Gazze’de ‘yavaş ölüm’: Çocuklar ve hamile kadınlar hayati risk altında

Gazze’de gıda girişine ilişkin iyileşme haberlerine rağmen sağlık krizi derinleşiyor. Yetersiz beslenme ve ilaç kıtlığıyla mücadele eden çocuklar ile hamile kadınlar, ağır ekonomik koşullar ve çöken sağlık sistemi nedeniyle hayati risk taşıyor.

Gazze – Gazze Şeridi’nde gıda durumunda göreceli bir iyileşme yaşandığı ve özellikle et başta olmak üzere çeşitli ürünlerin giriş yaptığı yönündeki haberler gündemde olsa da, kuşatma altındaki bölgede sağlık sistemi çöküşünü sürdürüyor. Binlerce çocuk, hamile kadın ve emziren anne; yetersiz beslenme, ilaç kıtlığı ve yavaş ölüm riskiyle karşı karşıya bulunuyor.

 

Bebekler yetersiz besleniyor

Şahira Haniyeh, Mart 2025’in sonlarında Gazze Şeridi’ni etkisi altına alan kıtlıktan hemen önce, normal doğum kilosu yaklaşık üç buçuk kilogram olan kızı Rital’i dünyaya getirdi. Bebeğin sağlık durumu ilk dört ay boyunca stabil seyretti. Ancak pazarlarda bebek maması ve temel gıda ürünlerinin yetersizliği nedeniyle Rital yetersiz beslenmeye başladı ve bunun etkilerini yaşıyor.

Bazı gıda ürünlerinin Gazze’ye girişine rağmen kızının yaşadığı sıkıntıların devam ettiğini anlatan Şahira Haniyeh, ağır ekonomik koşullar nedeniyle ailesinin düzenli gıda ve besin takviyesi sağlayamadığını ifade etti. Şahira Haniyeh ayrıca, kızının tedavisinde kullanılan ilaçların kısa süreliğine temin edilebildiğini, ancak yeniden yaşanan ilaç yetersizliği nedeniyle sağlık durumunun tekrar kötüleştiğini belirtti.

‘İsrail güçlerinin uyguladığı kısıtlamalar nedeniyle aile bölgeden ayrılamadı’

Sağlık durumunun ağırlaşması üzerine Rital’in yurt dışında tedavi edilmesine karar verildi. Ancak İsrail güçlerinin hasta geçişlerine yönelik uyguladığı kısıtlamalar nedeniyle aile bölgeden ayrılamadı. Kızını ilk kez hastaneye götürdüğü anı anlatan Şahira Haniyeh, o dönemde Rital’in gözlerinin belirgin şekilde yukarı kaydığını, karnının şiştiğini, göğüs kafesinin belirginleştiğini ve nefes almakta güçlük çektiğini söyledi. Şahira Haniyeh, bu belirtilerin yetersiz beslenmeye işaret ettiğini ancak doktorların bilgilendirmesiyle öğrendiğini ifade etti.

Rital’in zamanla bazı belirtileri atlattığını belirten Şahira Haniyeh, buna rağmen bebeğin fiziksel görünümünün hala yetersiz beslenmenin izlerini taşıdığını söyledi. Ayrıca yüksek sıcaklıklarda ya da çevrede ateş yakıldığında solunum problemlerinin arttığını aktaran Şahira Haniyeh, günlük beslenmede kullanılan sütün pişirme yerine kaynar suyla hazırlanmak zorunda kaldığını, kül ve ateşten kaynaklanan kirleticilerin süte karışmasının ise kızının sağlık durumunu daha da kötüleştirdiğini vurguladı.

Şahira Haniyeh, kızı için gerekli tedaviyi bulmakta büyük zorluk yaşadığını belirterek, “Devlet hastaneleri ve sağlık merkezleri gerekli tüm ilaçları sağlayamıyor. Özel eczanelerde ilaç bulmak ise bazen Gazze Şeridi’nin güneyinden kuzeyine kadar uzun mesafeler kat etmeyi gerektiriyor; çoğu zaman sadece tek bir ilaç türünü bulabilmek için. Özellikle yaz aylarında kızımın uygun ağrı kesicilere ve elektrikli solunum cihazına ihtiyacı var. Ancak çadırda yaşıyoruz, süt ve ilaç bulmak da çok zor” sözleriyle yaşadığı çaresizliği anlattı.

