Rûbar Ehmed: Abdullah Öcalan’ın çağrısı Güney Kürdistan için başlangıç olabilir
Güney Kürdistan’daki siyasi krize dikkat çeken Rûbar Ehmed, siyasi tarafların farklılıklarını bir kenara bırakıp geniş tabanlı bir hükümet kurması gerektiğini belirterek, Abdullah Öcalan’ın çağrısına dikkat çekti.
DÊRİN RAHİM
Silêmanî - Ortadoğu’nun hassas bir süreçten geçtiği bir dönemde, Güney Kürdistan’da siyasi tarafların hükümeti kuramaması ve parlamentonun yeniden faaliyete geçirilememesi, bölgedeki siyasi belirsizliği derinleştiriyor. Bu durum, siyasi tarafların ortak bir zeminde buluşarak yaşanan sorunlara çözüm bulması gerekliliğini gündeme getiriyor.
2 Ağustos 2026’da DEM Parti İmralı Heyeti Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan ile görüşmek üzere İmralı’ya gitti. Yaklaşık üç saat süren görüşmenin ardından heyet, Abdullah Öcalan’ın mesajlarını kamuoyuyla paylaştı. Abdullah Öcalan, bölgedeki durum değerlendirmeleri sonucunda Güney Kürdistan için “demokratik birlik hükümeti” önerisinde bulundu.
Güney Kürdistan’daki siyasi tabloyu ve Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın çağrısının siyasi taraflar açısından taşıdığı önemi değerlendiren aktivist Rûbar Ehmed, görüşlerini ajansımızla paylaştı.
‘Kürt düşmanları bölgedeki özerkliği ortadan kaldırmak istiyor’
Rûbar Ehmed, Güney Kürdistan’daki siyasi durumda herhangi bir adım veya ilerleme olmadığını belirterek, “Güney Kürdistan Parlamentosu’nun işlevsiz kalması da bunun bir parçası. Aynı zamanda görev süresi sona ermiş bir hükümetin görevini sürdürmesi söz konusu. Çünkü seçim yapıldı ve hükümetin kurulması, yeni parlamentonun oluşturulması ve ülkenin yeni bir adım atması gerekiyordu.
Ortadoğu’nun genelindeki durumun yanı sıra Irak ve özellikle Güney Kürdistan’daki durum da oldukça karmaşık ve çatışmalı bir süreç. Bunun yanı sıra komşularımızın ve bölgesel güçlerin Güney Kürdistan Bölgesi’ne müdahalesi, siyasi sürecin tıkanması ve bölgenin hem uluslararası hem de iç düzeydeki konumunun zayıflatılması yönünde çok sayıda girişim bulunuyor. Mevcut yapının, yani Güney Kürdistan Bölgesi olarak adlandırılan ve Kürtlerin belirli ölçüde kendilerine ait özel bir özerkliğe sahip olduğu bu statünün ortadan kaldırılması için Kürtlerin düşmanları tarafından büyük bir çaba gösteriliyor” dedi.
Abdullah Öcalan’ın Güney Kürdistan Bölgesi’ndeki siyasetçilere uyarıda bulunduğunu belirten Rûbar Ehmed, bölgedeki olası değişimlerin Güney Kürdistan’ı da etkileyeceğini söyledi. Devam eden barış sürecinin Kürdistan’ın dört parçasındaki siyasi gelişmelerle, özellikle de Güney Kürdistan’la bağlantılı olduğunu kaydeden Rûbar Ehmed, bölgeye yönelik farklı planların bulunduğuna dikkat çekti.
Barış sürecinin Güney Kürdistan Bölgesi’nde de Kuzey Kürdistan’daki gibi etkili olduğunu belirten Rûbar Ehmed, barış sürecinin Rojava’da yeni fırsat ve değişimlerin ortaya çıkmasına zemin hazırladığını söyledi. Rûbar Ehmed, sürecin Rojhilat Kürdistan’ına da etkilerinin olduğunu ve birliği sağladığını söyledi.
