardım almasının önünde idari engellerle de karşılaştığına dikkat çeken Asil Umeyra, Filistinli olmasına rağmen Sudanlı biriyle evli olduğunu, çocuklarının da Sudan vatandaşlığı taşıdığını söylüyor. Bu durumun, ailesinin koşullarını belgelemesini ve yardım kuruluşlarına gerekli bilgileri sunmasını zorlaştırdığını ifade ediyor.
Asil Umeyra, bazı kurumların kendisinden tüm kişisel bilgilerini talep ettiğini, ardından eşinin durumunu ve nerede bulunduğunu sorguladığını aktarıyor. Kurumların eşinin Gazze dışında bulunduğunu ve aileyle birlikte yaşamadığını kanıtlamasını istediğini belirten Asil Umeyra, belgelerde çocuklarının Sudan vatandaşlığının yer almasının da işlemleri zorlaştırdığını ve kayıt işlemlerini tamamlamak için defalarca başvuruda bulunmak zorunda kaldığını dile getiriyor.
Eşinden, Gazze dışında bulunduğunu ve ailesinin burada mahsur kaldığını gösteren bir video çekmesini istediğini dile getiren Asil Umeyra, bunun ailelerinin durumunu kanıtlamaya yardımcı olmasını umduğunu söylüyor. Ancak tüm bu girişimlere rağmen aile her başvurusunda yardım alamıyor.
Yıllardır yaptığı çağrıların ardından artık ihtiyacının yalnızca gıda kolileri ya da geçici yardımlarla sınırlı olmadığına işaret eden Asil Umeyra, Gazze’den ayrılmasını ve aile yaşamını yeniden kurmasını sağlayacak kalıcı bir çözüm talep ediyor.
Asil Umeyra, geri dönmekten söz ettiğinde bilmediği bir yerden bahsetmiyor. Hartum’da bir evi ve savaşın sona ermesinin ardından yeniden başlamayı umduğu bir yaşamı var. Ancak şu ana kadar bu isteğini hayata geçirecek bir plan oluşturamıyor.
Temel talebinin, Hartum’a ulaşarak ailesiyle yeniden bir araya gelebilmek için Mısır’a seyahat etmesine olanak tanıyacak bir sınır geçişinin açılması olduğunu belirten Asil Umeyra, şöyle diyor:
“Tek istediğim normal bir hayat yaşamak. Çocuklarıma yemek ve su verebilmek, diğer anneler gibi kızımı okula götürebilmek istiyorum. İnsanca bir yaşam sürmek istiyorum.”
‘Eğitim ertelenen bir hak’
Asil Umeyra, okul kontenjanlarının sınırlı olması ve kayıt ücretleri nedeniyle kızını okula kaydettirmekte de zorluk yaşıyor. Bir okulun ikinci sınıfa kayıt için yaklaşık 50 dolar talep ettiğini belirten Asil Umeyra, bu miktarın savaştan etkilenen birçok ailenin karşılayabileceği bir tutarın üzerinde olduğunu söylüyor. Devlet okullarının tüm çocukları kabul edememesi nedeniyle ailesinin eğitim olanaklarına erişimi de sınırlı kalıyor.
Yaşadığı zorluklar yiyecek ve eğitimle sınırlı değil. Çadırda yaşamak; mahremiyetin korunması ve tuvalet gibi temel ihtiyaçların karşılanması konusunda da günlük sorunlara yol açıyor. Özellikle tuvalet ve diğer ortak kullanım alanları kaldığı geçici yerleşimden uzakta olduğunda zorluk yaşadığını vurgulayan Asil Umeyra, temel ihtiyaçlarını karşılamak için zaman zaman başkalarından yardım istemek zorunda kaldığını, bunun da onurunu ve bağımsızlığını etkilediğini ifade ediyor.
‘Ailenin yeniden bir araya gelmesi insani bir zorunluluk’
Asil Umeyra’nın yaşadıkları, bireysel bir mağduriyetin ötesine geçerek savaşın, zorunlu göçün ve aile bireylerinin birbirinden ayrı düşmesinin; idari ve ekonomik engellerle nasıl iç içe geçtiğini ortaya koyuyor. Bu koşullarda en temel haklar bile ertelenen taleplere dönüşüyor.
Birleşmiş Milletler Nüfus Fonu, 2026 yılının ilk çeyreğinde Gazze’de ailelerin birbirinden ayrılması, toplumsal cinsiyete dayalı şiddet ve çocuk yaşta evlilik risklerinin, insani koşulların kötüleşmesiyle birlikte arttığı uyarısında bulundu. Birleşmiş Milletler İnsani İşler Koordinasyon Ofisi de ailelerinden ayrı düşen çocukların korunması ve aileleriyle yeniden bir araya getirilmesi için çalışmaların sürdüğünü bildirdi.
Bu veriler, aile bağlarının korunmasına yönelik ihtiyacın büyüdüğünü gösteriyor. Ancak seyahat edememe ve aile birleşiminin sağlanamaması nedeniyle Gazze’de mahsur kalan yabancı uyruklu kadınların ya da eşlerin toplam sayısını ortaya koyan kapsamlı bir veri bulunmuyor.
Asil Umeyra, yaşadığı acıların sona ermesi ve çocuklarıyla birlikte yaşamını yeniden kurabilmesi için Gazze’den ayrılmasını sağlayacak güvenli ve açık bir yol oluşturulmasını talep ediyor. Asil Umeyra, kendisinin ve çocuklarının hakkının, sürekli acı ve belirsizlikten uzak, güvenli ve onurlu bir yaşam sürmek ve ailece yeniden bir araya gelmek olduğunu vurguluyor.