‘Şimdi Rital’i de kaybetmekten korkuyorum’

Kızının durumunun zaman zaman iyileştiğini anlatan Şahira Haniyeh, ilaçların kesilmesiyle yeniden ağırlaştığını ifade etti. Şahira Haniyeh, “Bir dönem ellerini ve ayaklarını hareket ettirmeye başlamıştı. Ama ilaçlar tükendiğinde durumu yeniden kötüleşiyor ve tamamen hareketsiz kalıyor. Kalp atışları düzensizleşiyor, hayatını tehdit eden ağır nöbetler geçiriyor. Her gün çadır içinde kızıma ilk yardım ve fizik tedavi uygulamaya çalışıyorum. Savaşta üç çocuğumu, evimi ve ailemi kaybettim. Şimdi Rital’i de kaybetmekten korkuyorum” dedi.

Üçüncü çocuğuna hamile olan Ghalia Obeid ise savaş koşulları nedeniyle yüksek riskli bir gebelik süreci geçirdiğini belirterek, yoğun gaz maruziyeti ve Gazze Şeridi’nin kuzeyinde uzun süre mahsur kalmasının sağlık durumunu ağırlaştırdığını söyledi. Daha önce benzer gazlara maruz kalması sonucu serebral atrofi ve hidrosefali teşhisi konulan bir çocuk dünyaya getirdiğini ifade eden Ghalia Obeid, mevcut hamileliğinde ise gerekli tıbbi desteğe ulaşamadığını anlattı.

 

‘Engelli çocuk dünyaya getirme ihtimali artıyor’

Ghalia Obeid, “Hamileliğim boyunca hem benim hem bebeğimin sağlığını koruyabilecek uygun tedaviyi alamadım. Tıbbi raporlar, aynı anda hem yetersiz beslenme hem de yüksek riskli gebelik yaşadığımı doğruluyor. Almam gereken özel ilaç artık bulunamıyor; yerine çok daha az etkili bir ilaç veriliyor. Doktorlar, bu durumun doğum engelli bir çocuk dünyaya getirme ihtimalini yüzde 80’in üzerine çıkardığını söylüyor” dedi.

İkinci çocuğunu yetersiz beslenme nedeniyle emziremediğini anlatan Ghalia Obeid bebeğini bir süre mamayla beslemek zorunda kaldığını, ancak bebeğin daha sonra emmeyi reddettiğini söyledi. Bazı besin takviyeleriyle durumu kontrol altında tutmaya çalıştığını belirten Ghalia Obeid, savaş öncesinde sağlık hizmetlerine erişimin çok daha kolay olduğunu vurgulayarak, “Eskiden ilaçlar en yakın sağlık merkezinde bulunurdu. Anne ve bebeğin sağlığı için düzenli aylık kontroller yapılır, gecikme olursa sağlık ekipleri bizimle iletişime geçerdi. Doğum zamanı geldiğinde eve hemşire bile gönderiliyordu” ifadelerini kullandı.

Ghalia Obeid, Gazze’de artan yaşam maliyetleri ve ağırlaşan ekonomik koşullar nedeniyle ilaçları kendi imkanlarıyla temin etmenin büyük bir maddi yük oluşturduğunu dile getirdi. Özellikle hamileliğinin plansız gerçekleştiğini belirten Ghalia Obeid, acilen tedaviye ve uygun tıbbi ekipmanlara ihtiyaç duyduğunu ifade ederek, “Doktorlar, vücudumun maruz kaldığım toksik maddelerin etkisinden kurtulabilmesi için en az iki yıla ihtiyaç duyduğunu söylüyor. Aynı zamanda balık gibi sağlıklı ve besleyici gıdalar tüketmem gerekiyor. Ancak mevcut koşullarda bunları karşılamam mümkün değil” diyerek yaşadığı zorlukları anlattı.

Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ), 10 binden fazla çocuk ve yaklaşık 37 bin hamile ve emziren kadının akut yetersiz beslenme riski altında olduğunu ve temel ihtiyaç maddelerinin eksikliği nedeniyle bu grupların "yavaş bir ölüm" ile karşı karşıya olduğunu açıklamıştı. Öte yandan Sınır Tanımayan Doktorlar da, Gazze Şeridi'ne insani yardım, tıbbi malzeme ve gıdanın derhal ve koşulsuz olarak girişini talep etti.