‘Güney, bölgenin konumunu koruyabilecek bir hükümete kavuşmalı’
Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın Güney Kürdistan için tüm demokratik esasları içeren bir hükümet çağrısında bulunduğunu kaydeden Rûbar Ehmed, “Halkın hükümetin yönetimine doğrudan katılımı olmalı. Güç, siyaset ve ekonomi birkaç parti, siyasi taraf veya ailenin elinde toplanmamalı. Diğer siyasi taraflar, muhalefet ve hükümete katılan diğer partiler bir araya gelerek geniş tabanlı bir hükümet oluşturmalı ve Güney Kürdistan’ı birlikte yönetmeli. Güney Kürdistan Bölgesi ekonomik, siyasi, sistemsel ve yönetimsel krizleri aşarak yurttaşların haklarını güvence altına alabilecek ve bölgenin konumunu koruyabilecek bir hükümete kavuşmalı” şeklinde konuştu.
Uluslararası düzeyde de adım atılması gerektiğine dikkat çeken Rûbar Ehmed, “Güney Kürdistan’daki siyasi tarafların ortak bir ses oluşturabilmesi için bir adım atılması gerekiyor. Çünkü şu anda bir dağınıklık var. Düşmanlar da bu yapıyı ortadan kaldırmak ve zayıflatmak için çok çeşitli şekillerde çaba gösteriyor. Ancak siyasi partiler, küçük meseleler ve makamlar üzerinde bilinçsizce mücadele ediyor. Bunlar bir kenara bırakılmalı ve büyük resim öne alınmalı. Fakat ne yazık ki Güney Kürdistan’daki siyasi partilerin bunu yapmadığını görüyoruz” ifadelerinde bulundu.
‘Dış müdahaleler var’
Bir siyasi parti tarafından tüm tarafların katılımıyla geniş tabanlı bir hükümet kurulması amacıyla birkaç kez görüşme masası kurulmasının gündeme getirildiğini belirten Rûbar Ehmed, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Ancak bu girişimler dış müdahalelerle ortadan kaldırılıyor. Bu nedenle bugüne kadar yeni hükümet kurulmadığını görüyoruz. Seçimin sonuçlarının kabul edilmemesi yönünde de bir tehlike var. Çünkü demokratik bir ülkede seçim yapıldığında, seçimlerin gerçekleştirilmesi ve hükümetin kurulması için yasal bir süre bulunur. Güney Kürdistan Bölgesi vatandaşları olarak siyasi taraflardan Sayın Abdullah Öcalan’ın çağrısına kulak vermelerini ve anlaşmazlıkları bir kenara bırakmalarını istiyoruz. Anlaşmazlıklar bir kenara bırakılırsa Kürtler arasında birlik oluşturmak için çok iyi bir zemin ortaya çıkar. O zaman diğer parçalar ve bütün Kürdistan hakkında çok daha açık bir şekilde karar verebilirler.”
‘Demokratik esasları içeren demokratik bir hükümet kurulması gerekiyor’
Rûbar Ehmed, Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın çağrısının tüm tarafların farklılıklarını bir kenara bırakması için bir başlangıç ve temel oluşturabileceğini kaydetti. Rûbar Ehmed, “Sayın Abdullah Öcalan’ın tüm tarafların katılacağı bir hükümet kurulması yönündeki çağrısına uymazsak, tüm farklılıkları kabul edebilecek bir hükümet kurmak mümkün olmaz. Bunun için tüm demokratik esasları içeren demokratik bir hükümet kurulması gerekiyor. Bu, yönetimi kolaylaştıracak ve Güney Kürdistan Bölgesi’ndeki yönetim sorunlarını ve sıkıntılarını azaltacaktır” ifadelerinde bulundu.
Konuşmasının devamında demokratik temelde bir hükümet kurulması halinde tüm tarafların kendisini bu hükümette göreceğini kaydeden Rûbar Ehmed, sözlerini şöyle tamamladı:
“O zaman hiçbir farklılık kalmaz. Güçler veya makamlar taraflar arasında eşit şekilde dağıtılır. Böylece muhalefet tarafı kalmaz ve herkes vatandaşlara kimin daha iyi hizmet edeceği, kimin daha iyi hizmet sunacağı ve hükümeti yönetmek, Kürdistan Bölgesi’ni daha fazla kalkındırmak için kimin daha iyi bir proje sunacağı konusunda yarışır. Böylece Kürdistan hükümeti daha istikrarlı hale gelir, halkı refah içinde yaşar ve temel ihtiyaçlarının peşinden koşmak zorunda kalmaz. Kurumsal ve resmi bir hükümet, yasallığı ve demokrasiyi esas alan ve tüm demokratik temelleri bünyesinde barındıran bir hükümet olduğunda, hakları elde etmek için adım atmak daha kolay olacaktır.”